TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye tahvilde ilk 10'da

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası hep hisse senetleri tarafı ile anılır. Dünyada da böyledir.
Bu duruma rağmen İMKB'nin Tahvil ve Bono Piyasası yani sabit getirili devlet iç borçlanma senetleri tarafı hisse
senetlerinden çok daha büyük bir piyasadır. Hisse senetlerinin 5 katı işlem olur. 2 milyar dolarlık hisse senedi işlemine karşılık günlük 10 milyar dolarlık sabit getirili işlem gerçekleşir.

20. KURULUŞ YILI: Bu hacmin dörtte üçü de repo piyasasına aittir. Bankaların, yatırım fonlarının repo işlemleri yoğundur.
İMKB hisse senetlerinde dünyanın en büyük 24. borsasıdır. Aslında 16. büyük ekonomiye sahip bir ülkenin borsasının potansiyel gelişimini göstermediğinin de çok somut bir göstergesidir bu. Ancak İMKB'nin sabit getirili menkul kıymet işlemlerindeki sıralaması dünyada 8.'dir. Yani ekonomik sıralamadaki yerimizi ikiye katlayan bir performans söz konusu. Hisse senedi piyasası 1986'da yeniden düzenlenerek açılmış. Tahvil ve Bono Piyasası 1991'de. Önceki gün da Tahvil ve Bono Piyasası'nın 20 kuruluş yılı kutlandı. Rakamları buradaki toplantıda öğrendik.
Başarının nedenini sorgularken Türkiye nin özellikle 2001 öncesinde aşırı bir borçlanmaya gittiğini hatırladım. dünyanın en yüksek faizini veren bu ülkeydi. İç borçlanmanın vadesi de çok kısaydı. Üç aylık hazine bonoları bütün piyasaların göstergesi ve yönlendiricisiydi. Tabii böylesi bir borç stokunun çevrilmesi ve ikincil piyasa işlemleri böylesine dev bir piyasa yarattı. Ekonomik büyüklüğünün iki katına çıkan bir tahvil piyasası bu nedenle oluştu.

AŞIRI BORÇ ETKİSİ: Tabii, bu borç stokunun eritilmesi, vadesinin uzatılması zaman aldı. Ancak 2010' lu yıllarda artık borçlanma yönünden rahatlamış durumdayız. Ama bu borcun çevrilmesi ve yarattığı piyasa rahatlıkla dünyada ekonomik sıralamamızın çok önüne geçebiliyor. Borç giderek azaldığına göre İMKB' nin bu piyasadaki dünya sıralamasının da durulması veya gerilemesi gerekirdi. Tahvil piyasası yetkililerine sordum. Geçmiş yıllarda daha ön sıralardaydık. Mesela 2005 yılında tahvil piyasaları arasında Türkiye dünya beşincisi olmuş. Borçlanmadaki azalmaya paralel sıralamadaki yerimiz 2010 yılında dünya 8'inciliğine gerilemiş.

***

Dünyanın 8. büyük organize tahvil pazarı
İMKB böyle bir piyasaya sahip olmakla övünebilir ve buradan para kazanabilir. Zaten İMKB'nin komisyon gelirlerinin yüzde 80'i de Tahvil ve Bono Piyasası'ndan geliyor. Yani İMKB hisse senedinden değil asıl kazancı tahvilden sağlıyor.
Piyasanın 20. kuruluş yılında konuşan İMKB Başkanı Hüseyin Erkan ilk yıldaki işlem hacminin 312 milyar dolar olmasına karşılık 2010'da 2.3 trilyon dolara ulaştıklarını belirtti. Bunun yanında ilk yıl işlemlerin yüzde 90'ının organize piyasa dışında, tezgâhüstünde, yüzde 10 unun İMKB de yapılmasına karşılık 2010'da yüzde 83'ünün organize piyasada, yüzde 13 ünün borsa dışında yapıldığını belirtti ve "Bu piyasa dünyanın 8. büyük organize tahvil pazarı haline geldi" dedi.
Piyasanın kurulduğu dönemde İMKB Başkanı olan Yaman Törüner de rahmetli Özal'ın Menkul Kıymet Tazmin Fonu'nu yapılan kesintileri kaldırarak organize piyasanın gelişmesine yaptığı katkıyı andı.

SIRA ÖZEL TAHVİLDE: Piyasayı kuran ise SPK'da tahvil piyasası üzerine tez hazırlayan Abdullah Akyüz'dü. TÜSİAD'ın Washington temsilcisi olan Akyüz, dönemin bir bürokratına konuyu açarken Hazine'nin borçlanmasını kolaylaştıracağını belirtmiş. Bürokrat da kendisine "Kamunun borçlanmasına yardım eden her şeye karşıyım. Bu piyasaya da o nedenle karşıyım" demiş. Akyüz 1994 ve 2001 krizlerinde piyasanın öneminin arttığını ve gelişiminin zaman içinde oluştuğunu belirtti.
Şimdi ise devlet iç borçlanma piyasasının büyüme hızı düştü. Çünkü devletin borçlanma ihtiyacı azaldı. Buna karşılık enflasyonun düşmesinin etkisiyle özel sektör tahvillerinin önü açıldı. Dolayısıyla Türkiye'nin dünyanın ilk 10 organize tahvil piyasası arasında yer alması sürecek gibi. Üstelik daha sağlıklı bir ekonomik yapıyı yansıtarak.

SONUÇ: "Kaybettiğiniz her şeyden başka bir şey kazanırsınız." Emerson

Yukarı