TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Ne kadar kâr o kadar banka o kadar borsa

Kasımdan bu yana cari açık için kredilerin hız kesmesine çalışılıyor. Bunun için bankaların topladıkları mevduatlardan kesilen zorunlu karşılıklar 41.6 milyar lira artırıldı. Bankacılık sisteminden bu kadar kaynak faizsiz bir şekilde alınıyor. Bunun bir yükü var. Bu yükün milyarlarca lira olduğu hesaplanıyor. Çünkü bankalar rekabet nedeniyle maliyet artışını kredilere yansıtamadılar. Bu nedenle bankaların kârlılıklarında belli bir azalma bekleniyor. Başta yüzde 5-6 düzeyinde bir kâr düşüşü tahmin edilirken dün BDDK Başkanı Tevfik Bilgin bankacılık sektörü kârında yüzde 20 azalma beklediklerini açıkladı. Bilgin "Bankacılık sektörünün en önemli riski azalmakta olan kâr marjıdır" dedi. Krizde iki yıl rekor kârlılığın ardından böylesi bir dönem yaşanması hayli ilginç.

GÜÇLÜ HALKA: Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin de, zorunlu karşılık oranlarının düzeyi ve uygulama biçiminin bankaların öz kaynakları üzerinden alınan yüksek oranlı bir vergiye dönüştüğünü belirterek "İstikrarın sağlanması sürecinde, umarım ekonominin zayıf halkasını güçlendirelim derken güçlü halkasını zayıflatmayız" dedi.
Bankacılık sektörünün kârının beşte bir oranında düşecek olması elbette güçlü halkayı zayıflatır. Çünkü 2001 krizi sonrası banka sahipleri hep sermaye koydular bankalarına. Son küresel krizde BDDK ihtiyaten kâr payı dağıtılmasını engelledi. Şimdi de bu öz kaynakların büyütülemeyeceği, belki de eritileceği bir ortama doğru gidiyoruz.

BORSAYA KISKAÇ: Buna ilk tepki elbette borsada hisse senedi değerleri üzerinde görüldü. Borsa endeksinin neredeyse yarısını oluşturan bankacılık sektöründeki değer kaybı, kasım sonrasında borsayı da düşürdü. Yukarıda yer alan grafikte bu durum net olarak görülüyor.
■ 9 Kasım'a göre Sanayi Endeksi'nin performansı yüzde 6.1 artmış.
■ Buna karşılık Banka Endeksi yüzde 20.8 düşmüş. Ne tesadüf ki, BDDK Başkanı da banka kârlarında yüzde 20 düşüş tahmin edildiğini açıkladı. Yani ne kadar kâr o kadar borsa primi mekanizması iyi çalışıyor.
■ Sonuçta İMKB Endeksi aynı dönemde yüzde 10.2 düştü. Sanayi Endeksi'nin yükselmesi borsayı kurtarmaya yetmedi. İMKB 100, Sanayi Endeksi ne göre değil asıl Banka Endeksi ne endeksli bir seyir izledi.

YABANCININ YAPTIĞI: Bu durum borsada yükselişin önünü keser. Mevcut yerli ve yabancı yatırımcı kitlesi ile kalıcı pozitif performans sağlanamaz. Merkez Bankası'nın haftalık bazda izlediği verilere göre, kasım ortasından 18 Mart tarihine kadar olan dönemde yabancı yatırımcıların 7.3 milyar dolarlık daha devlet iç borçlanma senedi almalarına karşılık borsada 1.8 milyar dolarlık satış yapmaları tam da buna işaret ediyor. Kısa ve orta vadede bankalar olmadan borsada da kalıcı çıkış olmaz. Yatırımcı kitlesinin değiştirilmesi de, borsanın öncü sektörünün değişmesi de, uzun vadeyi gerektirir.

SONUÇ: "Gölge doğuşunu ışığa borçludur." John Gay

Yukarı