TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dünya ekonomisi rayından çıkmaz mı?

Dün seçim sonrası ekonomi ve piyasalardaki trendlerin değişip değişmeyeceğini ele almıştık. Her iki tarafta da, sandıktan çıkacak sonuçtan çok dünyanın ve küresel piyasaların seyrinin etkili olacağını belirttik. Bunun nedeni de basit. Özellikle 2001 krizi sonrasında Türkiye ekonomisinin yeniden yapılanması ve küresel sermaye hareketlerinin hızlanması çakıştı, dışarıyla entegrasyon arttı. Dünkü yazımızı "Büyümede, bol likiditede ve düşük faizde değişiklik yoksa küresel piyasaların trendinde niye değişiklik olsun ki" diye bitirmiştik. Kaldığımız yerden devam edelim.
IMF başekonomisti Oliver Blanchard dünya ekonomisiyle ilgili şu konuların altını çizmiş:
■ Dünya ekonomisi karşısında çok kuvvetli bir tehdit bulunmuyor. Çözülmesi gereken bazı meseleler var. Bu aşamada önemli bir aşağı yönlü risk yok.
■ Finans sektörünün daha güçlü bir temele oturması ve gelişmiş ülkelerde bütçe kısıntıları için daha yapılması gerekenler bulunuyor.
■ Avrupa'da ise kısa vadede yapılması gereken çok şey var. Finans sisteminin sağlığının iyi olmadığı açıkça görülüyor.
■ Petrolün fiyatının 120 doların üzerinde olması istikrarlı küresel büyümeye zarar vermeye yetmez.
■ Emtia fiyatları beklenenin üzerinde arttı. Ancak bu artışların toparlanmayı yoldan çıkaracağını düşünmüyoruz.
IMF başekonomisti ekonomiyi rayından çıkaracak risk olmadığını belirtirken kriz sonrası kurulan yapının değişmesine yönelik herhangi bir ifade kullanmıyor. Bu, piyasaların ve ekonomilerin yönünde köklü değişikliklerin yakın zamanda gündeme gelmeyeceğini çağrıştırıyor.

 

IMF'nin orta vadeli senaryosu pembe
IMF'nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'ndan alınan yukarıdaki tablo küresel bazda orta vadeli beklentileri yansıtıyor. Mevcut yapının devam edeceğini yansıtan bir senaryo ile karşı karşıyayız.
■ 2011 ile 2016 dönemini kapsayan IMF projeksiyonuna göre, dünya yüzde 4.5 civarında büyüyecek.
■ Dünya üretim fiyatlarında 2011'de yüzde 5.5'e kadar yükselişin ardından yüzde 1 'lere düşüş bekleniyor.
■ Petrol fiyatları bu yıl yüzde 35 arttıktan sonra gelecek yıllarda bir durulma olacağı tahmin edilmiş.
■ Benzer bir eğilim petrol dışı emtia fiyatları için de söz konusu. Bu yıl yüzde 25 artışın ardından fiyatların yüzde 4'lere gerilemesi öngörülmüş.
■ Dünya tüketici fiyatları gelişmiş ülkelerde bu yıl yüzde 2.2'ye yükseldikten sonra gelecek yıllarda yüzde 2'nin altına gerileyecek. Gelişmekte olan ülkelerde de bu yıl yüzde 6.9'a çıkıldıktan sonra düşüşler söz konusu olacak.
■ Faiz oranlarında reel bazda ciddi bir artış beklenmiyor. Çünkü ne borç oranlarında ne de enflasyonda ciddi bozulmalar öngörülmemiş.
■ Toplam dış borcun milli gelire oranı da gelişen ve gelişmekte olan ülkelerin ortalaması olarak yüzde 22'ler civarında seyredecek.
IMF nin dünya ekonomisine biçtiği orta vadeli senaryo mevcudun devamı şeklinde ve bana göre de iyimser.

SONUÇ: "Gelini ata bindirmişler 'Ya nasip' demiş." Türk atasözü

Yukarı