TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dört denizden balıklar Ankara’da karaya vurmuş

Türkiye’nin üç bir tarafı deniz. Ankara ülkenin başkenti ve tam ortasında. Buraya Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara’nın bütün balıkları 6-7 saatte gelir. “Balık karaya vurmuş” misali, Türkiye’nin bütün balıkları Ankara’ya vuruyor. Lagos’un sahibi Ali Bölükbaş‘in anlattığı gibi, yakalanan balıklar sabah 5’te balık haline geliyor, saat 6’da kasalanıyor ve yola çıkıyor, akşam saat 6’da Ankara’ya geliyor ve 7.30’da tezgâha çıkıyor. Aynı günün balığı aynı günde tüketiliyor. Kent ülkenin yönetim merkezi olunca ve bütün yollar da Ankara’ya çıkınca, ortaya böyle bir avantaj çıkıyor.
Yoksa Ankara karasal iklime sahip, etçil bir kent. Ancak hızlı gelişme ve başkent oluşunun getirdiği avantajlardan dolayı balıkçıl bir kente doğru gidiş de var. Bugün itibarıyla Ankara’da balık lokantası ve restoranı sayısı 265’e yükselmiş. Hatta İstanbul’un, Ege’nin bazı ünlü balıkçıları da Ankara’da şube açmış. Kebapçı açan yok gibi. Ünlü kebapçılar İstanbul’a gelip yerleşiyor, balıkçılar ise Ankara’ya. İstanbul’dan Park Fora, Cunda’dan Bay Nihat, Trabzon’dan Fevzi Hoca, Muğla’dan Marmaris Balıkçısı bunlara örnek. Ankara’da her nedense en çok tutulan balık pişirme yöntemi buğulama. Ankara’da balık restoranı işletmeciliğinde çıtayı yükselten Trilye‘nin sahibi Süreyya Üzülmez “En lezzetli balık Ankara’da yenir. Mevsimindeki bütün balıklar Ankara’da yenir” diyor.
Bunu söylerken de, gece avlanan balıkların sabah balık haline, oradan Ankara’ya geldiğini ve akşam servise hazır olduğunu belirtiyor. Süreyya Üzülmez “Aynı günün balığı aynı gün burada servis edilir. Zaten balığın denizden çıkar çıkmaz pişirilmesi de doğru değil. En azından 5-6 saat dinlendirilmesi en ideali. Neredeyse o zaman diliminde de balık Ankara’da oluyor” diyor. Üzülmez, Trilye’nin Ankara’nın en çok tercih edilen restoranlarından biri olmasında her zaman taze ve dondurulmamış balık kullanmasının, geleneksel pişirme yöntemlerine bağlı kalmadan ama insan sağlığına daha yararlı yeni pişirme teknikleri denemelerinin etkili olduğunu belirtiyor. Buna buharda pişirmeyi örnek veriyor ve “Pastörize olmamış keçi sütünün buharında pişen balığın lezzeti daha başka oluyor” diye ekliyor.
Trilye’nin balık üzerine verdiği tatlı ise “ateş tatlısı.” Leblebi tozunun süt, şeker, fıstık ile kaynatılmasıyla yapılıyor. Bizzat kendilerinin buluşu. Bir kısım Ankaralılar ise Trilye’nin yüksek fiyatlarından yakınıyor. Bunu da Üzülmez’e soruyoruz. Yanıtı şöyle: “Bir kişi ortalama 100-110 liraya, şarap içerse 125 liraya çıkar. Ben dondurulmuş balık satmıyorum. Bunun bir maliyeti var. Belki kalitesine göre en ucuz yerlerden biri burası.”

Yukarı