TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yerliler finansal varlığı 500 milyar doları aştı

Yerlilerin tasarruf eğilimi azalırken kur düşüşünün etkisiyle nisan sonundaki toplam finansal varlıkları 501.5 milyar doları buldu. Nisanda yüzde 0.7 gibi sınırlı bir artışla 763 milyar liraya çıkan yerlilerin finansal varlığı 1.5214 dolar kuru üzerinden 501 milyar 492 milyon dolara denk geliyor. Böylece yerlilerin portföyü ilk kez yarım trilyon doları geçmiş oluyor. Nisan ayında dolar 1.5437'den yüzde 1.44 düşüşle 1.5214 seviyesine inmişti. Mart sonunda yerlilerin portföyü 490 milyar 651 milyon dolardı.
Yerlilerin finansal varlık dağılımı aşağıdaki tabloda yer alıyor. Hisse senetlerindeki değerlenme hariç tutulursa aslında nisan ayında yerlilerin finansal varlığı artmadı. Yabancıların portfoyünü 9.5 milyar dolar artırdıkları bir ayda yerlilerin artışı bunun yarısını bile bulamadı. 5.5 milyar liralık yerli portföy artışı yabancı portföy artışının yüzde 38'i seviyesinde. Halbuki 122 milyar dolarlık yabancı portföyü yerlilerin dörte biri kadar.

2011'İN ÖZELLİĞİ: Yerliler açısından çok kesat geçen nisan ayı dışında 2011 yılının dört ayındaki portföy artışı da, yüzde 3.7 gibi sınırlı bir düzeyde kaldı. Bundan önce yerlilerin portföyü 2008 yılında krizin etkisiyle yüzde 5.2 düzeyine kadar inmişti. Krizin geride kalmasıyla 2009'da yüzde 19 ve 2010'da da yüzde 16 artmıştı. 2011 kriz yılı olmadığına göre yerlilerin tasarrufları açısından ne yılı?

* Öncelikle bir seçim yılı.

*Belki bunun da etkisiyle faizin en düşük yılı.

*Enflasyonun en düşük yılı. Kredi faizlerinin en düşük yılı.

*Yurtiçi tüketimin en yüksek yılı. Büyüme bunun etkisiyle çift haneli rakamların eşiğinde.

NE OLUYOR?: Bu durumda faizlerin ve enflasyonun artacağı beklentisinin etkisiyle hanehalkı tasarruf etmeyi bıraktı. Tasarruflarını büyütmüyor. Bu dönemde ya yatırıma ya da tüketime yönleniyor. Konut, otomobil, beyaz eşya, kahverengi eşya ve mobilyaya talep yüksek. Bazı ithal otomobil modelleri yok satıyor. Aylar sonraya sıra veriyorlar.

*Hanehalkı tüketim ve yatırımda kendi parasının üzerine kredi de kullanıyor. Bu nedenle Merkez Bankası'nın 45 milyar liraya varan zorunlu karşılık uygulamasıyla bankalardan para çekmesine rağmen tüketici
kredileri hız kesmedi.

*Bu nedenle yüksek iç tüketime ve dış finansmana dayalı büyüme modelinin doruk noktasına çıktık. Büyüme hızımız bu nedenle çift haneli rakamlara çok yakın.

*Cari açık bu nedenle patladı, gidiyor.

*Yabancıların portföy yatırımlarının rekor düzeye çıkması da bundan.

*Yerlilerin finansal varlıklarının yerinde saymasında ve tüketim çılgınlığının temelinde de bu faktör etkili.
Para hareketinin yerli ayağındaki bu gelişmeler madalyonumuzun ilk yüzünü oluşturuyor.

*

Yabancı getiriyor, yerli yiyor
Madalyonun ikinci yüzünde ise para hareketinin yabancı ayağı yer alıyor. Geçen hafta açıklanan mart ayı cari açığı çift haneli rakamlara dayanınca şok etkisi yarattı. Bunun 1.5 milyar dolarlık kısmının istisnai bir durumdan kaynakladığı pek anlaşılamadı. Ancak o rakam çıkarılsa bile, geriye sağlam 8 milyar dolarlık açık kalıyor. Nisan ayı ihracatı da 11.8 milyar dolar. İthalat rakamında da Hakan Özyıldız 23 milyar dolarlık bir ipucu verdi. Bu demektir ki, nisan ayında marta benzer bir açıkla karşı karşıyayız. Mayıs ayında ise bu tablonun değişeceğine yönelik henüz bir işaret yok. Artık her ay 7-8 milyar dolar taze dövize ihtiyacımız var. İster sıcak, ister ılık, isterse de soğuk para olsun, böyle bir döviz girdisi gerektiriyor mevcut gidiş.
Geçen ay bu döviz girişi olmuş. Bitişikte yer alan yabancı portföyü verileri, nisan ayında 9.5 milyar dolarlık artışa işaret ediyor. Bunun bir bölümü net giriş değil, hisse senedi fiyatlarının artışından ileri geliyor. Ancak 3.5 milyar dolar devlet iç borçlanma senetlerine gelmiş. Yabancıların DİBS portföyü 41.1 milyar dolara yükselmiş. Bu rakama ilk kez ulaşılıyor. Yerli
bankaların munzam karşılık artışına kaynak yaratmak için satışa koydukları Hazine kâğıtlarını yabancılar aldı.
Yılbaşına göre yabancıların DİBS portföyü artışı 9.3 milyar doları buldu. Bunun oranı ise yüzde 29. DİBS stokunda yabancıların payı ilk kez yüzde 14.8'e çıktı. Kriz sırasında bu oran yüzde 8.6'ya kadar inmişti.
Yabancıların portföy yatırımları cari açığın yüzde 40'ını karşılıyor. Yüzde 50'lik bölüm de
borçlanma ve kaynağı belli olmayan parayla finanse ediliyor.

SONUÇ: "Ekmek Hıdır'ın, su Bedir'in; yiyin için kudurun." Türk atasözü

Yukarı