TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Eksi enflasyonun üç önemli katkısı

Dünya rekoru kırdığımız büyümenin bir sonucu cari açık rakamlarında ortaya çıktı. Döviz açığımız da rekor kırdı ve dünyada sayılı ülkeler arasında yerimizi aldık.
Yine yüksek büyümenin bir yan etkisini görebileceğimiz alan enflasyondu. Özellikle iç tüketimin tüm zamanların en üstü düzeyine çıkmış olmasının fiyatlar üzerinde bir baskısı olabilirdi. Yıllık bazda enflasyon yüzde 3.99'a indikten sonra baz etkisi ile birlikte tüketim patlaması enflasyonu azdırabilirdi. Mayıs ayı rakamları beklenmedik ve çoğu kişinin anlam veremediği düzeyde yüksek çıktı. Yüzde 2.42'lik aylık fiyat artışı ile yıllık enflasyon da yüzde 7.17'ye sıçradı. 2001 yılından sonra en yüksek mayıs ayı enflasyonu ortaya çıktı.

41 YILIN EN DÜŞÜĞÜ:Enflasyonun sıçramasının devam mı edeceği yoksa hız mı keseceği konusunda haziran verileri önemliydi. Dün gelen rakamlar yine şaşırtacak kadar düşük çıktı. Yüzde 1.43 eksi enflasyon ile haziran ayı son 41 yılın en düşük rakamını oluşturdu. Bundan önceki mayıs aylarında en fazla düşüş yüzde 2.39 ile 1970 yılına ait.

ÜÇ KATKI: Enflasyonun beklenenden de düşük çıkmasının üç önemli katkısı oldu.
■ Bu düzeltme ile büyümenin karşımıza çıkartabileceği yükselen enflasyon sorunu şimdilik alt sıralara itildi.
■ Merkez Bankası'nın elini de en azından enflasyon kaynaklı faiz baskısı konusunda rahatlattı.
■ Yüksek oranlı eksi enflasyon en çok da tasarruf sahiplerini kurtardı. En azından haziran ayını. Yukarıda yer alan tabloya bakınca yatırım araçlarının aylık bazda yüksek sayılabilecek reel getiriler elde ettiğini görüyoruz. Hatta kaybettiren yatırım aracı yok. En yüksek getiriyi ise yüzde 11 ile altın ve yüzde 10 ile Euro sağladı. Dolar da kaybettirmedi. Döviz sepetindeki altı aylık artış ise yüzde 3.68 düzeyinde gerçekleşirken enflasyondan arındırıldığında bu getiri yüzde 6.43'e ulaşıyor. Dövizin reel kazanç sağladığı nadir yıllardan birini yaşıyoruz.

İLK YARIDA DURUM: Yüksek sayılacak haziran ayı getirileri altı aylık bazda çoğu yatırım aracının reel getiriye dönmesini sağlayamadı. Repo, eurobond, yatırım fonları ve borsa yılın ilk yarısında negatif getirilere sahip. Farklı olan ise bankaların negatif getirisinin yüzde 12'ye varmasına karşılık sanayi grubu hisselerinin yüzde 1.5 gibi makul düzeyde bir reel getiri sağlamasıydı. Bu durum, yeni para politikasının bir sonucu. Politika yürürlükte kaldığı sürece devam da edebilir. Yeni para politikası sadece dövize yaramış gibi. Getiri arayışında dönüp dolaştık geldik yine döviz ve altına.
 

SONUÇ: "Düşük enflasyon iki aylık hamileliğe benzer, çünkü büyümeye devam eder." Leon Henderson

 

 

 

 

 

Yukarı