TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Tüketiciler altın vuruşu yaptı

Merkez Bankası 11 Kasım 2010 tarihli toplantısı ile düşük politika faizine, geniş faiz koridoruna ve yüksek zorunlu karşılığa dayalı yeni para politikasını ortaya koydu. Amaç kredi artışını kontrol ederek finansal istikrarı sağlamaktı. Aradan geçen 7.5 ayda Merkez Bankası bankalardan zorunlu karşılıkla 50 milyar lira çekti. Bu hafta ekonomistlerle yaptığı toplantıda da yeni bir zorunlu karşılık artışına gitme gereğinin azaldığını duyurdu. Yüzde 1.5 ile yüzde 9 arasında belirlenen geniş faiz koridoru da daraltılacak. Kısa vadeli belirsizlik yaratmak, gecelik sıcak parayı ürkütmek ve kurun düzeyini yükseltmek tamam ki, Merkez Bankası bu kadar yeter diyor. Düşük politika faizi sürecek. Yeni para politikasının üç ayağından ikisi gitti, düşük politika faizi kaldı.

TALEP ÖNE ÇEKİLDİ: Peki istenen amaç hasıl oldu mu? Kredilerdeki hızlı artış geçtiğimiz 7.5 ayda kontrol altına alındı mı?
Yukarıda bunun rakamları var. Hem tüketici kredilerinin hem de faizlerinin aylar itibarıyla seyri yer alıyor bu tabloda. Şöyle bir sonuç çıkmış ortaya:
■ Kasım 2010 sonunda 119.3 milyar lira olan tüketici kredileri 24 Haziran'da 149.7 milyar liraya yükseldi. 7 ayda 30.4 milyar lira veya yüzde 25.5 arttı. Ancak tüketici kredilerinin daha yeni başladığı 2007 öncesinde görülebilecek oranlar.
■ Tüketicilerin kredi kullanımını, yapılan düzenlemelere ve uyarılara rağmen artırmasının nedeni ise faizin tabana inmesi, daha sonraki aylarda artışa geçeceğinin beklenmesine ve belki de kısıtlanacağının tahmin edilmesine yorumlanabilir. Krediyi en düşükten yakalama ve alma isteği, aynı zamanda kredi taleplerini öne çekti. Bu durum konut ve otomobil alımlarını da yine öne aldı. Aynı dönemde kredi kartlarıyla harcama yüzde 14 artmışken tüketici kredileri stokunun yüzde 25.5 büyümesi bize öne çekilen ve patlayan bir kredi talebini gösteriyor.
■ Yine tabloya baktığımızda geçmiş aylarda tüketici kredisi kullananların avantajlı çıktıkları da dikkati çekiyor. Özelliği gereği tüketici kredilerinin faizleri sabit, bankalar tarafından artırılamıyor. En düşük faiz oranlarından kredi kullanmanın tüketiciler için avantajı burada. Faiz artışlarından etkilenmemekte.
■ Nitekim taşıt kredi faizi en düşük noktasını aralık ayında yüzde 9.3 ile gördü ve yüzde 11.5'e yükselerek 2.2 puan arttı. Her gelene de kredi yok. Konut kredileri de yüzde 9.5'ten 11.1'e yükseldi ve 1.6 puan arttı. Ticari kredi faizleri de yüzde 8.2'den 10.6'ya çıktı ve 2.4 puan yükseldi.

ÜÇ NEDEN: Geçtiğimiz dönemde tüketimin coşmasında üç faktör etkili oldu.
■ Fiyatlar en düşük düzeyindeydi. Yıllık tüketici enflasyonu yüzde 3.99'a kadar indi. Bir neslin görebildiği en düşük enflasyondu.
■ Kredi faizleri de tek haneli rakamlara inerek en düşüğündeydi. Bu da bir neslin görebildiği en düşük kredi faiziydi.
■ Buna genç nüfusu ve tüketime olan açlığı da ekleyince, 40 yılda bir gelen fırsatı Türk insanı kaçırmadı, pozitif anlamda bir altın vuruş yaptı.

SONUÇ: "Bu bir kuyrukluyıldızdır, 40 yılda bir doğar'' Türk atasözü

Yukarı