TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Faizde indirim kurda düşüşe bakar

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, faizi değiştirmedi. Cari açıkta belirgin iyileşme beklemesine, ekonomide ciddi bir yavaşlama öngörmesine karşılık başladığı faiz indirimini sürdürmedi. Üstelik para politikasını hangi koşullarda gevşeteceğini ve faiz oranlarını düşürebileceğini açıklamasına, bu koşulların oluşmasına karşılık.
Neden acaba?
Bunun nedeni kurun bulunduğu düzey. Dolar kuru 1.80'e dayanmış. Gevşeme eğilimi pek göstermiyor. Sepet kur 2.15'in üzerinde. Günlük olarak da 100 milyon dolarlık satış yapılmasına ve cari açıkta düşüş beklenmesine rağmen kurlar bu düzeyde.
Halbuki Merkez Bankası enflasyona negatif bir etki olmaması için kur sepetinin 2 civarına çekilmesinin ideal olduğunu da açıkladı. Bu açıdan kurda yarım dolar yarım Euro'nun toplamı olarak 2 ve üstü bir seviye Merkez Bankası'nı rahatsız edebilir. Politika faizinin düşürülmesi ise en azından Türkiye'ye sermaye girişini azaltıcı etki yapacağından kurun daha da yükselmesi gündeme gelebilirdi. Dolayısıyla Merkez Bankası böyle bir gelişmeye yol açmak istememiş olabilir.
Bu açıdan bakıldığında yeni bir faiz indiriminin ancak TL'nin yeniden değer kazanmaya başladığı veya başlayacağı bir dönemde olabileceği sonucu çıkartılabilir. Eğer bu değerlenme hızlı olursa belki o zaman normal Para Politikası Kurulu toplanma tarihi beklenmez, olağanüstü karar da alınabilir.

***

Üçüncü parasal genişleme kararını vermek neden zor?
Cuma günü Fed Başkanı Ben Bernanke'nin Jackson Hall Konferansı'nda yapacağı konuşmadan geçen yıl olduğu gibi bir sürpriz beklenebilir mi? Bernanke yeni bir parasal genişlemenin ilk sinyalini bu toplantıda verebilir mi? Vermesi halinde geçen yıl yaşananlar tekrarlanabilir mi?
Piyasalar Bernanke'yi aynı şeye zorluyor. Ama olayın tekrarlanması zor görünüyor. Öncelikle sondan başlayalım. Geçen yıl aynı tarihlerde yapılan toplantıda Amerika'da ikinci parasal genişlemenin kararı verildi. Amerika ile birlikte küresel piyasalar 25 Ağustos'taki dip seviyelerinden yükselişe başladı. Kesintilere uğrayarak 2 Mayıs 2011 tarihine kadar da bu eğilim devam etti. Parasal genişlemenin sonlanmasına yakın finansal piyasalardaki pozitif trend de bitti.
Bu kez diyelim ki üçüncü parasal genişlemeye kapı aralandı. Piyasalar toparlanmasına yeniden toparlanır. Ama etki daha kısa süreli olur.
■ Çünkü geçen yıl o tarihlerde küresel ekonomik aktivite canlıydı. İvme yukarıya doğruydu. Bu yıl ise inişe geçmiş durumda.
■ Üstelik parasal genişlemenin reel ekonomik sorunu çözmediği de ortaya çıktı.
Bütün bunlardan dolayı yeni bir parasal genişlemeye gidilse, bunun miktarı aynı tutulsa da, geçen yıl sağlanan sonucun belki üçte biri elde edilebilir. Sadece borsaların düşüşü belli süreliğine durdurulabilir. Kaldı ki, bu gerekçelerden dolayı zaten Fed'in böyle bir karar alması da zor. Faizin 2013 ortasına kadar artırılmayacağı kararı Fed'i böldü. Komitede karşı oy kullananların sayısı ilk kez 3'e yükseldi. Parasal genişlemenin, finansal krizi törpüleyerek zaman kazandırdığı ama reel ekonomiyi krizden çıkaramadığı da net biçimde anlaşıldı. Bu gerekçelerle Ben Bernanke'nin bu yılki Jackson Hall Konferansı'nda yeni bir müjde verme ihtimalini düşük buluyoruz.

SONUÇ: "İstediğimiz gibi değil zorunda kaldığımız gibi yaşarız." İngiliz atasözü

Yukarı