TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Özerkliğin gitmesinin bedeli olur

Bir süreden beri hem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hem de ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın özerk veya bağımsız kurullara karşı bir söylemi var. Bu kadar özerkliğin veya bağımsızlığın yararlı olmadığını belirtiyorlar. Seçim öncesi bir kampanya deyip geçilebilir. Ancak bu söylem yeni değil ve üstelik sokaktaki insanın, bazı kurumların özerk olması veya olmamasıyla pek ilgisi yok. Yani söylem, muhtemelen seçmeni etkilemeyi hedeflemiyor, doğrudan yapılacak eylemin ön hazırlıklarını oluşturuyor gibi.
Seçim sandığından mevcut hükümetin çıkması halinde, bazı bakanlıkların birleştirilmesi, bazılarının kaldırılması, yeni bazı bakanlıkların da kurulacağından söz ediliyor. Hükümet pekala bakanlıklarla birlikte bürokrasiyi ve özerk kurumları da yapılandırabilir. Bunun için de Meclis'ten altı aylığına bir Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi aldı. Yeni Meclis toplanmadan, hükümet idari yeniden yapılanmayı yapacak, buna göre bakanlar atanacak. Bu yapılanma arasına özerk kurumların sokulması ihtimali de, bu söylemlerle yüksek gibi geliyor bize.
Anketler ve kamuoyu beklentileri bugünkü hükümetin sandıktan çıkacağına işaret ediyor. O halde bugünkü hükümetinh en üst düzeyinde dile getirilen bu şikayetlerin gereği seçim sonrası pekala yapılabilir. Bazı özerk kurumların yetkileri sınırlandırılabilir.
Bunlar arasında BDDK'nın durumunun ne olacağı finans sektörünün olduğu kadar bankaların geleceği için de önemli. Merkez Bankası'nın bağımsızlığına dokunulursa özellikle yabancıların gözünde enflasyonla mücadele ciddi bir yara alabilir. Bağımsızlığı yok edilen bir merkez bankası elbetteki hükümetin güdümüne girer, para politikasının gerektirdiği kararları alamaz diye değerlendirilir. BDDK da bankacılığın sağlamlığı ve geleceğinden çok siyasetin söylediğinin yapılacağı bir kuruma dönüşebilir. Bu adımların atıldığı bir sırada kredi notu artmaz. Not artırılacaksa bile, bir süre ertelerler, izlemeye alırlar.

 

Seçim sonrasının atmosferi farklı olur
Seçim sonrasında kredi notunun artması veya artması, finansal piyasaların seyri açısından da belirleyici olmaya aday.
■ Çünkü seçim sonrasında geciktirilen kamu zamlarının yapılmasıyla zaten yükselişe geçmiş enflasyon daha da artacak.
■ Buna karşılık Başbakan'ın "sıfır faiz" hayalinden dolayı Merkez Bankası politika faiz oranını artırmada kendini özgür ve rahat hissedemeyecek. Ya faize uzun süre dokunamayacak ya da çok gecikmeli artırım yapacak. Faizleri artırsa bile dozu düşük tutulacak.
■ Cari açığın hızla büyümesinden dolayı büyüme hızının düşürülmesi ve ithalatın yavaşlatılması gereği açık. Bunun içim bazı maliye politikalarına başvurulacak. Geciktirilen kamu zamlarının yapılması da bu amaca hizmet edecek. Ekonomik birimler de yeni hükümetin politikaları görmek isteyecek ve bu nedenle bekleyecek. Büyüme hızının düşmeye başlayacağı bir döneme gireceğiz.
Seçim sonrasının atmosferi de, seçim öncesinden farklı olur. Beklentilerin kalmadığı, bulutlu bir atmosferde, kredi notu artışının yatması, finansal piyasaların tutunabileceği son dalı da alıp götürebilir. Para politikasının bağımsızlığının yok edilmesi ve bankaların denetleme ve lisanslamasının siyasi otoriteye geçmesi, bu dalın kopup gitmesi anlamına gelir. Bu aşamada eğer piyasaların eline, sarılacağı başka bir dal verilmezse, güçlü pozitif bir gelişme ortaya konulamazsa, belli bir karışıklığın meydana gelmesi de kaçınılmaz olur.
2001 krizinde kazanılan Merkez Bankası bağımsızlığı, 1970'lerden bu yana yaşanmakta olan yüksek enflasyonda tek haneli rakamlara inişin başlangıcıdır, en büyük kırılma noktasını oluşturan gelişmedir.
BDDK'nın özerk biçimde kurulması da, 2000 yılı öncesinde çökmüş bir yapıya sahip Türk bankacılık sektörünün yenilenmesinde ve güçlendirilmesinde en önemli dönüm noktasıdır.
Kuruluşların statüsünde geri adım, hem enflasyonda hem de bankalarda kazanımların kaybedileceği ve eski yapıya dönüleceği şeklinde algılanacaktır.

SONUÇ: "Her yol bostan kenarından geçmez."Türk atasözü

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
10 Mayıs 2011 Salı, 15:36 tunc kar bu cari açık ve sayın başbakanımızın sıfır faiz politikası yan yana gelirse herhalde tam bir felaket olur, umarım siyasiler uzmanlara gerekli saygıyı gösterirler yoksa sıfır faiz cari açık bombasının fitilini ateşlemekte çok işe yarar.tunckar
Yukarı