TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Her şey düşük faiz için

Önceki gün Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, TL'nin sepet kura karşı şu anki düzeyinin düşündükleri değerin yüzde 510 üzerinde olduğunu söyledi. İndirgeme yapıldığında yarım dolar ve yarım eurodan oluşan döviz sepeti 2 civarında bulunuyor. Kurun bu düzeyinde üzerinde denge bulması rahatsızlık yatacak. Zaten Başçı da açıklamasını herhalde piyasaları yönlendirmek ve kura sözel müdahalede bulunmak için yaptı.
Kur sepetinin 2.10 düzeyinde bulunması, Merke; Bankası'nın yeni para politikasının yürürlüğe konulduğu Kasım 2010 düzeyine göre, TL'nin yüzde 25 değer kaybı anlamına geliyor. TL'nin değer kaybı, rekor düzeydeki cari açığa karşı kısa vadede alınabilecek en etkili önlem. Hatta Merkez Bankası kısa vadede belirsizlik yaratarak kurda yükselişe yol açmış olmasına karşılık temmuz sonrası hareketten rahatsızlık duyuyor.
Mademki, Türkiye ekonomisinin asıl riski cari açıkta Merkez Bankası o zaman kurun artmasından neden rahatsızlık duyuyor? Aslında rahatsızlık duyduğu artış hızı gibi geliyor bize. Zamana yayılmış, ılımlı ve enflasyonu zıplatmayacak artışların Merkez Bankası'nı rahatsız edeceğini sanmıyoruz. Çünkü, düşük tek haneli enflasyon korunursa makro istikrar da, düşük tek haneli faizler de korunmuş olacak.

MİLAT KASIM: Geçen kasım ayına kadarki politikalar lirayı değerlendirdi. Bir yerde yüksek faiz düşük kur politikası uygulandı. En azından sonuçlar öyle gerçekleşti. Ancak kasımdan sonra düşük faiz yüksek kur politikasına dönüldü. Nitekim düşük tek haneli faiz politikası hükümetin programına da girdi. Merkez Bankası da bu yıl sonuna kadar politika faizinde artış öngörmüyor, hatta düşüşe devam da edebilir. Düşük faiz politikasının uygulanması da, en başta düşük bir enflasyonu gerektiriyor. Düşük enflasyon için de kurun kontrolden çıkmaması gerekiyor. Kur artışlarına karşı Merkez Bankası'nın hassasiyeti de buradan kaynaklanıyor. Kur enflasyonu azdırmasın, enflasyon da faizi. Bu nedenledir ki, 10 yıllık gelenek bir kenara bırakılarak kurda belli bir bant ortaya konuldu.

 

Hisse senedine bonus devri
Merkezi Kayıt Kuruluşu hazırlıklarını yapmış, Türkiye'de hisse senedinde elde tutma süresini uzatmak için promosyon düzenlemeye olanak verecek. Ekim ayında yürürlüğe girmesi planlanan "Ortak promosyonu" çerçevesinde şirketler küçük hissedarlarına ürün ve hizmetlerinde indirim, ödül veya çekilişle hediye verebilecekler. Merkezi Kayı Kuruluşu Genel Müdürü Yakup Ergincan kampanyayı yerli bireysel yatırımcıların elde tutma süresini uzatmak ve hisse senedine yatırımı cazip hale getirmek için düzenlediklerini söyledi.
Yerlilerin borsada yatırım vadesi bir ay, yabancıların ise bir yıl. Belli bazı hisselerde, özellikle de sağlık, perakende ve turizm sektöründe etkili olabilecek bu kampanya ile "müşteriler ortak, ortakların da müşteri olacak." En azından bazı hisselerde. Hisse senedinde bu tür tatlandırıcılar iyidir.
Ancak bir hisse senedine yatırımın ana amacı kardan pay almaktır. Temettü verimi esastır. Faizlerin tek haneli rakamlara düştüğü, ekonomik aktivitenin, yatırımların, tüketimin teşvik edildiği bir ortamda hisse senetleri zaten ön plana çıkmalı. Şirketler "Zaten bonus veriyorum bir de temettü mü vereceğim" derlerse ki, normal davranış tarzları bu olabilir, yetersiz olan temettüler de elden gidebilir. Uygulamanın yararlı olması temettü verimliliğinin aynen korunması halinde mümkün.

SONUÇ: "Vermesini bilmeyen isteme hakkına sahip değildir." Syrus

Yukarı