TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye'nin 2023 vizyonu

Ne isabetli bir karar olmuş ki, 2001 krizinin kör karanlığında Yavuz Canevi öncülüğünde 2023 Forum İstanbul oluşturuldu. 10 yıldan beri her sene Cumhuriyet'in 100. yılına ilişkin vizyon, hedef, stratejiler yabancılar da çağırılarak tartışılıyor. Daha çok ekonomik olarak. Sonunda bütün Türkiye çapında ve bütün üniversitelerde örgütlenen 2023 Gençlik Hareketi de oluştu. 2011 seçimlerinde de ilk kez siyasi partiler 2023'e kadar uzanan Türkiye'yi dönüştürme, geliştirme plan ve niyetlerini açıklamaya başladılar. Konuya başta AK Parti ilgi gösterdi, hazırlıklara başladı. CHP sonradan katıldı ama iddialı bir başlangıç yaptı. MHP de 2023 hedeflerini ortaya koymada geri durmadı. Partilerin 2023 için Türkiye ekonomisine biçtikleri büyüklük 2 trilyon dolarlık bir milli hasıla, 25 bin doların üstünde kişi başına gelir, yüzde 40'ın altında kamu borçluluk oranı, tek haneli enflasyon ve makul düzeyde cari açık. Milli gelirin önümüzdeki 12 yılda en azından üç katına çıkartılması hedefleniyor. Dünyanın da 10 büyük ekonomisinden biri olması hedefleniyor. Tutturursak ve başarırsak iyi iş.

ASLANI UYANDIRDIK:
Geçen hafta 2023 Forum İstanbul'un 2011 toplantısı yapıldı. Yavuz Canevi'yi BloombergHT'de Geleceğe Bakış programında ağırladık. Forum'un da danışma kurulunda olan Gazi Erçel ve Ercan Kumcu ile güzel bir program yaptık. Yavuz Canevi "2023, herkesin içinde yatan aslanmış. Biz onu uyandırdık" dedi. Yavuz Canevi geçmiş platformlardan da arta kalan enformasyonla 2023'e Türkiye'nin iki büyük reformu yaparak girmesi gerektiğinin altını çizdi. Görüşlerini şöyle özetleyebilirim:
■ Bu reformlardan ilki sosyal ve hukuk devletinin sağlanması, siyasi yapıda değişiklik. Anayasa reformu bu konuda iyi bir fırsat.
■ Ekonomide kalıcı ve sürdürülebilir yüksek büyümenin sağlanması için, rekabet gücünün ve verimliliğin artırılması şart. Bunun için de eğitim reformunun yapılması bir zorunluluk. Halen 6.5 yıl olan ortalama eğitim süresinin 10-12 yıla çıkarılması gerekiyor. Nüfusunun yarısının 29 yaş ve altında bulunan bir ülkede eğitim reformu ve süresinin uzatılması müthiş bir fırsat yaratır. Bu fırsatı kullanamazsak da 2040'tan sonra bizi zor bir dönem bekler. Çünkü nüfusumuz yaşlanmaya başlayacak. Demografik fırsat penceremiz kapanacak. O zaman başkaları istese de bize yardım edemezler.
■ 2023'te 10. büyük ekonomi olması için Türkiye'nin yıllık ortalama yüzde 8 büyümesi lazım. Bunun için hukuki altyapı, siyasi istikrar ve ekonomik reformlar yanında kaynak da gerekir. Türkiye mutlaka iç kaynaklarını artırmalı. Tasarrufların milli gelire oranı yüzde 16'dan yüzde 25'e doğru çıkarılmalı.
■ Bu tasarruflar aynı zamanda harcama tarafında yapılmalı. Biz sadece tüketime hevesli değil aynı zamanda her şeyi hoyrat kullanan bir toplumuz. Örneğin binaların yalıtımı yeni yeni gündeme geliyor. Halbuki binaların yalıtımından elde edilen tasarruf bir nükleer santralın enerjisine eşit.
■ İç kaynakları ve tasarrufları artırmak da hızlı büyüyen ekonominin finansmanına yetmez. Bunun için sağlıklı dış tasarrufları ithal etmemiz lazım. Hukuki altyapı ile yabancı sermayeyi caydırmayacak bir ortam yaratabiliriz. Yeni Türk Ticaret Kanunu bu yönde atılmış iyi bir adım. Yeni Borçlar Kanunu da öyle.
■ Kamu tasarruf artışında da sosyal güvenlik açıklarının azaltılması son derece önemli. Bu alandaki açığın kapatılması hem tasarrufların artışı için gerekli ama aynı zamanda nüfusun yaşlanacağı 2040 sonrasına hazırlık bakımından çok gerekli. Yoksa 2040 sonrasında bu konuda bize kimse yardım edemeyecek.
■ Kısa vadeli sıcak para yerine uzun vadeli portföy yatırımlarını çekmemiz gerekiyor. Bunun için emeklilik fonlarının gelmesini sağlamalıyız. Bu fonların gelmesi de, Türkiye'nin kredi notunda yatırım yapılabilir seviyeye ulaşmasıyla mümkün.
Yavuz Canevi'nin ortaya koyduğu görüşler aşağı yukarı böyle. Gelecek yılki forumun konusunu eğitim olarak belirlemeyi istiyor. Hemen her şeyin günlük işlediği, günü aşmadan daha uzun vadelere gidilemediği bir gerçek. Ancak kısa vadeyi böyle yaşarken uzun vadeyi de kaçırmamamız, birilerinin de uzun vadeyi düşünmesi gerekiyor.

SONUÇ: "Zamanını bekleyen zaman kaybeder." Türk Atasözü

Yukarı