TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Piyasalar notta madalyonun öteki yüzüne döndü

Amerika’nın en üst noktada olan kredi notu görünümünün negatife çevrilmesinin şok etkisi geçti. Piyasalar ilk kez yaşanan böyle bir durum karşısında önce satıp sonra düşündüler. Şok etkisi de yerini daha makul hareketlere ve düzeltmelere bıraktı. Görünüm değişikliğinin o kadar da negatif olmadığına karar verildi. Tamam dünyanın lider ekonomisi olarak ABD’nin notunda bir düşme meydana gelirse bunun etkileri yıkıcı olur, ama henüz o aşamada değiliz. Önümüzdeki iki yıl içinde yüzde 33 ihtimalle bu notun kırılma ihtimali olduğunu bizzat reyting kuruluşları belirtiyor.
Ancak bütçe açıklarını azaltma konusunda olumlu gelişmeler gündeme gelirse de, not düşüşü ihtimali gündemden kalkar. Çünkü S&P açıklamasını tam nokta atışı gibi yapmış. İki yıl içinde bütçe açıklarının gelecek yıllarda azaltılacağına yönelik adımlar atılmazsa not düşürülebilecek. Notun düşürülmesi, gerçekleştiği zaman çok yıkıcı bir etkiye sahip, ama olma ihtimali de bir o kadar düşük. Sonuçta Amerika’da Cumhuriyetçiler ile Demokratların ortada bir yerde buluşacakları umuluyor. Nitekim dün açıklama yapan Hazine Bakanı Geithner “S&P’nin görünüm kararı reformları hızlandırıcı etki yapacaktır” dedi. Madalyonun bir yüzünün bozuk görünümü, öteki yüzünün düzgünleştirilmesi için önemli bir motivasyon yaratabilir. Dolayısıyla dezavantajlı bir durum olarak ortaya çıkan görünüm değişikliği önümüzdeki dönem avantaja bile çevrilebilir.
Ancak bu durum bazı gerçekleri değiştirmiyor. Durumun düzelebilmesi veya not düşüşünün olmaması için, bütçe açıklarının kontrol altına alınması gerekiyor. Bu da parasallaşmanın sınırlanmasını, faiz oranlarının artırılmasını beraberinde getirecek. Belki ekonomik canlanma ivme kaybedecek ama bütçe toparlanması yoluyla notun kurtulması, doların değer kazanması da ABD’nin kazancı olacak. Dolayısıyla Amerika’nın parasal sıkılaştırmayı öne çekmesi gereği açık. Bunda değişen bir şey yok. Bağlı olarak Türkiye’nin cari açık ve dış finansmana bağımlılık konusunda önlem gereği daha artmış bulunuyor. Bu açıdan seçim öncesi ekonomik ortam ile seçim sonrası ekonomik ortamın birbirinden ayrı olması beklenmeli ve normal karşılanmalı.

Cari açık önlemleri daha hayati önemde
Seçim sonrası ekonomik ortamı değiştirecek en önemli aktör hükümetin kendisi. Bugünkü hükümetin devamı halinde, elbette aldığı oy oranına ve Başbakan’ın takdirine göre, kararlar verilecek, doz ayarlanacak. İktidarın değişmesi durumunda da cari açığa önlem alma gereği ortada duracak. Çünkü bunu dış koşullar gerektiriyor. Hükümetlerin cari açık konusunda alacakları önlemlerin başında ise kamu harcamalarını kısmak ve maliye politikalarını devreye sokmak geliyor. Vergilerin artırılması, kamu zamlarının yapılması, ücret artışlarının sınırlandırılması ve alım gücünün düşürülmesi, ekonomiyi soğutabilir ve ithalat gereğini düşürebilir.
Hükümetin yanında cari açık için önlem alacak kuruluşlardan biri de Merkez Bankası. Banka’nın kasım ortasından itibaren zorunlu karşılıkları artırması yoluyla aldığı önlemlerin henüz etkili sonuçlarını görmedik. Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin‘in yaptığı açıklamalara göre, bankaların kredi maliyetleri 1.5 puan kadar arttı. Bu artışı bankalar bu ay sonu veya mayıs başı gibi kredi faizlerine yansıtabilirlermiş.
Eğer kredi faizlerinde bir artış olacaksa düşük faizli kredi almanın son günleri yaşanıyor demektir. Neden?
Merkez Bankası’nın politikalarında değişiklik beklenmiyor. Başkan değişmesine değişti ama geçmiş dönem oluşturulan politikaların içinde yeni Başkan Erdem Başçı‘nın en azından eski Başkan Durmuş Yılmaz kadar etkisi vardı. Buna rağmen seçim sonrasında Merkez Bankası’nın likidite kısılması veya politika faizinin artırılması yoluyla faizlerin genel düzeyini yükseltmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Bu artışı yaptığında cari açığa karşı etkili parasal önlemler tamamlanmış olacak. Hükümetin de Merkez Bankası’nın da başka seçeneği pek kalmamış gibi geliyor bize.

SONUÇ: “Neler değişmedi ki dünya dönerken, kendi ekseni etrafında dönebilene ne mutlu!” Goethe

Yukarı