TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

ABD'DE KIYAMET KOPACAKSA AĞUSTOS ORTASINDA KOPACAK

Dünyanın rezerv parasına sahip lider ekonomisi ABD'nin kendi iç sorunundan dolayı temerrüde düşme riski gündemde. Kanunla üst sınır belirlenip hükümete yetki verilerek borçlanmasını sürdüren ABD'nin 14.3 trilyon dolarlık borç limiti mayıs ortasında dolmuştu. Artık uzatmalar oynanıyor. 2 Ağustos yüklü borç geri ödemelerin başlayacağı bir dönem olması nedeniyle ön plana çıktı. ABD Hazinesi'nin bu ay yarım trilyon dolarlık bir ödemesi bulunuyor. Bütçe açık vermese ve faiz ödemeleri olmasa sorun yok. Ödeyeceğinin yerine yeni borçlanma yapıp geçecek, limit de aşılmayacak.

FAİZ ÖDEMESİNİN ÖNEMİ: Sorun olan yıllık 1 trilyon doları bulan bütçe açıklarının ve borç faizlerinin finansmanı için borçlanmada. Bu açıdan ABD'yi temerrüde düşürecek asıl ödemelerin 15 Ağustos'ta olduğu belirtiliyor. Bu ay başındaki ödemelerin faiz kısmı küçük, anaparası büyük olduğu için, Hazine'nin limiti aşmadan borcu çevirmesi bekleniyor. Ancak 15 Ağustos'ta kupon yani faiz ödemeleri yoğun. Borçlanma limiti aşılmadan bu ödemelerin yerine getirilebilmesi zor. ABD için de, dünya için de, asıl aşılması gereken test ay ortasında. Demokratlar ile Cumhuriyetçiler'in uzlaşması için iki haftaları bulunuyor.

ALTIN VURUŞ YAKAR: Ancak mayısta da, haziranda da, hatta temmuzda da zaman vardı, anlaşamadılar. Sebep de, gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimi öncesinde avantaj sağlamak ve Kongre deki aritmetiğin muhalefet lehine değişmesi. Muhalefet, Kongre çoğunluğu ile icraatı kilitleme gücünü kullanıyor. Bu gücü Başkan'ı yıpratmak adına son ana kadar da kullanabilir. Yeter ki son aşamada altın vuruşa, yani ölümcül vuruşa yol açmasın. Çünkü o vuruşu yapan kendini de, Amerika yı da, doları da, dünyayı da yakacak. Bu nedenle son anda da olsa uzlaşı gerekiyor.
Çözümsüzlük uzadıkça da, piyasalarda belli bir etkisi görülmeye başladı. Dolardan kaçış, altına ve Alman kâğıtlarına yönelme gibi. ABD'nin de borçlanma limitini büyütmesi ve bütçe kısıntılarına gitmesi, ağustos ayının en önemli gelişmesi olmaya aday. Hatta sorun aşılmazsa piyasalarda çok büyük kırılmalar meydana gelebilir.

ÇÖZÜM SATTIRIR MI: Ancak sorun aşılırsa tersi bir etkinin de söz konusu olmaması gerekir. Çünkü, şimdiye kadar fiyatların içinde bu borç sorunu hemen hemen yok. Bunda hem sorunun son anda aşılacağına yönelik inanç hem de negatif senaryonun gerçekleşmesi halinde fiyatlama yapma imkânsızlığı etkili. Dolayısıyla çözüm halinde piyasalarda toparlanmanın ölçüsü kaçarsa beraberinde güçlü kâr realizasyonları gelebilir. Çünkü piyasalarda bu pozitif eğilimi destekleyecek yeni gelişmeler şimdilik yok. Temel sorunlar aynen duruyor. Sadece uçurumdan yuvarlanmaktan kurtulunmuş olacak. Borçlanma limiti çözülse dahi, ABD'nin kredi notunun üç ayda yüzde 50 ihtimalle kırılabileceğini açıklayan reyting kuruluşları var.

***

 

Yeni para politikasının en önemli etkisi kurda
Ay başlarında dünya piyasalarının özet tablolarını çıkartıyoruz. Dikkat çekici birkaç noktanın altı çizilebilir.
■ Bu yıl getiri bakımından emtia yılı olmaya aday. 23 emtiadan 19'u yılbaşına göre yüzde 10 ve üstünde arttı. Değer kaybedenler sadece 4. Dünya ekonomisinde daha yavaş büyüme ortaya çıkmışken emtiaların hâlâ yüksek değerlerini koruması, küresel likiditeye ve düşük faize bağlanabilir.
■ Buna karşılık hisse senedi borsalarında benzer kazançlar yok. Hatta gelişmekte olan piyasalarda kayıplar söz konusu. Burada da, borsaların yükseliş yorgunu olduklarını, geçmiş yıllarda emtialardan daha hızlı hareket ettiklerini ve son gelişmelerin bu piyasaların aleyhine olduğunu eklemek gerekiyor. Dikkat çekici bir gelişme ise Brezilya'nın yüzde 15'lik kayıpla ilk dörde girmesi. Türkiye borsasının kaybı yüzde 5'te.
■ Para birimlerinin dolara karşı değerinde önemli değişiklik gerçekleşti. En net gelişmelerden biri doların değer kaybı. Dolar en büyük kaybını İsviçre Frangı karşısında gördü. Frank 7 ayda yüzde 16'yla en çok değerlenen para birimi. Bu değerlenmede, hem doların hem de eurodan kaçanların tarafsız ve sorunsuz bir ekonomi olarak İsviçre Frangı'na yönelmelerinin etkisi büyük.
■ Para birimleri arasında ise Türk Lirası bu yıl farklı bir rota çiziyor. TL değer kaybedenler liginin üçüncü sırasında yer alıyor. Dolara karşı TL'nin 7 aylık kaybı yüzde 9.8'i bulmuş. TL'nin değer kaybında Merkez Bankası'nın kasım ayında yürürlüğe koyduğu yeni para politikasının etkisi büyük. Yeni politika en önemli sonucunu TL'nin değerinin gerilemesinde yarattı. 9 Kasımda bir dolar ve bir eurodan oluşan döviz sepetinin değeri 3.3705 iken 25 Temmuz'da 4.2071'e ulaştı. 8.5 ayda döviz sepeti TL karşısında yüzde 25 arttı. Temmuzun son haftasına gelinceye kadar da ciddi bir tepki çekmedi. Cari açık konusunda şimdiye kadar Türkiye'nin attığı en önemli adım da bence bu oldu. Bunun sonucunu gelecek aylarda görebileceğiz.

SONUÇ: "Her büyük hatanın, bir yarı yol anı vardır, geri dönebilecek ve belki de onarılabilecek bir an." Read Buck

Yukarı