TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Merkez Bankası'nın yeni politika bileşimi

Merkez Bankası başkanları yılda iki kez Bakanlar Kurulu'na sunum yaparlar. Başkanlığa yeni atanan Erdem Başçı bu yılın ve kendisinin ilk sunumunu önceki gün yaptı. İlkler genelde önemlidir. Merkez Bankası'nın internet sitesine de konulan sunuşu sade görünümlü, daha az sayfalı ve çok az sözlü ifade yer almış. Ancak bu açıklamalardan biri, kısa yer almış olmasına karşılık gayet de önemli. Son dönemde yapılanları çok iyi anlatıyor. Her ne kadar kredi faizlerinde kayda değer bir yavaşlama meydana gelmemiş olsa ve bu açıdan 5 aya yaklaşan uygulamanın net sonuçları henüz alınamamış olsa bile, farklı iki sonuç yarattığı bir gerçek.
■ Bunlardan biri, çok kısa vadeli hatta gecelik vadedeki sıcak paranın vadesini uzatması, önce Türkiye'den çıkması, sonra da daha uzun vadeli olarak devlet iç borçlanma senetlerine yatırıma gelmesidir. Nitekim Kasım 2010'dan bu yana yabancıların Hazine kâğıtlarına yatırımı 9.5 milyar doları buldu.
■ Yeni politika bileşiminin yarattığı bir sonuç da, TL'nin değer kaybı oldu. Hükümet ve ekonomi yönetimi elbette böyle bir hedefi olduğunu resmen açıklayamadı, ama asıl hedeflerden birinin de bu olduğunu biliyoruz. İhracat başka nasıl tetiklenecekti. Nitekim yeni
Başkan'ın sunuşundaki bir grafik dikkat çekici. Kasım 2010'dan itibaren dolar karşısında gelişmekte olan ülkelerin para birimleri değer kazanırken, TL değer kaybetmiş. Liradaki bu değer kaybının yüzde 15 olarak gerçekleştiği ama daha sonra bunun önemli kısmının geri verildiğini belirtmek gerekiyor.

 

Politika faizi düşük kalacak ama önemi de azalacak
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın anlatımıyla ABD ve gelişmiş ülkelerin likiditede "miktarsal genişleme" kararlarına karşı Türkiye yeni politika bileşimi ile "miktarsal sıkılaştırmanın" bir örneğini veriyor. Erdem Başçı sunuşunda şunları belirtmiş:
"Yeni politika bileşimi, daha düşük bir politika faizi, daha yüksek zorunlu karşılık oranları ve daha geniş bir faiz oranı koridorunu içeriyor.
■ Kısa vadeli faiz oranlarının düzeyi gelişmiş ülkelerdekine mümkün olduğunca yakın tutulurken, yurtiçi kredilerin ve iç talebin daha kontrollü bir şekilde büyümesini sağlamak amacıyla faiz dışı önlemlere başvurulur.
■ Benimsediğimiz bu çerçeve, özünde geleneksel enflasyon hedeflemesi çerçevesinden çok da farklı değildir.
■ Tek fark, önceden politika aracımız bir haftalık repo faiz oranı iken mevcut durumda politika aracı olarak bir politika bileşimi kullanıyor olmamızdır.
■ Hem enflasyonla hem de makro finansal risklerle baş edebilmek için elimizdeki araçları doğru bileşimle kullanmayı hedeflemekteyiz.
■ Bu çerçevedeki para politikası duruşu, yalnızca politika faiz oranlarının seyri ile değil, tüm politika araçlarının bileşimiyle belirlenmektedir."
Yenilik vurgusu ve bunun bir politika olduğunun belirtilmesi, "daha yürürlükte kalacak, seçim sonrasında da geçerli olacak" demek. Resmi Merkez Bankası Başkanı olarak ilk kez hükümetin karşısına çıkan Erdem Başçı'nın yeni politika bileşiminden bahsetmesi, uygulamanın süreceğine ve kalıcı olacağına işaret ediyor. Hatta Başçı'nın sunuşunda bu politikanın enflasyon hedeflemesinin yerini aldığını çağrıştıran ifadeler yer alıyor.
Buradan yeni politika gereğince politika faizinin düşük kalacağını ama öneminin de azalacağını çıkarmak mümkün.
 

SONUÇ: "Olgunlaşmadan önce her şey acıdır." Puplilius Syrus

Yukarı