TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Euro'da kayıp devam eder mi?

Euro dolar paritesi 4 Mayıs'tan bu yana geriliyor. Hem de hızlı. Bakınca geçmiş gerilemeler de aynı olmuş. İlk düşüşten sonra bir ölçüde hız kesilmiş, belli bir seyrin ardından da yeniden yükseliş başlamış. Yani parite tam bir tahterevalli gibi. Bir Euro değerleniyor, bir dolar. Bu, ya bir tarafın güçlenmesiyle ya da diğer tarafın zayıflamasıyla oluyor.
Üç haftaya yaklaşan son düşüşün ardında ise öncelikle son yükseliş yatıyor. Faiz artırım beklentisi Euro yu hızla değerlendirdi. Sanki borç krizi çözülmüş ve faiz artırımlarının devamı gelecek gibi değerlendi Euro. Ancak bankanın faiz kararı toplantısında yeni bir artırım çıkmadı. Hatta bu kararın da Euro nun hızla değerlenmesi üzerine alındığı açıklandı. Sonuçta Euro üç haftada yüzde 6.33 değer yitirdi ve dün 1.40'ın altını gördü.
Paritede bu hareketler başladığında hemen durmuyor. Dolayısıyla paritenin daha da geri gelmesi beklenebilir. Kaldı ki, Yunanistan'ın borçlarını yeniden yapılandırması sonuçlanmadı. Demoklesin kılıcı gibi duruyor Eruo'nun tepesinde. Buna bir de İtalya'nın eklenmesi ihtimali doğdu. Ne de olsa Avrupa'da Yunanistan'dan sonra en borçlu ikinci ülke.
Avrupa'da ortaya çıkan bu zayıflık ve ABD'nin katılmaması üzerine ECB'nin tek başına faiz artırımına devam edemeyeceğinin anlaşılması Euro'nun üzerindeki aşırı değerlenmeyi aldı.
Tam bu sırada küresel risk alma iştahında meydana gelen azalma da en güçlü merkez ülke olarak Amerika ya sermaye girişini artırıyor ve doları değerlendiriyor. Doları değerlendirdiği için de Euro'yu düşürüyor.

 

Faizlerde düşüş varsa enflasyon korkusu yoktur
Peki risk alma iştahının düşmesinin nedeni ne? Enflasyon korkusu mu yoksa kâr realizasyonu mu?
Enflasyon korkusu olsa riskten kaçan, gelişmekte olan ülkelerden çekilen sermayenin gidip ABD 10 Hazine kâğıtlarına sığınmaması gerekir. Çünkü yükselebilecek enflasyon karşısında belki en büyük kayba uğrayacak olan tahvil veya sabit getirili menkul kıymetlere yatırım yapanlar olacak. Ufukta faiz artırımının belirmesiyle birlikte zaten bu sabit menkul kıymetlerin değeri düşecek veya faizi yükselecek. Sermaye zararı yazılacak. Yukarıda yer aldığı gibi, eğer ABD'de bir enflasyon beklenseydi faizlerin düşmesi değil, yükselmesi gerekirdi. Faizin düşmesi ise küresel paranın hâlâABD'yeve 10 yıllık Hazine tahvillerine sığınılmasından kaynaklanıyor.
Piyasalar bu yılın pozitif gelişmelerini ilk aylarda satın aldıktan sonra şimdi belli bir süre dinlenecekler. Belli bir zaman geçecek ve bazı gerçekleşmeler olacak. Yılın geri kalan kısmı için yeni bir değerlendirme yapılacak. Bu da, alıma mı yoksa satışa mı devam edileceği kararının temelini oluşturacak.

SONUÇ: "İnsanları harekete getiren iki manivela vardır; çıkar ve korku." Napolyon

 

Yukarı