TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Cari açık her gün çeyrek milyar dolar yutuyor

Önce seçim beklendi. Beklendiği gibi de sonuçlandı. Ardından 23 Haziran'da yapılacak Merkez Bankası'nın faiz kararına gözler çevrildi. Ancak oradan beklenen karar çıkmadı. Merkez Bankası politika faizini artırmadı ve buna ilişkin bir ipucu da vermedi. Buna karşın siyasi söylem ise "sıfır reel faiz" şeklindeydi. Türkiye'ye portföy yatırımı yapan, kısa vadeli sermaye getiren yabancıların bir kazancı sermaye veya faiz getirisi ise diğer kazancı da TL'nin değerlenmesindendi. Bırakalım kurdan elde edilecek kazancı, asgari koşulları kurdan zarar etmemeleriydi. Ülkeye getirdikleri para ile para kazanıp sonra çıkarken kurdan herhangi bir kayba uğramamaları onlar için önemli.
Türkiye de ise Merkez Bankası kasım ayından bu yana düşük politika faizi, yüksek zorunlu karşılık ve geniş faiz koridorundan oluşan yeni politika yaklaşımını yürürlüğe koydu. Döviz kurunun kısa vadeli oynaklığı arttı. Repo piyasasında faizin oynaklığı arttı. Sıcak paranın en kısa vadelisi, ya vade uzattı ya da ülkeden çıktı. Buraya kadar alınan önlemlerin sonuçları olumlu.
KURDAKİ HAREKET: Ancak seçim sonrasında cari açık için beklenen önlemler arasında yabancılar için faiz artırımı da vardı. Daha açıkçası yabancılar TL faizinin artırılarak kur yükselmesine karşı bir sigorta görevi yapmasını istedi. Ne de olsa cari açıktan dolayı Türkiye' nin riski artmıştı. Merkez Bankası faiz artırmayınca kendilerini güvende hissetmemeye başladılar. Yabancılar Türkiye'den çıkmadılar ama yeterince yeni fon da getirmemeye başladılar. Dün Merkez Bankası'nın haftalık verilerinden giderek yabancıların Türkiye den çıkmadıklarını belirtmiştik. Döviz kurunun, yerlilerin ve özellikle büyük şirketlerin cari açık riskini azaltma amacıyla alım yapmaları sonucu yükseldiğini belirtmiştik. Dövizdeki yükseliş dün de sürdü. Bir dolar ve bir Euro'dan oluşan döviz sepetinin seyri yukarıda yer alıyor. 9 Mart 2009'da yani krizin dip seviyesine indiği bir günde sepetin değeri 4.0791 idi. Hem küresel koşulların değişmeye başladığı hem de Merkez Bankası' nın para politikasını değiştirdiği tarih olan 9 Kasım 2010'a kadar geçen 1.5 yılda döviz sepeti TL karşısında yüzde 17.4 geriledi ve sepet 3.3705'e indi. Ancak o tarihten bu yana geçen 7 aylık dönemde sepetin TL'ye karşı artışı yüzde 18.1'e vardı ve dün 3.9820'ye kadar yükseldi.

ARTIK TEST AŞAMASI MI:Kurun son zamanlarda yükselişinin gerisinde yatan asıl etken yüksek cari açık. Yani dövize olan ihtiyacın artması. Yılın ilk dört ayında verilen cari açık 29 milyar 642 milyon dolar. Aylık ortalama 7.410 milyon dolara denk gelen bu açık için her ay aynı miktarda ekstra bir döviz bulunması lazım ki, açık sürdürülebilsin. Cumartesi, pazarlar ve tatil günleri dahil Türkiye'nin her gün 337 milyon dolar taze dış kaynak bulması lazım ki, cari açık çarkını çevirebilsin. Bu düzeydeki bir açık için ister borç ister doğrudan sermaye şeklinde olsun, bu kaynağı bulması gerekiyor. Gayet yüksek bir rakam. İşte kurların yükselmesi için Türkiye den ille de yabancıların çıkması gerekmiyor. Yeterince para getirilmemesi bile kurun artmasına yetebilir. Kaldı ki yerlilerin döviz alımlarını da artırmaması lazım. Bu atakla birlikte galiba sıra, yeni Merkez Bankası Başkanı' nın ve sıfır reel faizin testine geldi.

SONUÇ: "Gülün nedeni yoktur/ Gül çiçek açtığı için çiçek açar." Angelius Silesius

Yukarı