TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Bonoyla dış kaynak sağlamada 5. sıradayız

ABD'nin borçlanma limiti sorunu erken çözüldü. Piyasalar ve ekonomiler ölümcül bir riskten kurtuldu. ABD'nin temerrüde düşeceği fiyatlanmamıştı. Çözümün de piyasalarda doping etkisi yaratması beklenmemeliydi. Böyle bir durumun ortaya çıkması halinde sert bir kâr realizasyonu gelebilirdi. Ancak piyasaların pozitif tepkisine ABD'nin ISM İmalat verisi engel oldu. Haziranda 55.3 olan endeksin temmuzda 54.9'a inmesi beklenirken 50.9'luk gerçekleşme şok etkisi yarattı. Endeksin 50'nin altına düşmesi ekonomide daralma anlamına geliyor.
 

GERÇEKLERE DÖNÜŞ: Borçlanma limitinde sorunun aşılmasıyla ekonominin gerçek sorunları yeniden öne çıktı. Amerika ekonomisinde yavaşlama ve ülke notunun kırılması ihtimali yanında Avrupa'da borç sorununun Yunanistan dışındaki ülkelere yayılması, negatif eğilimleri körüklüyor.
Ancak dünyanın bu durumu, Türkiye'nin cari açığını finanse etmesini kolaylaştırıyor. Merkez Bankası'nın son Enflasyon Raporu'nda işaret ettiği gibi, dünya için olumsuz bazı gelişmeler Türkiye için pozitif haber özelliği taşıyabilir.

BORSA 12. SIRADA: Türkiye cari açığını ve finansman ihtiyacını dış dünyadan birkaç yolla sağlıyor. Doğrudan özel sektörün borçlanması, devletin borçlanması ve piyasalar kanalıyla çekilen dış kaynak ki, buna portföy yatırımları deniyor. Türkiye'de izlenebilen veri hisse
senedi ve devlet iç borçlanma senetlerine yabancıların yatırımı. Yukarıda bu iki araca ait yatırımlardan gelişmekte olan ülkelerin ve Türkiye'nin aldığı payları gösteren bir tablo var. TCMB'nin Enflasyon Raporu'nda yer aldı. Türkiye borçlanma senetlerinde önde ama hisse senetlerinde orta sıralara düşmüş. Borçlanma senetleri pastasından alınan payda Türkiye yüzde 7'ye varan oranla gelişmekte olan ülkeler arasında 5. sırada bulunuyor. İlk dört sırada Brezilya, Meksika, Rusya ve Endonezya var. Hisse senetlerinde ise 12. sıradayız ve yüzde 2 dolayında bir pay alıyoruz. Özellikle 2011 yılında borçlanma tarafında yüzde 6 olan payı yüzde 7'ye çıkarırken hisse senelerinde küçük bir gerileme de dikkati çekiyor. Hatta 2007 yılına göre 1 puanlık kayıp bile var. Yani hisse senedi pastasından payımızı artıracağımıza düşürüyoruz.

KISIR DÖNGÜ NEREDE: Bunda etkili olan nedenlerden biri, elbette yüksek büyümenin sonuna gelinmiş olması ve bankalar konusunda alınan önlemlerdir. Bir diğer neden de, İMKB'ye yeterli büyüklükte yeni hisse senetlerinin gelmemesidir. Gelenler ise küçük ve orta büyüklükteki hisselerdir ve bunlar yabancılar için cazip değildir. Küçük küçük halka arzlar da piyasanın likiditesini çektiği için, büyük halka arzlara uygun ortam bir türlü yaratılamıyor. Böylesine bir kısır döngü içindeyiz.

SONUÇ: "Her sonuç, bir neden haline gelir." Budist sözü

 

 

 

 

 

 

Yukarı