TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

'İMKB devletin, VOB özel; bedelsiz imtiyaz olmaz'

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan G-20 toplantılarından enflasyona, cari açıktan, alınan son önlemlerin etkilerine, artan Türkiye riskinden tek hisse senedi üzerine vadeli işlemlerinin nerede yapılması gerektiğine kadar çeşitli konularda görüşlerini açıkladı. Tek hisse senetleri üzerine vadeli işlemlerin bugünkü kurumsal yapı ile İzmir Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası'na (VOB) verilemeyeceğini kaydeden Babacan,"Ya İMKB'nin VOB'daki payı artar, ya da bu işlem yetkisi doğrudan İstanbul Borsası'na verilir" dedi.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın aralıklarla bazı köşe yazarlarıyla yaptığı sohbet toplantılarının sonuncusuna Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, TCMB Başkan Yardımcıları Erdem Başcı ve Mehmet Yörükoğlu da katıldı. Babacan bir soru üzerine tek hisse senedi vadeli işlemlerinin nerede yapılacağına şu sözlerle açıklık getirdi: "Tek hisse senedi vadeli işlemlerinin VOB'da yapılmasına böyle bir yapıyla izin vermemiz mümkün değil. Spot işlemleri İMKB'de ve burası bir kamu kuruluşu. Eğer hisse senetlerinin işlemlerini karşılıksız VOB'a verirsek hissedarları hiç kazanmadıkları bir parayı kazanırlar. VOB'un durup dururken bu imtiyazı alması mümkün değil. İMKB devletin, VOB özel bir şirket. Gidilecek yol belli. Hiçbir şey değişmesin ama imtiyaz bize verilsin. Bu açık cebinize para koymak olur. Ya VOB'da İMKB'nin payı artar ya da yapılacak belli, işlemler İMKB'de başlatılır. Dünyada New York ile Frankfurt borsaları birleşiyor. Bizde ise işlemler ayrı olsun isteniyor. Biz İstanbul ile İzmir bir olsun diyoruz."
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan İMKB'nin hukuki yapısına ilişkin de yapılacak değişiklikler için şunları söyledi: "SPK bir yasa taslağı hazırlıyor. İMKB'yi önce anonim şirket yapacağız. Ondan sonra halka açacağız. Hisseleri borsada işlem görecek."

CARİ AÇIK ÖNEMLİ: Başbakan Yardımcısı Ali Ba-bacan'a yöneltilen sorular ve yanıtları özetle şöyle:
■ Alınan son önlemlerden sonra Türkiye'nin risk priminin artmasını ve negatif ayrışmasını neye bağlıyorsunuz?
Bekledikleri kararlar değildi. Farklı beklentilerin farklı etkileri olması doğal. Bu önlemlerin bizi şaşırtan hiçbir sonucu olmadı. Likiditeyi kısıyoruz. Hazine faizlerinin artması normal. Ama bugün biz bu bedeli ödemezsek, bu sıkıntıya katlanmazsak yarın öbür gün çok daha büyük bedeller öderiz. Ne olacak şunun şurasında seçime giden hükümetiz, üç ay kalmış, der geçeriz. Ama zamanında önlem almak önemli.
■ Seçime kadar olan sürede cari açığın finansmanında herhangi bir sorun olabilir mi?
Geçmişte inişler ve çıkışları hep beraber yaşadık. Böyle geldik bugüne. Çaresiz bir şey yok. Hepsinin çaresi var. Sadece önlem almada zaman dilimini kaçırdığınızda çaresi yok. Onun bedeli büyük.
■ Ocak ayı ithalatı neden bu kadar yüksek çıktı?
İstisnai bir artış denilebilir. Botaş'ın büyük miktarlı bir ithalatı var. Marmaray'ın boruları da gelmiş. Dahilde işleme rejimi ile de çok ithalat yapılmış. Bu da bize ihracatın artacağına işaret ediyor.
■ Cari açık için başka önlem var mı? En çok kafa yorduğumuz konu bu. Son iki üç ayda uygulamaya koyduğumuz önlemler var. Yetmezse dozunu artırırız. Bu yıl ortalarına kadar böyle gidebiliriz. Eğer bu önlemler de yetmezse ikinci yarıda maliye politikası bağlamında neler yapılabileceğine bakmak gerekebilir. Burada da çeşitli yöntemler bulunabilir. Biz bütçeyi yüzde 12 açıkla devraldık, bakın nereye getirdik. Önemli olan siyasi iradenin varlığıdır.


10 milyar dolar 1 hafta sonra uzayarak döndü

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın köşe yazarlarıyla toplantısına katılan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, krizden çıkış stratejileri ve son kararlarla birlikte bankacılık sisteminden çekilen likiditenin 46 milyar liraya vardığını açıkladı. Bunun kredilerin yüzde 6'sına denk geldiğini belirten Durmuş Yılmaz etkisinin er ya da geç krediler üzerinde görüleceği tahmininde bulundu. Kasım ayındaki önlemlerle para piyasasına park etmiş kısa vadeli yabancı sermayeden 10 milyar doların çıktığını kaydeden Durmuş Yılmaz, bir hafta 10 gün sonra bu paranın daha uzun vadeli olarak tekrar geldiğini belirtti. Faizini dramatik şekilde düşürdükleri kasım ayında yabancıların gecelik vadede dönen 24-25 milyar lirasının bulunduğunu belirten Durmuş Yılmaz bunun 15 milyar lirasının çıktığını, geri kalanının daha uzun vadeye yöneldiğini söyledi. Çıkan 10 milyar doların verilerde görülemeyebileceğini kaydeden Yılmaz, rakamın kaynağının, bankalar, kurumlar ve saklamacı kuruluşlardan telefonla ertesi günü alınan bilgiye dayandığını kaydetti.

Yukarı