TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Faiz artışı için neye bakalım?

ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke bir kez daha piyasa dostu olduğunu ispatladı. Önceki günkü faiz kararı ve sonrasındaki açıklamalarıyla küresel piyasalarda Mart 2009'dan bu yana oluşan dengeleri korudu. Bunu da, "yıl ortasına kadar parasal genişlemeye devam edeceklerini, sonrasında istihdamda istikrarlı bir toparlanma görülene kadar faizlere dokunmayacaklarını" söyleyerek yaptı. İkinci parasal genişleme haziran sonuna kadar sürecek ve tamamlanacak. Yıl ortasından itibaren bir bekle gör dönemine girilecek ve geçiş süreci başlayacak. Bu dönem aylarca devam edebilir.

İŞSİZLİĞİN ETKİSİ: Likidite ve faizde ne yapılacağına, işsizliğin seyrine göre karar verilecek. İstihdamın istikrarlı bir şekilde artmasına bağlı olarak yeni kararlar oluşacak.
ABD'de en son açıklanan işsizlik oranı yüzde 8.8. Bu oran küresel krizin öncesinde yüzde 4.4'e kadar düşmüşken krizde yüzde 10.1 'e kadar çıktı. Küçük oranlı bir iyileşme olduğu doğru. Ancak bu iyileşmenin düzeyi yeterli değil. Elbette faizlerin artırılması için işsizliğin kriz öncesi düzeyine inmesini kimse beklemiyor. Ancak krizde kaybedilen 7 milyon istihdamdan henüz bir geri kazanım da yok. FED Başkanı Ben Bernanke'nin basın toplantısında bunu vurgulaması da, işsizlikte istenilen düzeye inilemediğini gösteriyor.
Amerika'nın faiz artırımı için, işsizlik oranının yüzde 7 ve altına gerilemesi, kritik eşiğin bu düzeyler olduğu belirtiliyor. Yüzde 8.8 düzeyindeki işsizlik oranının bu seviyeye
gelebilmesi ise öyle kısa vadede olacak gibi görünmüyor.

BÜYÜMENİN ETKİSİ: Çünkü ABD'de büyüme hızı artan enerji fiyatlarından olumsuz
etkileniyor. Son faiz kararı ile birlikte FED makro ekonomik tahminlerini de revize ederek açıkladı. Enerji fiyatlarının etkisiyle 2011 için tahmin edilen büyüme oranı yüzde 3.4-3.9 bandından yüzde 3.13.3 bandına indirildi. Büyümenin tavanı 0.6 puan, tabanı 0.3 puan aşağıya çekildi. Büyüme hızının düşmesiyle işsizlik oranlarındaki gerilemenin de hız kesmesi beklenmeli.
Üstelik revize edilen FED tahminleri arasında yıl sonu işsizlik oranının yüzde 8.4-8.7 olarak yer alması da, faiz kararının 2011 yılında gündeme gelme olasılığını bir hayli azaltıyor.

EMLAKIN ETKİSİ: İşsizlik oranlarında istikrarlı bir düşüş için sadece enerji fiyatlarının veya büyümenin desteği de yetmeyebilir. ABD'deki emlak sektörünün de canlanması gerekir. Faiz artışı için emlak sektörünün canlanması öncelikli bir gösterge olacak ama aynı zamanda net bir gösterge ve güvence de olacak. Ancak bu piyasada hem ikinci el konut talebi hem yeni konut talebi gerilemeye devam ediyor. Emlak fiyatları gerilemesini sürdürüyor.
Dolayısıyla küresel piyasaların bol likidite, düşük faiz, düşük dolar değerine de dayalı dengesi sürüyor. Önceki günkü açıklamalardan küresel piyasaların yıl ortasına kadar rahatsız edilmeyeceğini çıkarmak mümkün.

 

Aylık faiz kararından günlük likidite kararına
Küresel bazda bol likidite, tarihi düşük faizler ve piyasaların pozitif trendi sürecekse bundan Türkiye de etkilenecek. Bu etki de, istenmeyen kısa vadeli paranın artışı yoluyla olabilir. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bakanlar Kurulu'na ilk sunuşunda "likiditede gelişmiş ülkelerin miktarsal gevşemeye gitmelerine karşılık Türkiye'nin miktarsal sıkılaştırmaya yöneldiğini" söyledi. Başçı bunu da, faiz artırarak değil, "daha düşük bir politika faizi, daha geniş bir faiz koridoru ve daha yüksek zorunlu karşılıklardan" oluşturulan politika bileşimiyle yaptıklarını kaydetti. Yeni uygulamada politika faizinin önemi azalırken, Merkez Bankası'nın günlük bazda verdiği likidite miktarının önemi artıyor. Ayda bir belirlenen politika faizinin önemi azalıyor ve bunun yerine Merkez Bankası'nın günlük likidite kararları geçiyorsa bunun elbette ciddi ve etkili sonuçları olur. Sadece dışarıdan gelen sıcak paraya değil, içerideki paraya ve finansal sisteme de.

SONUÇ: "Kuvvetlerle mücadele etmeyin, onları kullanın." R. Buckminster Fuller

Yukarı