TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Reyting artışında değişen ne?

Arka arkaya iki kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin yatırım yapılabilir kredi notuna seçim öncesinde çıkmasının zor olduğunu açıkladı. Yaklaşık bir ay öncesine kadar seçim öncesi yatırım yapılabilir seviyeye çıkmayı bir hak olarak görüyorduk. Eğer borçluluk düzeyi ve borcun geri ödemesi söz konusuyla bu notu fazlasıyla hak ettiğimiz de kesin. Burada fazla bir değişme yok.
Ancak ortaya çıkan bazı riskler kredi notunu bu dönemde artırmayı zorlaştırıyor.
■ Bu risklerin başında cari açık geliyor. Öncelikle beklentilerden ve tahminlerden çok daha hızlı artıyor. İthalatta tam bir patlama yaşıyoruz. Yıllık bazda 48.5 milyar dolarla ve milli gelire oran olarak yüzde 6.5 ile tüm zamanların en yüksek düzeyine çıkıldı. Seçime gidilen bir ortamda talep patlaması, ithalat patlamasına ve cari açık patlamasına yol açmaya devam ediyor. Seçim öncesinde talebi ve dolayısıyla büyümeyi etkili biçimde durduracak önlemler de siyasi nedenlerle alınamıyor. Reyting kuruluşları da cari açık konusunda önlem yoksa not artışı da yok deme fırsatını yakaladı.
■ Ortaya çıkan başka bir risk ise Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da hükümetleri devirme hareketlerinin petrol fiyatlarını yükseltmesi. Hareketin her bir ülkeye sıçraması petrol fiyatlarını biraz daha yukarı itiyor. Hampetrol fiyatlarında 10 dolarlık yükselişin cari açığı yıllık bazda 4 milyar dolar, enflasyonu ise yarım puan artırıcı etkisi oluyor. 2011 yılı için Orta Vadeli Program'da hedeflenen ortalama hampetrol fiyatı ise varil başına 80 dolar. Son gelişmelerle 110-120 dolar arasına yükselen petrol fiyatlarının daha yüksek bir enflasyona ve cari açığa işaret ettiği kesin.

Seçim öncesi artmazsa seçim sonrası artar
■ Sadece petrol fiyatlarının yükselmesi yoluyla değil, aynı zamanda anılan bölgeye yapılan ihracat Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 20'si. Nitekim gösterilerin olduğu ülkelere ihracatta belli bir düşüş meydana geliyor. İhracattaki kesilmelerin etkisi yanında müteahhitlik hizmetlerinin durmasından hem gelir hem de iş yapan müteahhitlerin zararı nedeniyle bir kayıp söz konusu. Türkiye'nin doğrudan ticaret yoluyla da bölgedeki gelişmelerden kısa vadeli olarak negatif etkilenmesi söz konusu.
■ Enflasyonda da en iyi dönem muhtemelen geçildi. Hem baz etkisinin geride kalması hem de talep artışı, emtia ve enerji fiyat artışı, kur artışı nedeniyle enflasyonda belli bir yükselme yaşayabileceğiz. Normalde hem cari açık hem de enflasyon artışını dizginlemek amacıyla likiditenin çekilmesi ve faizlerin artırılması, hatta vergi artışı yoluyla alım gücünün düşürülmesi gibi önlemlerin alınması gerekiyor. Ancak seçime üç ayın kaldığı bir ortamda geniş kitlelerin ve seçmenin hiç de hoşuna gitmeyecek bu kararları almanın güçlüğü ortada. Reyting kuruluşlarının eline, TCMB'nin faizi artırmakta geç kaldığı gibi bir gerekçe de geçiyor. Nitekim önlem alma ihtiyacını Başbakan Yardımcısı Ali Babacan dün "Seçime giderken soğutma tedbirleri gerekiyor" sözüyle açıkladı.
■ Kararların seçim sonrasında alınması bekleniyor. Reyting kuruluşları zaten not artışının ve yatırım yapılabilir seviyeye çıkmanın ancak seçim sonrasında mümkün olabileceğini söylüyor. Makro verilerde riskler artarken kredi notunun artırılmasını açıklamak zor. Kaldı ki, seçim sonrasında önlem alındığında geriye artırılacak herhangi bir şey de kalmıyor.
■ Ama bu durum, geçmişe yönelik kredi kuruluşlarından alacaklı olduğumuz gerçeğini değiştirmez. Şunun şurasında bahsedilen dönem üç ay sonra gelecek. Seçim geçildiğinde ve ekonomik önlemler alındığında geriye başka bir gerekçe kalmayacak. Not seçim öncesi artmayacaksa seçim sonrası artar. Seçim sonrasını beklemek asgari bir koşul değilse arada oynayan süre sadece üç ay.

SONUÇ: "Görünen dağın ardı yakındır." Türk atasözü

Yukarı