TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Enflasyonun kırılma noktası

Nisan ayı enflasyonu beklentilerin biraz altında gelmekle birlikte yıllık bazda yüzde 3.99'dan yüzde 4.26'ya çıktı. Çünkü geçen yılın nisan ayı enflasyonu yüzde 0.60 idi, bu nisanda ise yüzde 0.87 oldu. Endeksin dışına çıkan rakamın daha küçük olması yıllık enflasyonu yükseltiyor. Baz etkisi dediğimiz bu durumun enflasyonu daha yukarılara taşıyacağı açık.
Çünkü TÜFE endeksinden mayıs ayında eksi yüzde 0.36, haziran ayında eksi yüzde 0.56 ve temmuz ayında eksi yüzde 0.48 rakamları çıkacak. Yani baz etkisi avantajı mayıs ayından sonra dezavantaja dönecek. Yeni fiyatlar geçen yılki düzeyinin de altına düşecek ki, enflasyonda bir gerileme meydana gelebilsin.
■ Halbuki, bu yıl iç talep çok daha canlı. Seçime gidiyoruz. Şirketler ve perakendeciler bu tüketim bolluğu içinde daha kolay fiyat artırabiliyor.
■ Dünyadaki fiyatlarının artışı yanında, içeride et fiyatlarının da etkisiyle gıda fiyatları yükseliyor.
■ Dünyada altın ve petrol dahil olmak üzere birçok emtia fiyatları rekor düzeyde yüksek. Petrol fiyatlarındaki artış üretici fiyatlarında bu kalemi nisan ayında yüzde 8.07 artırmış. Bu artışın perakende fiyatlara ve ulaştırmaya yansımasını beklemek gerek.
■ Faiz oranları geçen yıldan daha düşük ve tarihsel olarak en alt düzeyinde. Son haftalarda küçük artışlar olsa bile, faizler geçen yılki seviyenin altında bulunuyor. Finansal yatırım amaçlı faizlerin düşüklüğü de, tasarruf etmeyi caydırıyor, toplumu tüketime yönlendiriyor. Kredi faizlerinin düşüklüğü de aynı sonucu yaratıyor. Zorunlu karşılıkların artırılması henüz kredileri durdurabilmiş değil.                                                                                                   ■ Enflasyon yüzde 3.99'a inerek 1968'den bu yana en düşük seviyesini gördü. Bu düzey, yıllarca en düşük enflasyon olarak kalabilir de. Çünkü yüzde 3.99'un görülmesinde kamu zamlarının seçim öncesi tutulmasının belli bir katkısı olduğunu varsayıyoruz. 2007 seçim öncesinde enflasyon en düşük düzeyine inmişti. Sonra tırmanışa geçmiş ve yeniden bu düzeyinin altına inmesi ancak küresel krizin etkisiyle iki yıl sonra olabilmişti.
■ Seçim sonrasında geciktirilen zamların yapılmasıyla enflasyonda belli bir hızlanma görebiliriz. Dolayısıyla düşük baz etkisinin getireceği hızlanmayı ikinci yarıda kamu zamlarının hızlanması izleyebilir. Zaten Merkez Bankası da yıl sonu için enflasyon tahminini yüzde 6.9'a yükseltti.
Bu durumda enflasyonda yeni bir düşüş için gelecek yılı bekleyeceğiz. Bütün bu açılardan dün açıklanan nisan ayı rakamları bize enflasyonda yukarıya doğru kırılma noktasının geçildiğini teyit etti. Kısa sayılmayacak bir süre düşük tek haneli enflasyon artık olmayacak.

 

Kazanç altın, Euro ve sanayi hisselerinden
Enflasyonun beklenenden daha yüksek seyretmesi ve faizlerin düşmesi yatırım araçlarının getirilerini negatif etkiliyor. Dört aylık döneme baktığımızda Hazine kâğıdı dahil faizli enstrümanların reel kazancı yok. Buna B tipi yatırım fonları da dahil.
Reel kazanç hisse senetlerinde, Euro'da, altında ve A tipi yatırım fonlarında var. Doların dünyadaki gerilemesi yurtiçine de yansıdı. Dolar yüzde 4'e yakın reel kayıp verdirirken Euro'nun kazancı yüzde 7'yi buldu. Hisse senetleri arasında da zorunlu karşılık artışından dolayı banka hisselerinde yüzde 5'e varan kayıplar yaşandı. Aynı dönemde sanayi hisselerinin enflasyondan arındırılmış ortalama getirisi ise yüzde 14'e yükseldi. Yatırım enstrümanları hem kendi içinde hem de geçmiş yıllara göre bir ayrışmaya gidiyor. Ama genelde getirilerin düşüklüğü 2011 yılına damgasını vuruyor.

SONUÇ: "Dün yenilenler bugünün galipleridir." Marcus Cicero

Yukarı