TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

YERLİLERİN PARADA KAYBETME DÖNEMİ

Seçim öncesi ayda yani mayıs ayında yabancıların Türkiye piyasasından genelde çıktığını söylemek mümkün. Her ay izlediğimiz yerli ve yabancı portföyüne göre, mayıs ayında yabancıların Türkiye'deki finansal varlıkları 11.7 milyar dolar azaldı. 122.4 milyar dolardan 110.7 milyar dolara düşüş yüzde 9.5'luk bir gerilemeyi ifade ediyor. Bitişikte yer alan tablodan izlenebileceği gibi, yabancı portföyünün azalmasında hisse senetlerindeki 9 milyar dolara varan erimenin etkisi büyük. Bu gerileme hem borsadaki yüzde 10'a varan fiyat düşüşlerinden hem de yabancıların net bazda mayıs ayında satıcı olmalarından kaynaklandı. Mayısta yabancılar 470 milyon dolarlık hisse senedi sattılar.
 

YABANCILAR SATTI: Devlet iç borçlanma senetlerinde ise 2.2 milyar dolara varan bir azalma söz konusu. Yine nadir görülen durumlardan biri yabancıların mevduatlarının azalması. Burada da yarım milyar doları aşan bir rakam söz konusu. Kısaca yabancılar bu seçim öncesinde Türkiye piyasasında satıcıydılar, ama hareketleri piyasalar için yıkıcı olmadı veya olamadı.

YERLİ MEVDUATA YÖNELDİ: Yerlilerin finansal portföyü de mayıs ayında yüzde 1.7 artış kaydederek veya 1 3 milyar lira artarak 776 milyar liraya yükseldi. Bu artış mayıs ayı için açıklanan yüzde 2.42'lik tüketici enflasyonunun altında. Mayısta yerlilerin en dikkat çeken hareketi TL mevduata yönelmeleri. Burada yüzde 3.6 artış meydana geldi. Yılın beş aylık döneminde de yerlilerin portföyü 40 milyar lira ve yüzde 5.45 artış kaydetti. Bu artış da beş aylık yüzde 4.93 olan enflasyonla başa baş. Bu tablo yerlilerin finansal varlıklarını artıramadıklarını, tasarruf eğilimlerinin zayıfladığını ve paralarına para katamadıklarını gösteriyor.

GÖZLER CARİ AÇIKTA: ABD piyasaları cuma gününü kötü kapattı. Küresel piyasaların tadı yok. Dış piyasaların durumuna göre hareket söz konusu olacaksa Türkiye piyasalarının da haftaya negatif bir başlangıç yapması beklenir.
Ancak biliyoruz ki, bazı yerel etkilerle zaman zaman piyasalar dünyadan ayrışabiliyor. Aşağı veya yukarı yönde bu ayrışmanın örneklerine rastlıyoruz.
Geçmişteki seçimlerin aksine bu seçimde piyasalarda fazla bir oynaklık yoktu. Bunda belli bir beklentinin oluşması ve sürpriz beklenmemesi de etkili. Kısmen negatif bir ayrışma olduğu söylenebilir. Bunun da bazı nedenleri var. Nedenlerden biri cari açığın hızla artması, bu konuda seçim sonrasında önlem alınmasının beklenmesi ve kredi notu artışının da ötelenmesiydi.
Seçim de piyasalar açısından geçilmesi gereken bir kavşak noktası niteliğindeydi. Bu konuda beklentiler tek parti iktidarının devam etmesi yönünde oluştu. Bu nedenle siyasi belirsizlik belki ilk kez bu seçimde bu kadar düşüktü. Hatta son haftada piyasaların dalgalanması önemli ölçüde azalmıştı. Bu yazı yazılırken henüz sandıklar açılmamıştı. Ancak sandıktan sürpriz bir sonucun çıkması beklenmiyor. Sonuçta seçimin geride kalması ve beklenenin gerçekleşmesiyle piyasalar bir kavşaktan daha geçmiş olacak, daha ileriye bakacak.

DAHA ÇOK OYNAKLIK: Bakılacak en önemli nokta cari açık. Cari açık konusunda ne
yapılacak? Bugün nisan ayı cari açık rakamları açıklanacak. Eğer bu rakamlar negatif anlamda şaşırtmaya devam ederse, dışarının negatif havasıyla birleşerek Türkiye piyasalarının olumsuz yönde ayrışması söz konusu olabilir. Sandığın etkisi ise beklenenin gerçekleşmiş olmasından dolayı hafif kalabilir.
Ardından yeni hükümetin kurulması, programının açıklanması ve cari açık konusunda atılacak adımların ne olacağı beklenmeye başlanacak. Dolayısıyla önlem aşamasına gelinceye kadar haftalar geçecek. Bu sırada bizim piyasalar seçim öncesine göre daha çok dalgalanabilir. Piyasalarda durgunluk bitebilir, oynaklık artabilir.

YENİ DÖNEM: Cari açık konusunda önlem alınmaması bu oynaklığı artırır, elbetteki olumsuz yönde. Önlemler de pozitif yönde bir etki yaratabilir. Önlemlerin bizzat kendisinin de piyasalar üzerinde belli etkileri ortaya çıkabilir.
Alınması gereken yeni önlemlerin ve siyasetin gireceği yeni kulvarın etkisiyle piyasalarda heyecanlı ve oynaklığın daha artacağı yeni bir döneme giriyoruz.

SONUÇ: "Yeni bir durum yeni bir mimarı gerektirir."Jean Nouvel

 

 

 

 

 

 

Yukarı