TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Borsada keriz filan kalmadı

Polisiye bir borsa operasyonu daha yapıldı. 10'larca kişi gözaltına alındı. Sonuç geçmişteki operasyonlar gibi, yine boş mu çıkacak, yoksa bu kez farklı mı olacak, göreceğiz. Bu tür hareketlerin varlığını sürdürmesine şaşırmamalı. Adı "Borsada keriz silkeleme" olarak kalan bu tür operasyonlar ara sıra karşımıza çıkacak. Çünkü birileri sürekli en çok veya daha çok kazancın peşinden hep koşacak. İnsan dediğin aç gözlü bir yaratık. Böyle bir kazancı isteyenler çıkacak. Yine uyanık birileri çıkıp bu kişilerin paralarını toplayacak, ya manipülasyon yaparak ya saadet zinciri oluşturarak getiri vaat edecek. Amerika gibi sermaye piyasası kültürünün en gelişmiş olduğu ülkede Modof olayı yaşanabiliyorsa bizim ülkemizde de yaşanabilir.

HALK DENEDİ: Benim itirazım ise keriz silkeleme sözüne. Borsada artık keriz filan yok ki, silkelensin. Aldatılacak öyle küçük yatırımcı, saf Anadolu insanı kalmamış. tür yatırımcıları piyasa, aradan geçen 20 yıl içinde vahşice, hoyratça yedi, bitirdi. Yenisini getirecek hikâye ve başarı öyküleri de ortada yok. Güngör Uras'ın yazdığı gibi 1992 yılı başlarında bu deyimi ilk ben yazmıştım. O zamanki durumu iyi yansıtıyordu. Saf ve bakir Anadolu insanı köşeyi dönmek için borsaya akın akın geliyordu. Ne aracı kurum biliyor, ne hisseyi tanıyordu. 1990'ların ilk yıllarında borsadaki yatırımcı sayısı 1 milyonu bulmuştu. İş dünyasının duayeni Vehbi Koç bu durumu bize "Halk borsayı deniyor" diye değerlendirmişti. Gerçekten halk borsayı denedi, ağzı yandı ve bıraktı. Fiyat hareketlerindeki büyük oynaklık, manipülasyonlar, şirketlerin temettü dağıtmaması, aracı kurumların müşteri emanetlerini iç ederek batması, şirketlerin batması geniş kitlelerin bu piyasadan soğuması için yeterince neden oluşturdu.

REFORM YAPILAMADI: Bütün bu nedenlerle 2001 krizi ile sermaye piyasasının da tıpkı bankacılıkta olduğu gibi, yeniden yapılandırılması gerekiyordu. 2001 ekonomik programına sermaye piyasasının girmesi, hükümetlerin ekonomi politikaları arasında yerine alması lazımdı. Ekonominin ihtiyaç duyduğu uzun vadeli fonların yaratılması, yatırımların finanse edilmesi ve rekabet gücünün artırılması adına sermaye piyasası güven kazanacak biçimde yeniden yapılanmalıydı. Bu yapılmadığı için, yerli halk borsaya bir türlü dönmedi, piyasa da yabancıların eline geçti. Keriz silkeleme deyiminin ortaya çıktığı 1992'de borsadaki yerli payı yüzde 97, yabancı payı yüzde 3 iken, bugün yerli yüzde 38'e geriledi, yabancı yüzde 62'ye yükseldi. Yerli yatırımcı sayısı 2001 krizi öncesinde 1 milyon 383 bine kadar yükselmişken son olarak 1 milyon 90 bine yeniden çıktı.

ASIL SORUN YERLİ YOKLUĞU: Ancak bu sayı içinde hesabında bir lirası veya bir hisse senedi kalan da var. Merkezi Kayıt Kuruluşunun verilerine göre hesap bakiyesi 10 bin liranın altında kalan yatırımcı sayısı 840 bin kişi. Hesapların çoğu da hareketsiz. Bir kere bu sayıyı düşün. Bu hesaplardaki bakiye tutarı sermaye piyasasına giriş için yetersiz. Hesap bakiyesi 10 bin liranın üzerindeki yatırımcı sayısı ise 250 bin. Dikkate alınacak büyüklük de bu bence. Gerçek yatırımcı sayısı bu. Bu insanlar da, bir sürü badireyi atlata atlata bugüne gelmiş. Acı patlıcanı kırağı çalmaz misali hiçbiri kolay kolay kandırılamaz. Borsada keriz olmadığı gibi, küçük yatırımcı da yok. Hatta yerli yatırımcı tabanı çok zayıf. Sermaye piyasasının asıl sorunu bu. Ekonominin asıl sorunu da sermaye piyasası. Gelişmiş bir sermaye piyasası olsaydı bu kadar cari açık olur muydu hiç.

SONUÇ: "Teraziyi uz tutmayan, sonunda ağlar." Türk atasözü

 

 

 

 

 

 

Yukarı