TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Parasal genişlemenin bitmesi niye ciddi risk yaratıyor

ABD'nin ikinci parasal genişlemesi bu ay itibariyle bitiyor. Geçen hafta açıklanan istihdam verileri Mart 2009'dan bu yana ekonominin ilk kez bu kadar ciddi biçimde aşağıya döndüğüne işaret ediyor. Parasal genişlemenin amacı ekonomik canlanmayı sağlaması ve normale döndürmesiydi. Tam bitme aşamasına gelmişken iki yıldır düzelme yolunda giden ekonomi bozuluyor. Gerçi veriler sadece bir aya ait. Yani bir eğilimin ortaya çıkması için tek ay verileri yeterli olmayabilir.
Ancak Wall Street de beş haftadan bu yana düşüyor. Risk alma iştahı azalıyor, emtia fiyatları geriliyor. Hazine tahvillerinin faizi geriliyor ki, ekonomideki durgunluğa ve enflasyonist bekleyişlerin kırıldığına işaret eder. Nisan sonunda başlayan piyasa kötüleşmesinin mayıs ayında reel ABD ekonomisine de bulaştığını ve birlikte ilerlediklerini söylemek mümkün.

FAİZ NE ZAMAN ARTAR: ABD ekonomisinin hem finansal hem de reel tarafıyla haziran sonu yani parasal genişlemenin sonu gelmeden tepki vermesi ilginç. Belki parasal genişlemenin devamı gelmeyecek. Ama hemen parasal genişlemenin daralmaya dönmesi mi bekleniyor ki, ekonominin böyle bir tepkisi söz konusu. Parasal genişlemenin durdurulması kısa vadede piyasaları etkilemesi normal. Çünkü piyasa dediğin spekülasyon yapar, risk alır, paradan para kazanır. Genişlemenin durdurulmasıyla para arzı daha artmayacak, faizi de düşmeyecek. Belli bir ara dönemden sonra parasal daralma gündeme gelecek ve ardından da faizler yükseltilme yoluna gidecek. Açıklanan son ekonomik veriler kötü gelmeseydi beklentiler yıl sonu veya gelecek yılbaşı gibi, bu politikanın yürürlüğe konulacağı şeklindeydi. Ancak şimdi gelecek yıl gündeme gelir mi bilinmez. Bir ölçüde açıklanacak verilere ve toparlanmanın ne zaman olacağına bağlı.

NİYE BU KADAR ETKİLİ: Peki spekülatörlerin ellerindeki oyuncağın alınması neden bu kadar etkili oluyor? Çünkü piyasalarda hâkimiyetleri arttı. Krizden çıkışın formülünün daha fazla likidite verme ve düşük faiz olarak bulunmasıyla piyasalara trilyon dolarlık yeni likidite sunuldu. Bu para da, yine finansal piyasalarda değerlendirildi. Amerika'dan düşük faizle dolar borçlanıldı, gelişmekte olan ülkelerde hisse senedi borsalarına, ülke tahvillerine yatırıldı. Emtialara yatırıldı. Merkez bankalarının verdiği likiditeye ulaşabilenler ki başta bankalar geliyor, paradan para kazandı. Krizde uğradıkları kayıpları telafi ettiler. Sermayelerini güçlendirdiler.
Yine Amerika'da hisse senedi değerlerinin kriz öncesi düzeylerine yaklaşması, servet kaybını en azından yarısını geri getirdi. Diğer yarısının gayrimenkulde olduğu varsayılırsa, o piyasada herhangi bir düzelme henüz yok. Ancak servet kayıplarını yarı yarıya geri kazanmak da, hem harcama kabiliyeti yaratır hem de tüketici güvenini artırır.

*

Amerika kötüyse biz neden iyi oluruz?
Bu çerçevede parasal genişlemenin durdurulması paradan para kazanmayı azaltacağı için belli bir etkisi olacak. Öncelikle de finansal sektörden başlamak üzere. Zaten son haftalarda küresel düzeyde banka hisselerinin daha sert düşüşü de bundan olabilir.
Yine parasal genişlemenin bitmesi, risk iştahının azalması, bu arada şişmiş varlık ve emtia fiyatları varsa, bunların normale dönmesi demek. Normale dönüşten de öylesine korkmamak gerekir. Ama hangi taraf için? Elbette parasal genişlemeyi papan ülkeler için.
Küresel bazda likidite artışının durması ve ardından daralmasının en çok etkileyeceği ülkeler cari açığı yüksek olan gelişmekte olan ülkeler olacak gibi. Çünkü büyük cari açıklarını artık düşük faizli ve bol para yerine daha yüksek faizli ve daha dar bir kâğıt piyasasından fonlayacaklar. Fonlama olanakları kısıtlanacak veya maliyeti yükselecek. Varlık balonlarının sönmesinin Türkiye için tek yararlı sonucu ise emtia fiyatlarının geri gelmesi olabilir. Amerika'da işler düzeliyorsa parasal sıkılaştırma gündeme gelecek, bu da cari açığı yüksek bizim gibi ülkeleri zorlayacak. Yok ABD'de işler daha kötüye gider ve düzelmezse o durumda da, parasal daralma ve faiz artışı gündeme gelemez. Kısaca Amerika ile Türkiye'nin durumu tam bir paradoksu oluşturuyor.

SONUÇ: "İp koptuğu yerden bağlanır."Türk atasözü

Yukarı