TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

BORÇ SORUNU ERTELENİYOR YENİ DİP KORKUSU GELİYOR

Küresel piyasalar açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir haftayı geride bıraktık. Nisan sonundan beri küresel piyasaları vuran Yunanistan'ın borç yeniden yapılandırması şimdilik ertelendi. 60-70 milyar Euro'luk yeni kaynakla Yunanistan ın borçlarını bir süre daha çevirmesi mümkün ve sorun da belirli bir vadeyle ötelenmiş oldu.
İyi ki böyle oldu. Çünkü başka bir sorun gündemin ön sırasına geldi oturdu. ABD'de mayıs ayı özel sektör istihdamı 175 bin kişi beklenirken 38 bin çıktı. İmalat sanayi ISM mayıs verileri de beklentinin dört puan altında 57.7 yerine 53.5'e indi. Eylül 2009 sonrası ilk kez böylesi dramatik bir düşüş yaşandı. Bundan iki gün sonra 3 Haziran Cuma da mayıs ayı tarım dışı istihdam 185 bin yerine 54 bin oldu. İşsizlik oranı yüzde 8.9 dan mayıs ayında yüzde 9.1 e yükseldi. İstihdam verilerinde son 8 ayın en kötü rakamları yayımlandı.

ABD'DE YENİ DİP Mİ: Emlak sektöründeki canlanma ve istihdam piyasasındaki düzelme, ABD ekonomisinin toparlanıp toparlanmadığının en iyi iki göstergesi. Emlak fiyatları hâlâ düşüşü işaret ediyor. Nitekim geçen hafta açıklanan mart ayı Case-Schiller Konut Fiyatları Endeksi yüzde 0.2 düşüşe daha işaret etti. Yıllık düşüş yüzde 3.6'ya vardı. Emlak piyasasındaki bu duruma, imalat sanayiinde fabrika siparişlerinin sert bir şekilde düşmesi, tarım dışı istihdam artışında hızlı geri çekilme eklenince, ABD ekonomisinin aşağı yönlü kırılmaya doğru gittiğini gündeme getirdi. Gerçi bir aylık veriler bunun için yetersiz olabilir. Dolayısıyla gelecek ayların verisi de aynı yönde gelirse, bu aşağı yönlü kırılma teyit edilmiş olacak. Ama o zaman zaten korkulan gerçekleşmiş olacak. ABD ekonomisi yeni bir dip yaşayacak, yani daralma sürecine girecek.

ÇİFTE SORUNLA KAVRULMAK: Bunun bütün gölgesi de piyasaların üzerine önceden düşecek. Verilerin bu yönde gelmesi durumunda risk alma iştahındaki azalmanın devamı beklenir. Bu durumda mayıs ayındaki seyrin haziranda da sürmesi en temel senaryo olarak karşımıza çıkar. Yeni bir resesyonun fiyatlaması piyasalarda daha sert hareketlere ve düşüşlere yol açabilir. Hazine kâğıtları yine sığınılacak liman haline geleceğinden faizlerde gevşeme olabilir.
Amerika hastalığının yeniden ortaya çıkması karşısında Yunanistan ın borç sorunu iyi ki ertelendi. Yoksa küresel piyasalar çifte sorunla kavrulurdu. Belki de ABD büyüme sorunu ortaya çıktığından dolayıdır ki, Avrupa, Yunanistan konusunda elini çabuk tutmaya başladı.

 

*

Fırlayan enflasyonun tek katkısı
Mayıs ayında enflasyonun bütün öngörülerden yüksek çıkması yatırım araçlarının reel getirilerini de önemli ölçüde negatife çevirdi. Enflasyon karşısında tutunabilen sadece altın ve dolardı. Diğer bütün yatırım araçları kaybettirdi. Hisse senetlerindeki kayıplar yüzde 10'u aştı.
Beş aylık getirilerde ise benzer bir durum var. Yine altın iyi durumda, doların yerini Euro alıyor. Döviz sepeti de enflasyonun yüzde 2.65 üzerinde. Borsada kaybettirmeyen sadece sanayi hisseleri. Bu da vadeyi daha geniş tuttukça, para politikasının bankacılık sektörüne negatif, buna karşılık sanayi sektörüne pozitif etkisini gösteriyor.
Mayıs ayından başlayarak bir kaç ay enflasyonun yüksek seyredecek olmasının yatırım araçlarının reel getirilerini negatife çevirmesi dışında, banka hisselerini de olumlu etkilemesi beklenebilir. Çünkü bankaların portföylerinde tuttuğu enflasyona endeksli kâğıtların getirileri enflasyonla birlikte artıyor. Bankaların da 45 milyar liralık enflasyona endeksli kâğıdı bulunuyor. Yükselen enflasyonun finansal piyasalara yapacağı tek olumlu katkı belki bu.

*

Enflasyon yükselir politika faizi yükselmez

Enflasyonun sorun haline geleceğini bekliyorduk. Yıllık yüzde 3.99 ile taban yaptığı mart ayından sonra baz etkisiyle de yükselişe geçeceğini tahmin ediyorduk. Ancak bu kadar sert değil. Merkez Bankası da enflasyonun sıçrayacağını duyurmuştu. Ama 1 puan kadar. Mayıs ayındaki enflasyon artışı ise yüzde 2.42 oldu. Geçen seneki eksi yüzde 0.36 rakamının yerine geldiğinden yıllık enflasyon yüzde 4.28 den bir ayda yüzde 7.17 ye sıçradı. Sıçramanın ana kaynağı gıda fiyatlarındaki yüzde 4.71 lik artıştı. Bunun enflasyona katkısı yüzde 1.25 oldu. Mevsim dönüşü olduğundan giyim fiyatları da yüzde 11.68 arttı ve buradan da yüzde 0.84 katkı gelince yüzde 2.42 nin hemen hepsi bu iki sektörde gelmiş oldu. Giyim sektörünü geri bıraksak bile gıdadaki artışın devamı haziran ayında da gelebilir. Kaldı ki geçen yılki fiyatlar eksi yüzde 0.56 düzeyinde. Temmuz ayında da eksi yüzde 0.48. Yani bazın olumsuz etkisi daha iki ay sürecek. Seçim sonrasında da doğalgaz ve elektrik zamları gündemde. Tabii diğer bazı kamusal mal fiyatları da artırılabilir. Enflasyon yılın ikinci çeyreğinde başladığı yükselişini yılın üçüncü çeyreğine de taşıyabilir. Yüzde 7.17 olan enflasyon oranı belki çift haneli düzeyleri görebilir veya buraya çok yaklaşabilir.

TCMB NE YAPAR?: Bunun karşılığında Merkez Bankası'ndan adım atması beklenecek. Belki atacak da. Ama bu adımın politika faizini artırma yönünde olmasını biz güç görüyoruz. Çünkü nisan sonunda açıkladığı yılın ikinci Enflasyon Raporu'nda Merkez Bankası'nın sene sonu için beklediği enflasyonun orta noktası yüzde 6.9. Bunun alt sınırı yüzde 5.6, üst sınırı da yüzde 8.2. Yani enflasyonun yüzde 8.2'ye kadar yükselebileceğini zaten örgörmüş. Buna da bir tepki vermemiş. Bunun kalıcı bir şekilde üzerine çıkması durumunda tepki beklemek daha yerinde olabilir. Yani kurdan kaynaklanacak ekstra enflasyon artışları olmazsa Merkez Bankası faize dokunmayabilir. Ama piyasadaki faizin de artık yüzde 9'un altına gelmesi daha zorlaştı. Bir süre 9-10 aralığında gezebilir.

SONUÇ: "Geleceğin bütün çiçekleri, bugünün tohumları içindedir."Çin atasözü

 

Yukarı