TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Güçlü bütçe Türkiye'yi dış tehlikelerden korur mu?

Bütçede sağlam gidiş ileriye yönelik beklentilerin ve güven duyulmasının da en önemli kaynağı. Borçlanma ihtiyacının azalacak olması hem faiz oranları üzerindeki baskıyı hafifletiyor hem de piyasadaki parayı özel sektörün kullanımına bırakıyor. Özel sektörün tüketim, üretim ve yatırım kararlarını bu durum artırıyor. Bu anlamda ne kadar sağlam bütçe o kadar büyüme yaratıyor. Elbette yüksek kamu borcunun pençesine düşmemiş ekonomiler için bu geçerli. Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 40'ın altında olması, bu konuda iyi bir güvence sağlıyor.
 

İLK TEHLİKE AB'DEN: Yoksa Yunanistan kemer sıkıyor ama büyümeye geçemediği için, borcun milli gelire oranı artıyor. İtalya'nın borç sorunu mu var yoksa büyüme sorunu mu derseniz, benim tahminim ikincisi. İtalya yüzde yarım düzeyinde değil de, yüzde 2-3 büyüyebilseydi piyasalar tarafından spekülatif bir atakla karşılaşmayabilirdi. Dizayn, moda, lüks marka, ziynet eşyası ihraç eden bir ekonomi olarak krizde konjonktürel bir durgunluk yaşıyor. Bu malların dünyada talebi daraldı. Dolayısıyla İtalya'nın sorununu daha çok büyüme olarak ortaya koyarsak, gündeme gelen borç sorununu aşmanın güçlüğü de ortaya çıkıyor. Dışarıdaki bu sorun Avrupa'yı ve Türkiye'yi doğrudan etkileyecek. İçeride bütçenin sağlam olması bizi bu etkiden tamamen korumaz. Ancak maruz kalacağımız darbeyi hafifletebilir.

İKİNCİ TEHLİKE ABD'DEN: Aynı şekilde ABD'nin borçlanma limiti, Kongre'de aritmetik dağılımdan dolayı artırılamıyor. 14.3 trilyon dolarlık borçlanma limitine mayıs ortasında gelip dayanmışlar. Büyük borç ödemeleri ağustosta başlayacak. İtfa edilen borç kadar yeniden borçlanabilir ABD. Ancak faizler ve bütçe açıklarının finansmanı için ek borçlanma gerekiyor. Bütçe açığı trilyon doların üzerine çıkıyor. Borçlanma limiti artırılmazsa ABD'nin ödemeleri aksayacak, bunun sonucunda çok doğal olarak kredi notu düşürülecek.

TARİH YAKLAŞTIKÇA STRES ARTAR: Siyasi bir inatlaşma ve mücadelede büyük ihtimalle iş tehlikeli noktaya geldiğinde çözülecektir. Çözülmek zorundadır. Çünkü, çözümsüzlük hem ABD hem de dünya ekonomisi için tam bir felaketle sonuçlanır. Dolar da çöker. Tam bir dünya krizi olur. Böylesine çok net etkileri barındırıyor olmasına rağmen tarih yaklaştıkça negatif senaryo piyasalar tarafından fiyatlanmıyor. Fiyatlanamaz da. Çünkü, dünyanın dört dörtlük bir krize girmesinin fiyatı yok ki. Ancak tarih yaklaştıkça ve çözüm gelmedikçe, piyasaların stresi de yükselecektir.

CARİ AÇIK OLMASA: Böylesi bir kara senaryonun gerçekleşmesi halinde, güçlü bütçe yine bizi bir ölçüde korur ama kurtarmaya yetmez. Çünkü hem mutlak korunma diye bir şey yok hem de yüksek cari açık gibi bir sorunumuz var.
Yukarıdaki tabloda yer aldığı gibi, finansal tasarrufları yeterince büyütebilseydik, yabancıların tasarruflarına giderek daha fazla ihtiyaç duymasaydık, bu güçlü bütçe
performans! ekonomi için dışarıdan Kaynak: TCMB, BDDK, MKK gelecek tehlikelere karşı güçlü bir kalkan olabilirdi.

SONUÇ: "Eksiklikle büyümenin yalımı alçak olur." Türk atasözü

***

 

Bütçede sağlam gidiş

Hafta içinde açıklanan haziran verileri ile birlikte bütçede yılın ilk altı aylık dönemine ait bilanço ortaya çıktı. Baştan belirtelim ki, bu bilanço çok parlak. Hatta son 41 yılın en iyi ilk yarı yılı bütçesi olmuş.
Üstelik bir genel seçim yapılmasına karşılık. Yani gevşek maliye politikalarının yürürlükte olmasına rağmen böyle sonuçlar elde edilmiş. Gevşek diyoruz, çünkü devletin kemer sıktığını savunmak zor. Zaten savunan ve bunu isteyen de yok. Ancak seçim nedeniyle hükümet büyük kamusal harcamalara kalkışmadı.
O zaman nasıl oldu da, bütçede böylesine başarılı bir tablo ortaya çıktı? İşte bunun belli başlı nedenleri:
■ En önemli neden gelirlerdeki artış. Vergi gelirleri yüzde 24.4 büyüdü. Burada vergi barışından gelen ekstra 8 milyar liranın da önemli bir payı var.
■ Ancak ithalde alınan KDV'nin yüzde 41 'lik artışı da etkili. İthalatın hızla büyümesi buradan elde edilen vergi gelirlerini artırıyor.
■ Bir de faiz ödemeleri yüzde 18 gibi ciddi oranda azalmış. Buradan elde edilen tasarruf 5 milyar lira. Önceki yıllarda faizlerdeki düşüşün bugün bütçeye yansımasını yaşıyoruz.
Sonuçta bütçenin dengesi, geçen yılın aynı dönemine göre 15 milyar lira açıktan seçim yılında 3 milyar lira fazlaya döndü, yüzde 118 iyileşme gerçekleşti. İlk yarıda faiz dışı fazla da 12 milyardan bir katlık artışla 23.3 milyar liraya çıktı. Bütçede sağlam gidiyoruz.

Yukarı