TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Son yılların en iyi istihdam verileri

Mart ayı için açıklanan istihdam verileri son yılların en iyi rakamlarıydı.
■ Mart 2011'de Türkiye'deki işsiz sayısı 3 milyonun altında, 2.816 bin kişi. İşsizlik oranı da yüzde 10.8 ile kriz sonrasının en düşüğünde.
■ İstihdam edilen kişi sayısı son bir yılda 1.543 bin kişi arttı ve 26.103 bine yükseldi. Tarım dışı istihdam da 956 bin arttı. Dolayısıyla nereden bakılırsa bakılsın son bir yılda 1 ile 1.5 milyon arasında değişen istihdam yaratılmış durumda. Bu çok iyi bir performans.
■ Mevsim etkilerinden arındırılmış veriler de Mart 2011'de işsizlik oranının yüzde 10'un altına düştüğünü ve yüzde 9.9'a indiğini gösteriyor. Bu rakam da 2007 sonrasının veya küresel krizden bu yana geçen 4 yılın en iyi verisi.
■ İşsizlikte son bir yılda Türkiye çok net başarılar elde etti. Bu hızda devam ederse işsizlik sorununu 10 yılda hafifletmek mümkün. Hafifletmek diyorum, çünkü işsizliği kökünden çözmek mümkün değil. Siz ne kadar çözerseniz, çorap söküğü gibi, arkası gelir. Türkiye'ye dışarıdan işgücü göçü olur.
■ Ancak nüfus atışına göre yüzde 50 işgücü piyasasına katılım üzerinden her yıl 500 bin kişiye yeni iş sağlanırsa işsiz stoku ancak büyümez. Mevcut stok ise 3 milyon resmi olmak üzere, 5 milyon civarında. Bu da ancak 10 yılda eritilebilir. Her yıl 1 milyon istihdam yaratılacak ki, bir yandan yeni gelen 500 bin kişiye iş sağlansın, öbür yandan stoktan 500 bin kişiye iş bulunsun ve bu stok işsizlik sıfırlanabilsin. Fakat işgücüne talebin artmasıyla reel ücretler yükselir, işgücüne katılım artar. Hâlâ Türkiye'de işgücüne katılım yüzde 50'yi bulmuş değil. Yani nüfusun ancak yarısı işgücü piyasasında. Diğer yarısı hiç bulaşmıyor. Ya öğrenci, ya emekli, ya engelli ya da ev kadını. Türkiye'deki ev kadını sayısı 12 milyon.
■ İşsizliğin azalması ve reel ücretlerin yükselmesi durumunda nüfusun diğer yarısından işgücü tarafına geçişler hızlanacaktır. Bu zaten kalkınmanın şartıdır. Geçişlerin olmasıyla yılda 1 milyon yeni istihdam da yaratsak, işsizlik sorunu çözülmeyecek, devam edecek. Ama daha çok kişinin çalışmasıyla gelirini artırmasıyla ekonomideki büyüme, kişi başına gelir artacak.

***

Her yıl 1 milyon istihdam yaratılabilir mi?
Yukarıdaki parlak tablonun görünüşü çok iyi ama sürdürülebilir mi?
Son bir yılda olduğu gibi, Türkiye her yıl veya ortalama olarak 1 milyon yeni istihdam yaratılabilir mi? Teorik olarak mümkün. Ancak son bir yılda yaratılan yeni istihdamda, krizden çıkışının, yüzde 9'luk büyümenin ve geride bırakılan seçimlerin etkisi var.
Hükümetlerin seçimi alma yönündeki stratejisi çerçevesinde işsizlik oranları genelde en düşük düzeyine iner. 2007 seçimleri öncesinde durum aynen böyle oldu. Temmuz 2007'de işsizlik yüzde 8.8 oranı ile 2001 sonrasının en düşük düzeyini gördü. Mart 2011 'de ise yüzde 10.8 ile son 4 yılın en düşük rakamlarından biri gerçekleşti. Daha geride nisan, mayıs ve haziran ayı rakamları açıklanacak. Bu üç ayda da muhtemelen işsizlik oranı gerileyecek. Bu seçimde de en düşük seviyesine inecek. Belki yüzde 10'un altını bile görecek. Şüphesiz bu tablo gayet iyi bir tablo. Bir yılda 1 milyonun üzerinde istihdam yaratmak veya işsizlikte 3 puanlık iyileşme sağlamak her ekonominin harcı değil.
Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var. Bu durum seçim sonrasında sürdürülemez. Çünkü istihdam konusunda devlet de, özel sektör de, normal koşullara geri dönecek. Bırakın istihdam yaratmayı mevcut istihdamı korumak bile başarı sayılabilir.
Kaldı ki, cari açığı kontrol altına almak gibi bir durumla da karşı karşıyayız. Bu da ekonominin hız kesmesini gerektiriyor. Bir kez daha işsizlik mi yoksa cari açık mı ikilemiyle karşı karşıyayız. İşsizliği çözmek için büyümeye devam etmemiz gerekir. Ancak karşımıza cari açık kısıtı çıkıyor. Cari açığı sorun olmaktan çıkarmak için de büyümeyi unutmak gerekiyor. Bu kez de işsizlik sorunu karşımıza çıkıyor. Tam "40 katır mı 40 satır mı" aşaması.

SONUÇ: "Engel ne kadar büyükse onu aşmanın zaferi de o kadar büyük olur." Moliere

Yukarı