TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Koydu sınırını çekti çizgisini

Kasım 2010'da yürürlüğe konulan yeni para politikası ile döviz kurları belirgin bir artış eğilimi gösteriyordu. Bu durum TL'nin aşırı değerini bir ölçüde törpüledi. Ne kadar törpülediğinin yanıtı dün yayımladığımız reel döviz kuru endeksinde yer alıyordu. Yaklaşık yüzde 20'lik bir düzeltme söz konusuydu. Bu artış kalıcı olacaksa, geçmiş yıllardaki eğilimlerden hareketle kısa vadede durumu idare etmeye yetebilir.
Ancak kur artışının özellikle son bir hafta veya 10 günde hızlanması ciddi rahatsızlıklar yarattı. Bunun üzerine Başbakan Erdoğan "Bir orta yolunu bulacağız" dedi. Bu açıklama kurda yükselişi durdurduğu gibi, tersine çevirmeye de yetti. Dün de Enflasyon Raporu'nu açıklayan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı kura üst sınırı koydu: "TL'nin daha fazla değer kaybetmesinin enflasyon üzerinde olumsuz etkisi olur. Büyük dalgalanmalara yer yok."
Enflasyon Raporu'nda Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 6.9 olarak bırakması ve değiştirmemesi dikkat çekiciydi. Her ne kadar üst sınırı yüzde 8.2'den yüzde 7.9'a çekmiş olsa da, Merkez Bankası bir dolar ve bir Euro'dan oluşan döviz sepetinin geçen yılın kasım ayından bu yana TL'ye karşı yüzde 25'e varan değer artışının enflasyonu kayda değer biçimde artırmasını beklemiyor. Zaten bu artışın bir bölümü geri verildi.

BAŞÇI'NIN SÖZLERİ: Son dönemlerde yapılan kriz uyarıları ise yurtdışı kaynaklıydı. Nitekim Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporu'nda yer alan Küresel Risk Alma İştahında keskin bir düşüş dikkati çekiyor. Bunun grafiğini bitişiğe aldık. Enflasyon Raporu nisan ayındaki ile hemen hemen aynıydı. Ancak Başçı'nın soru cevap bölümündeki yanıtları önemli faklılıklar yarattı. Başçı özetle şu konuların altını çizdi:
■ "TL şu anda kesinlikle aşırı değerli değil. Hatta benzer ülkelere göre yüzde 20 daha düşük değerli. TL'nin cari açığa yapabileceği azami katkıyı yaptığını düşünüyoruz. İlave değer kayıpları olursa çeşitli politika tedbirleri ve çeşitli alternatif yaklaşımlarımız olabilir.
■ Dış kaynaklı "ani duruş" olması halinde Merkez Bankası buna da hazırlıklı. Merkez Bankası ani bir başlangıç yapabilir. Yani eksilen fonlamayı bire bir olmasa da, bire bire yakın bir şekilde telafi edebilir. Ani duruş noktasında Türkiye'nin olumlu yönde ayrışacağını düşünüyoruz.
■ Şu anda ekonomide aşırı ısınma görmüyorsak bir sert iniş riski de görmüyoruz.
■ Dünya birtakım risklerle karşı karşıya. Bizim şöyle bir avantajımız var. Destekleyici yönde politikalar uygulayabiliyoruz. Türkiye'yi kesinlikle diğer pek çok gelişmekte olan ülkeye göre olumlu yönde ayrıştırabilecek yeteneğimiz ve planlarımız mevcut.
■ Cari açık yıl sonu itibarıyla çift haneyi bulmayacak."

***

Kur artışı şimdilik buraya kadar mı?
Başkan'ın mesajları böyle. Katılmadığımız bölüm ise TL'nin değerli olmadığı savı. TL aşırı değerli değilse yandık. Demek ki, Türkiye rekabet gücünü tümden yitirmiş. Yitirmiş ki, bu kadar cari açık veriyoruz.
Başkan dünkü sözleriyle kur artışına sınırı koydu. Sınırı koyunca da, kurlar aşağı gitti. Çünkü, piyasa bu sınırları kabullendi, Merkez Bankası'nın ve hükümetin gücünü de. Merkez Bankası'nın hem yüklü döviz rezervi ile hem de piyasaya verdiği 55 milyar liralık likidite ile kura yeterince müdahale edecek aracı var. Her ne kadar faiz silahını kullanmaktan imtina etse de. Dünya konjonktürü de buna uygun.
Kurun kasım ayından bu yana artışı cari açığı düşürmek için yeterli olmayabilir. Ancak hükümet ve Merkez Bankası bunun hızlı olmasını istemiyor. Rahatsız etmeyecek şekilde ve temmuz ayına kadar nasıl arttıysa öyle artmasını istiyor olabilir. Bu nedenle artışın sindirilmesi, ithalata ve ihracata etkisi beklenecek. Bir aşamadan sonra belki yeniden kur yukarı doğru götürülecek. Ama şimdilik buraya kadar.

SONUÇ: "Tabiat saklanmaktan hoşlanır." Heraklit

Yukarı