TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Toslayana kadar yola devam ama dikkat ve ihtiyatla

Dün cari açık sorununu çözmenin sorunla birlikte yaşamak kadar maliyetli olduğunu belirtmiştik. Çünkü kısa vadede açığa karşı alınabilecek tek önlem ekonominin son küresel krizde olduğu gibi daraltılmasından geçiyor. 2009 yılında yüzde 4.7 daralmaya karşılık 14 milyar dolarlık cari açık vermişiz. Bunun milli gelire oranı yüzde 2.3. Yani krizde bile cari açık bitmiyor, ancak sürdürülebilir boyuta geriliyor.
Dolayısıyla hükümetin seçim öncesinde önlem aldığından söz ediyoruz. Ancak seçim sonrasında da bu sorunu kökten çözecek önlemler beklemeyelim. Köklü önlemlerin pozitif sonucu zaten 10 yılları alabilecek.

SEÇİM SONRASI: Durumu kısa vadede kurtarmak için belli bazı önlemler alınabilir. Bunun da cari açık üzerindeki etkisi marjinal olur. Bunun dışında cari açık açısından 5-10 yılı kurtaracak şekilde ekonomiyi daraltacak önlemleri hiçbir hükümet almaz. Bırakır cari açık kaynaklı bir düzeltme olsun, kriz olsun, ekonomi o zaman daralsın. Bizzat ekonomiyi daraltan hükümet olmasın.
Bu durumda hükümet bütün gücünü ve hazırlıklarını yaşanacak duvara toslamanın ardından toparlanmaya verebilir. Siyasi açıdan bu daha ehvenişer bir durum. Kriz çıkaran değil, krizi hızla atlatan hükümet olmak siyasi açıdan daha iyi sonuçlar verebilir.
Bundan hareketle seçim sonrası alınacak önlemler kaçılınmaz sonu geciktirmeye ve hafifletmeye yönelik olabilir diye tahmin ediyoruz.

BABACAN'IN SÖZLERİ: Nitekim cari açıkla daha uzun bir süre yaşamamız gerektiğini Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da ifade ediyor. Babacan, TV 8'e verdiği söyleşide "Eğer biz kendi yağımızla kavrulalım dersek büyümemiz yüzde sıfıra, 1'e, 2'ye iner. O kadar, Türkiye yerinde saymaya başlar. Büyümeyi sağlamak için mutlaka bir miktar cari açık vereceğiz" dedi. Petrol fiyatlarında her 10 dolarlık yükselişin cari açıkta 4 milyar dolarlık artışa yol açtığını belirten Ali Babacan şunları söyledi: "Geçen sene cari açığımız 48 milyar dolar. Sadece enerjiye 37 milyar dolar ödemişiz. Enerjide dışa bağımlılığın azalması için yenilenebilir enerjiye, ağırlıklı olarak nükleer enerjiye yatırım yapmamız lazım. Ancak o zaman cari açığı uzun vadede önlememiz mümkün olacak. Biz kısa ve orta vadede cari açık vereceğiz. Bunun sıhhatli bir şekilde finanse edilmesini sağlayacağız."

                                                                        *

İşten güçten geri kalmak olmaz
Cari açıkta dönüp dolaşıp yine aynı sonuca geliyoruz. Yabancılar parayı verdiği sürece işin finansmanında sorun yok. Bugünkü küresel konjonktür de yüksek cari açıkları finanse etmeye elverişli. Çok yakın vadede bu konjonktürün değişmesi beklenmiyor. Dünya likiditesinin kısılması için özellikle Amerika'da ekonominin düzelmesine bakmak gerekiyor. Düzelme olursa ancak o zaman faizler artmaya ve Türkiye'nin cari açığının finansmanı zora girmeye başlayabilir.
Bunun da teyidini bize iki gösterge verecek. Biri işsizliğin gerilemesi, diğeri de emlak piyasasında fiyatların artması. Bu iki göstergenin pozitif seyri birbirine bağlı. Birbirini etkileyecek ve tetikleyecek.
Konjonktür tersine dönene kadar biz bariz bir hata yapmaz veya olayı çok abartmazsak, cari açık vermeye devam ederiz. Herhangi bir nedenle dış finansman kesilirse de, duvara toslamış oluruz. İpin bir ucu dış dünyadaki gelişmelere bağlı ve yabancıların elinde olduğu için, bu toslama ne zaman olur, bilinmez. Belki yılları bile alabilir. Bu nedenle işten güçten geri kalmak olmaz. Toslayana kadar yola devam ama dikkat ve ihtiyatı elden bırakmadan. Özellikle döviz konusunda.

SONUÇ: "Çaresizliktir bu derdin çaresi." Türk atasözü

Yukarı