TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Faizde birazcık düzeltme iyidir

Faiz en son 27 Temmuz'da yüzde 9.02 idi. Batı ekonomilerinde durgunluk ihtimalinin güçlenmesi, Avrupa borç krizi ile birleşince küresel risk alma iştahı azaldı. Borsalara satış gelirken devlet tahvillerine ve altına alımlar geldi. ABD 10 yıllık hazine tahvilleri yüzde 2'nin altına indi, Alman 10 yıllıkları da öyle.
Bu faiz düşüşü Türkiye'ye de yansıdı. Merkez Bankası'nın bu dönemde politika faizinde indirime gitmesi faiz düşüşünü destekledi. Faiz önce 9'un, sonra 8'in altına indi. 5 Eylül'de ise yüzde 7.74'e kadar geriledi.

NİYE YÜKSELİYOR: 5 Eylül'de dip yapan faizler buradan yükselişe geçti. Dün gün içinde yüzde 8.27'ye kadar çıktı, 10 gün içinde yarım puanlık artış kaydetti. Bir anlamda aşırı düşüşün bir bölümünü geri verdi. Faizin dibe vurduktan sonra yükselişinde belli faktörler rol oynadı.
■ En baş nedeni enflasyon oldu. 5 Eylül'de açıklanan ağustos verileri yıllık enflasyonun yüzde 6.67, çekirdek enflasyonların yüzde 6.11 -7.69 arasında olduğunu gösterdi. Çekirdeğin ana enflasyonu yakalaması gelecek aylar için iyimser olmayı zorlaştırıyor.
■ 9 çeşit çekirdek enflasyonun tümünün yönünü yukarı çevirmesi ve manşet enflasyonu yakalaması, Kasım 2010 dan bu yana döviz kurunun yüzde 25 artmasının etkisi olarak yorumlandı. Kurdan böyle bir geçişgenlik varsa devamı da gelecek demek.
■ Kaldı ki, kur artışları kalıcı gibi. Her ne kadar Merkez Bankası TL'nin değer kaybını biraz fazla bulsa da, bu ortamda değer kaybını telafi edecek fazla bir şey de yapmıyor. Kur artışının ihracata katkısı ortaya çıktıkça bu ihtimal zayıflıyor.
■ Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin enflasyon vurgusu azaldı. Sanki enflasyon yükselirse rahatsızlık yaratmayacak gibi bir görüntü oluştu. Bir kısım piyasa profesyonelinde ve para sahibinde, bütün derdin sadece faizleri düşük tutmak veya faizi düşürmek olduğu görüşü yerleşti.
■ Yıl sonu için Merkez Bankası'nın enflasyon tahmini yüzde 6.9. Vergi ve komisyonlar da işin içine girince negatif bir getiri söz konusu idi. İşte bu aşamada ve çekirdek enflasyon rakamlarının yükselmesiyle faiz de dipten döndü ve yükselmeye başladı.
■ Üzerine bu hafta ikinci çeyrek büyümesinin güçlü gelmesi eklendi. Yüzde 8.8'lik büyüme Merkez Bankası'nın faiz düşürme yönünde elini zayıflattı. Politika faizinde inişin belli bir süre duracağı ihtimali artışın devamını getirdi.

DENGE YUKARIDA OLUŞACAK: Fahiş faizin de, negatif faizin de bir yararını görmedim. Enflasyona paralel faiz düşüşünün kendisini yumuşak bir düzeltmeye bırakması bu açıdan iyi bir gelişmedir. Gelecekte daha sert ve sarsıcı düzeltmelerin meydana gelmesini önler.
Her gün döviz satarken zaten politika faizi düşürülmez. Belli bir süre politika faizi düşürülmeyecek, enflasyon düşmeyecek ve kur artışı da kalıcı olacaksa, demek ki denge yukarıda oluşacak. Faizin bu denge dışında kalması düşünülemez. Bu açıdan faizin yeni dengeye doğru hareket etmesi sağlıklı bir düzeltmedir. Yerli tasarruf sahiplerinin negatif faiz almasının kimseye bir yararı olmaz.
Ancak enflasyon ve faizde hem hükümetin hem de Merkez Bankası'nın tek haneli hedefinde herhangi bir gevşeme olmadığını düşünüyoruz. Çünkü, faizi tek hanede tutmanın temel koşulu öncelikle enflasyonu tek hanede tutmaktan geçiyor. Bu açıdan faizdeki düzeltmenin de sınırlı kalacağını tahmin ediyoruz.

SONUÇ: "Okka her yerde dört yüz dirhem."Türk atasözü

Yukarı