TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İki kıtada da bıçak sırtı gidiş

Altının dünya likiditesi ile güçlü bir ilişkisi olduğu son gelişmelerle bir kez daha ortaya çıktı. Fed Başkanı Bernanke, mevtup parasal genişlemenin uzatılmasına, belki biraz daha esnetilmesine ilk kez kapı araladı. Bu bile altının yükselmesini ve tarihinde ilk kez 1.590 dolara çıkmasını sağladı. Doların faizinin artmayacak olması ve miktarının piyasada bollaşabileceği ihtimali, doların değer kaybetmesine yol açtı. Üstelik Avrupa çok büyük bir borç sorunu ile karşı karşıya kalmışken. Çünkü işler Avrupa'da iyi gitmediği gibi, Amerika'da da iyi gitmiyor. İki kıtada da bıçak sırtı bir gidiş olduğunu söylemek mümkün.
■ Amerika'nın borçlanma limitini artırıp artıramayacağı iyice belirsizleşiyor. Başkan Obama Konge üyelerine kızmış ve toplantıyı terk etmiş. Moody's ise ABD'yi notunu düşürmek için "negatif izlemeye" aldığını açıkladı. Türkish Yatırımın araştırmasına göre, son 50 yılda ABD'de 78 kes borç limiti yükseltilmiş. Böylesine rutin sayılabilecek bir gelişmenin tıkanması ve büyük bir soruna yol açma aşamasına gelmesi Başkan'ın Demokratlar'dan olmasına karşılık Kongre'nin çoğunluğuna Cumhuriyetçiler'in sahip bulunmasından ve seçime az bir kalmasından kaynaklanıyor. Koalisyonun gereği yapılıyor. Ancak olan da
ekonomiye oluyor. Eğer beklenmeyen biçimde ABD borç limitini
yükseltemezse bazı kamu borçları ve yükümlülükleri de ödenemeyecek. Bu fiilen borç ödeyemez duruma düşmek demek. Amerika'nın 1918'den beri taşıdığı AAA notunu kaybetmesi dünyanın sonu değil. Ancak pek çok şeyi alt üst edecek etkiye sahip. Son anda iki parti uzlaşabilir de. Normal beklenti de bu. Gelişmelerin her iki yönlü sonuçlanabilecek olmasını dikkate almak gerekiyor.
■ Amerika'nın yanında Avrupa da bıçak sırtı gidiyor. Yunanistan ve arkasından diğer küçük ülkelere, sonunda İtalya'nın eklenmesi borç sorununu tavan yaptırdı. İtalya dünyanın en büyük üçüncü borçlu ülkesi. Piyasalar tarafından spekülatif bir atakla karşı karşıya. Bu atağı, başta İtalya ve AB iyi karşılayamazsa kendileri için de, Avrupa için de, dünya için de kötü senaryo işlemeye başlayacak. Yerinde ve zamanında önlem alınırsa da, en kötü senaryodan geri dönülecek.

Küresel krize göre Türkiye niye daha çok etkilenir?

Dünyanın en borçlu birinci ve üçüncü ülkesinin başı dertte. Sorunun iki ülkede aynı anda yaşanması, etkisini de artırıyor. 2008-2009 küresel krizi ABD'nin mortgage kredilerinin geri ödenememesinden çıkmıştı. Yani bir ülkeden. Şimdi yine aynı ülke işin içinde, yanında bir başka büyük borçlu ülke daha eklenmiş. Gerçekten Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın belirttiği gibi, "Son derece ihtiyatlı ve dikkatli gitmemiz gereken bir dönemdeyiz." Babacan dün yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Dünyada 2008-2009 benzeri başka sıkıntılı bir tabloyla karşı karşıya kalma ihtimalimiz var. Yanı başımızda güçlü bir deprem olursa bu depremden Türkiye'nin etkilenmemesi diye bir şey söz konusu olmaz. Avrupa'da olabilecek ciddi bir sarsıntı, Türkiye'de de hissedilir."
Bir kere İtalya'da gerekli önlemlerin alınamaması durumunda birkaç yıl önce yaşadığımız boyutta bir krizle karşılaşabileceğimiz gerçeğinin altını kalınca çizmek gerekir.

GEÇMİŞLE FARK NEREDE:

2008'e göre 2011'de eğer bir kriz gerçekleşecekse Türkiye bu döneme bir avantajına karşılık üç büyük dezavantajla girecek.
■ Avantajı, küresel krizi yaşamış, deneyim kazanmış ve kendini ispatlamış olmasıdır. Bankalar krizden güçlenerek çıktı, özel sektör şirketleri de borçlarını IMF yardımı olmadan geri ödeyebildi. Kriz sonrası da hızla toparlandı. Bu, iyi bir deneyim.
■ İkinci dezavantaj, Türkiye'nin daha yüksek bir büyüme oranına sahip olması. 2007'de büyüme yüzde 4.7'ye inmişti. Bugünkü büyüme çift haneli.
■ Cari açığın 2008'e göre 30 milyar dolar daha fazla artması da ikinci bir dezavantaj oluşturuyor.
Cari açık ve büyüme ne kadar yüksekse düşüş aşamasında alınacak tahribat o derece büyük olacak demektir.
■ Üçüncü dezavantaj ise İtalya'nın en büyük ikinci ihracat yaptığımız ülke olmasıdır.
Bu yönleriyle yeni bir kriz İtalya'dan başlayacaksa Türkiye'ye etkisi daha çok olabilir.

SONUÇ: "Sıhhatli olmak istiyorsan, ihtiyar gibi yaşa." Musevi atasözü

Yukarı