TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Meftune, ciğer, kebap üstüne kadayıf

Bir süre şehir şehir gezip yemek mekânlarını yazdık. Ancak bu geziler sırasında 20 yıl mazisi olan bel fıtığım daha da azdı. Mecburen ameliyat masasına yattım. Yeni yeni kendimize geldik. Anadolu'nun kentlerini gezmeye ve yemeye kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Geçen hafta Diyarbakır'daydık. Çoğu tarihi eser onarıma alınmış. Ulu Cami, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Ziya Gökalp Müzesi onarılıyor. Gazi Köşkü ve etrafı tam olarak yaz mevsimine girmemiş. Kır Kahvesi tam faal değil. Diyarbakır surları içindeki İçkale içindeki Süleyman Camii ve külliyesi ile kilisesi ile hapishanesi ile onarılıyor. Ağaçlı orta avlusu ve etrafındaki kalesiyle burası onarım sonrası önemli bir çekim merkezi olmaya aday.
Gazi Caddesi üzerindeki tarihi Hasanpaşa Hanı zaten onarılmış, kentin ve turizmin hizmetine sunulmuş. Bu hanın ikinci katı kahvaltıcılara ait. Tarihi mekânda ve tarihi dekorlar içinde sadece Diyarbakır'ın değil civar illerin kahvaltılıkları da sunuluyor. En çok tuttuğumuz yumurtalı kavurma. Her şeyi baştan getiriyorlar, masa doluyor, gözler de doyuyor. Yer tasarrufu amacıyla ince belli çay bardaklarına tabak bile verilmiyor. Bardakların altı sıfırlanmış şekilde düz ve epeyce kalınlaştırılmış. Buradaki iki mekânda 200'er kişi ağırlanabiliyor. Öğlene kadar da genellikle dolu. Bu nedenle Hanın alt katında yeni bir kahvaltıcı daha açılmış. Bir de alt katta Ensar büyük bir kitaplıkla faaliyette. Hemen her çeşit kitap tarihi mekânda sergileniyor. Şark köşelerinde oturup kitaplara göz gezdirmek, okumak, bu arada çay ve kahve içmek mümkün.
Diyarbakır da diğer Güneydoğu kentleri gibi kebap ve etle doyuyor. Sacta kavurmaya tava deniliyor ve çok yaygın. Kavurmanın bir çeşidi de ayvalı kavurma. Et parçaları daha büyük ve yağsız. Genelde pilav üstüne konularak yeniyor. Bir de ciğer kebabı yemek yaygın. Sabah kahvaltısından öğlen ve akşama kadar ciğer yenilebiliyor. Kebapçıların hemen hepsinde bildiğimiz kıyma kebapları yanında ciğerden kebap da var. Mumbar dolması ve içli köfte bulunuyor bu kentte. Sulu yemek olarak meftune öne çıkıyor. Patlıcanlısı ve kabaklısı yapılıyor. En köklü lokanta olarak hem kebap hem de tencere yemekleri yapan Hacı Halit'i bulduk. 1940'da kurulmuş ve üçüncü kuşak işbaşında.

Yukarı