TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Cari açık kapama üssü

Cari açık büyümeye paralel hızla arttı. 2009 yılında milli gelirin yüzde 2.3'ü iken 2010'da yüzde 6.6'sına çıktı. Mart sonunda yıllık 60.5 milyar dolara yükselen cari açığın yıl ortasında 70 milyar doları göreceği tahmin ediliyor.
Seçimin etkisi ile büyüme de cari açık da azami düzeylerine vardı.
Seçim öncesindeki bu durum seçim sonrasında da aşağı yukarı sürecek gibi. Çünkü yurtiçi talep azalmakla birlikte bıçak gibi kesilmeyecek. Taleple birlikte ithalat ve cari açık hız kesse de sürecek. Bu da, nereden bakılırsa bakılsın önlem almayı gerektiren bir durumla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
Bu seçimin en belirgin özelliği herhalde açıklanan projeler olacak. Bunlar arasında cari açığa yönelik önlemler için de çalışmalar yapıldığını görüyoruz. İthal edilen malları Türkiye de teşvikle üretecek merkezler düşünülüyormuş. Gümrük Birliği ile ne ölçüde uyuşur tartışılır, ancak yürürlüğe konulması halinde işe yarayacağı açık. Özellikle de TL'nin aşırı değerlenmesi önlenirse.

İŞE ETTEN BAŞLAMAK: Örneğin, Türkiye tarım ürünlerinde bile ithalatçı duruma geldi. Et ithal ediyoruz. Çok rahatlıkla gıda ithalini düşürebiliriz. Hatta üretimin havzalara göre yapılmasıyla çeşitlendirmeye gidilmesiyle ihracatı da artırabiliriz. Sanayi Bakanlığı'nın yaptırdığı bir çalışma var. İl bazında hedef ihracatçı pazarlar belirlenmiş. Yani illerin ihraç ettiği ve edebileceği ürüne göre hedef pazarlar araştırılmış. Burada en çok öne çıkan sektör gıda oluyor. Hamyağa milyar dolar düzeyinde döviz ödüyoruz. Buna karşılık şeker pancarı, fındık, çayda üretim fazlası mevcut. Bugün Çarşamba ve Düzce ovalarında fındık yerine pekâlâ ayçiçeği yetiştirilebilir. Bunun için ilgili kanunlar da çıktı. Fındık bahçelerinin sökümü için teşvikler de. Ama ortada uygulama yok.

ÇÖZÜM İÇİN ÖNERİLER: Cari açığı kalıcı olarak çözmek için, bir düzine yapısal önlem almak gerekiyor.
■ Enerji yatırımlarını hızlandırmak en büyük yapısal önlem. Ancak son yıllardaki
ekonomik iyileşmeye rağmen burada anlamlı bir yatırım atılımı gerçekleşebilmiş değil.
■ Sanayide ithal hammadde ve aramalı kullanımını artırma gereği de çok açık. Bunun için teşvikli özel serbest bölgeler kurulması düşünülüyor. Buna Habertürk "cari açığı kapatma üssü" adını vermiş. Daha uygunu galiba cari açık yaratmama üssü olabilir. Sanayileşmiş şehirlerin eteğinde kurulacak böyle üretim merkezlerinin ithalatı azaltma etkisi pekâlâ olabilir.
■ Ancak bunlar yeterli değil, tarım sektörünün, hatta turizm ve hizmetler sektörünün buna eklenmesi gerekiyor. Adeta bir cari açığı kapama seferberliği düzenlenmeli. Bu durumda sadece sanayileşmiş kentlerin civarına kurulacak üsler değil, tüm sektörler ve ülkenin tümü cari açık yaratmama veya cari açığı kapatma üssüne dönmüş olacak.
Yerli ürünlere ağırlık vermek cari açığı azaltırken aynı zamanda istihdamı da artırıcı etki yapacak. Bir taşla iki kuş vurulacak. Üzerinde çalışmaya değer.

SONUÇ: "Her yaratma eylemi her şeyden önce yıkma eylemidir." Paplo Picasso

Yukarı