TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sıfır faiz iyi ama değirmenin suyu nereden

Faizlerin düşük olmasını tasarruf sahipleri dışındaki herkes ister. Hatta tasarruf sahipleri içinden parasını faizle değerlendirmeyenler de ister. Düşük faiz veya negatif faiz uygulaması dövize, borsaya, başka finansal enstrümanlara yatırımların getirisini daha artırır. Reel ekonomik faaliyetlerde bulunanlar, mal ve hizmet satanlar, mal ve hizmet satın alanlar da faizin düşük olmasını ister veya istemenin ötesinde düşük faiz oranları bu kesimlere yarar. Kime yaramaz? Sadece faiz geliri elde edenlere. Onlar da faizin yüksek olmasını çıkarları gereği ister.
Eğer faizin düzeyini belirlemek çoğunluk veya güçle olsaydı, kuşkusuz düşük olurdu, hatta negatif olurdu. Bu durumda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir süreden beri savunduğu "sıfır faiz" veya "enflasyonla atbaşı giden faiz" politikasının önünde herhangi bir engel kalmazdı. Her toplum, her ekonomi yönetimi faizi sıfırlayarak veya negatife çevirerek büyük çoğunluğu memnun eder, onlara çıkar sağlar, ekonomik büyümeyi de azamileştirirdi.
Bu tablo güzel de, birilerinin de sıfır faizle, hatta negatif faizle, mümkünse uzun vadeli borç vermeyi kabul etmesi, havuza para koyması lazım. Para koymalı ki, ihtiyaç sahiplerine kredi kullandırılsın. Düşük faizin ekonomik sonucunu görelim.

PARA VERENİ BULMAK: İşte bu aşamada enflasyonun düzeyi ve risk primi devreye giriyor. Tasarruf sahipleri paralarını ancak enflasyon ve risk pirimi kadar bir getiri talep ederek emanet ederler, bankalara mevduat yaparlar. Bu risk priminde yanılma veya enflasyonu dikkate almama durumlarında para sahipleri reel bir getiri elde edemedikleri gibi, gerçek bir kayba da uğrarlar. Bu durum tekrarlanırsa, kayıp artar ve sonunda servet veya tasarruflar el değiştirir.
Değirmenin suyu gelir ve para havuzu dolarsa buradan sıfır faizle hatta negatif faizle para elbette çekilsin. Ancak havuza para koyanların varlıkları gittikçe azalacağından bir süre sonra bu fonksiyonlarını yerine getiremeyecekler. Bu durumda sıfır faiz ancak saf para sahiplerinin parası tükeninceye kadar, geçici bir süreyle devreye sokulabilir. Sonrası ise yok. Kaldı ki sonrasına gerek yok, o saf para sahiplerini bulmak kolay değil.

 

Kazanç ve heyecan faiz dışında aranır

Zaten kaynak fakiri bir ülkeyiz. İnsanlara reel bir getiri sunulmayınca tasarruf niye etsinler ki? Hadi ettiler, bunu likit veya finansal varlık olarak ya da faizli enstrümanlarda niye tutsunlar? Tutmazlar; gayrimenkule, altına, başka fiziksel araçlara, faiz dışı yatırım araçlarına, dövize veya hisse senedine yönelirler. İnsanlar kazanç arar, heyecan arar.
Genel seçimlerde iktidar partisi önde gidiyor. Yeni dönemin en güçlü başbakan adayı sıfır faiz söylemini yapan bugünkü Başbakan. Üstelik, ustalık dönemi geldiğini de söylüyor, bürokrasi, ekonomi yönetimi üzerinde hâkimiyeti çok güçlü. Bu takdirde yeni dönemde idealini gerçekleştirmeyi deneyecektir. Bu da, önümüzdeki dönemde faizlerin düşük kalmasına yol açabilir. Enflasyona, cari açığa, tasarrufların artırılmasına ve diğer makro değişkenlere etkisini bir yana koyalım. Faizin düşmesinin ve bu düzeylerde kalmasının tasarruf dünyasında yol açacağı bazı sonuçlar olacaktır.
■ Faizli enstrümanların getirileri düşecek. Zaman zaman dünyanın en yüksek reel faizini veren Türkiye, negatif faiz verir hale gelecek.
■ Finansal yatırım araçları içinde faizin gerilemesi ile birlikte en güçlü alternatif elenmiş olacak. Para döviz, hisse senedi, diğer finansal varlıklar,
altın ve gayrimenkule daha fazla yönelebilir. Bu araçların performansı artabilir. Zaten tasarruf etme yerine tüketime ve yatırıma yönelme artacağından bu durum hisse senedi piyasasına da yansır.
■ Bütün bu yansılamalar olur da, ne kadar süreyle olur? Tasarruf ve yatırım alışkanlıklarının değişmesi için uzun zaman gerekir, belki bir kuşak. Türkiye ise
bir yandan düşük faizde ısrar edip diğer yandan yüksek cari açık vermeye devam edemez. Çünkü cari açık bu kadar yüksekken düşük faizde ısrar tıpkı 1994'te olduğu gibi, kriz getirir.

SONUÇ: "Herkesin arşınına göre bez vermezler." Türk

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
11 Mayıs 2011 Çarşamba, 21:07 tunc kar başbakanın dediği eger yatırımcılar sıfır faizde bile diyelim ülkede %6 enflasyon varken %6 faizli devlet tahvili alırlarsa bunun tek bir nedeni olabilir, o da yerel paranın yani bizde tl'nin deger kazanacağını beklemeleri olabilir. böylece diyelim bir sene sonra abd doları tl'ye karşı %5 deger kaybeder, böylece yatırımcıda dolar bazında %5 kazanır. bununda olabilmesi için türkiyede petrol bulunması gerekir ki bu da sıfır reel faizi uzun süre sıfırda tutamaz.japonyada bile bu kadar ağır deflasyonda bile reel faizler sıfırın üstündedir.
Yukarı