TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dövize müdahaleye yeni alet

Merkez Bankası, Ankara'da ekonomistlerle bir toplantı daha yaptı. Öne çıkan mesajlar şunlar olmuş:
■ TL yüzde 510 arasında fazla değer kaybetmiş. Bu durum enflasyonu biraz yükseltebilir ama orta vadede hedeflere uyumlu gidiş var.
■ Ekonomi yavaşlıyor. Cari işlemler açığı kayda değer biçimde iyileşiyor.
■ Bankaların yüzde 25 kredi büyümesi hedefi hâlâ geçerli. Ama hesaplama yöntemi kur değişimlerinden arındırılarak yapılacak.
■ Bankaların TL mevduatlar için tuttuğu zorunlu karşılıkların bir kısmı TL yerine döviz olarak tutulabilir.
TL DEĞERLENİR: En önemli enformasyon da en son cümlede. Demek ki, önümüzdeki günlerde veya açıklandığına göre en geç Para Politikası Kurulu'nda, bankaların TL mevduatlar için Merkez Bankası'nda tuttuğu TL karşılıkların dövizle değiştirilmesine imkân tanınacak. Bu karar, Türkiye'ye yeni kaynak girişini ve bankaların yurtdışından dövizle tonlamasını teşvik eder. Çünkü bankalar yurtdışından daha düşük maliyette kaynak bulabiliyor. Bulunan bu kaynaklar da getirilip Merkez Bankası'na yatırılacak. TL mevduat maliyeti ile yurtdışı kaynak maliyeti arasındaki farkı da bankalar kâr olarak yazacak. Buradaki amaç elbette bankaların kâr etmesi değil, bankalara kârlılık sunarak yurtdışından kaynak bulmaya teşvik edecek. Bu kaynak bulunursa içeride kurların kontrol edilmesi kolaylaşacak, cari açık finanse edilecek ve TL'nin aşırı değer kaybı önlenecek. Böylece Merkez Bankası kura müdahalede çantasından yeni bir alet daha çıkardı.
FAİZLER DÜŞER: Olma ihtimali bir hayli yüksek. Çünkü temeli Kasım 2010'da atıldı. Üzerine yeni ilaveler yapmak artık daha kolay.
Bu uygulama ile dış kaynak sağlanacağına, kur kontrol altına alınacağına göre faizleri de düşürebilir.
REZERVLER ARTAR: Ayrıca yurtdışı borçlanma ile Merkez Bankası'nın rezervleri de artacak.
Uluslararası yatırım bankalarının son günlerde Türkiye hisse senetlerine "al" tavsiyesi vermesi ve İMKB'nin dünyadan pozitif ayrışması, TL'nin yeniden değerlenme sürecine yorumlanabilir.

SONUÇ: "Beklenmeyen, beklenenden daha sık olur." Latin atasözü

İsviçre'nin sabit kuru Euro'yu değerlendirir

İsviçre Frangı, Japon Yeni ile birlikte dünyada en çok kullanılan carry trade parası haline gelmişti. Bu hareketlerden dolayı İsviçre Frangı değerleniyordu. Sonunda dayanamadılar ve İsviçre Frangı'nı 1.2 değerinden Euro'ya sabitlemek zorunda kaldılar. Gelişmiş bir ülke terkedilmiş bir döviz kuru sistemini yeniden yürürlüğe sokma zorunda kaldı. Eylül 2008'de bir Euro'nun İsviçre Frangı karşısındaki değeri 1.69 iken geçtiğimiz günlerde 1.01'e kadar indi. Euro ve frank birbirine neredeyse eşitlendi. Ekonomik gelişmelerden bağımsız olarak parası değerlenen İsviçre bunun rekabet gücünü düşürmesinden ve bir ekonomik durgunluk getirmesinden korktu. Bir günde frangı yüzde 8.5 düzeyinde devalüe etti ve 1.2 Euro'ya bağladı. Frangın bu seviyenin altına düşmesine izin vermemek için İsviçre Merkez Bankası büyük miktarlı Euro alacak. Bir merkez bankası tarafından devamlı ve büyük miktarlı Euro alınması da, bu para birimini değerlendirir. Dolayısıyla İsviçre Frangı'nın yatay seyretmesine veya değer kaybetmesine karşılık Euro'nun değeri artabilir. Gelişmiş ülkelerde sabit kur rejimlerine yeniden dönüşün İsviçre ile sınırlı kalıp kalmayacağını ise alınacak sonuç belirleyecek.

Yukarı