TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Piyasalar neyi fiyatlayacak?

Ağustos ayındaki şiddetli sarsılmadan sonra eylül ayının piyasalar açısından yatay dalgalı bir seyir içinde geçtiğini söylemek mümkün. Piyasaların kötüleşmesini veya varlık fiyatlarının düşmesindeki hızı durduran gelişmeler ise öncelikle ABD Başkanı Obama'nın istihdam paketi, ardından da FED'in 20-21 Eylül'de yapacağı  toplantıda ağustos ayındaki dalgalanmayı detayıyla görüşeceğini açıklamasıydı.
Amerika kaynaklı bu iki gelişme yanında Avrupa'da Yunanistan'ın borç yeniden yapılandırmasında çalışmaların son aşamaya doğru gelmesi ve ağustos ayındaki varlık fiyatlarındaki sert gerilemenin küresel ekonomide yaratacağı ilk etkilere ilişkin verilerin beklenmesiydi.
Veriler önümüzdeki haftalarda açıklanacak. Açıklanacak da neye işaret edecek?
Finansal piyasa hareketleri eğer reel ekonomide özellikle beklentiler ve tüketim tarafını ne ölçüde bozmuş, bu ortaya çıkacak. Bununla birlikte zaten Avrupa ve Amerika ekonomilerinin
durgunluğa doğru gittiği genel kabul görmüş bir görüştü. Ağustos ayındaki çalkantı sonucu reel ekonomik veriler daha kötüleşecekse, durgunluğun resesyona dönüşeceği görüşü ağırlık kazanmaya başlayacak. Nasıl olsa her iki kıta da büyüme oranları sıfır düzeyine kadar inmiş. Bu açıdan piyasalar hareketiyle reel ekonomiyi etkiledi, şimdi dönüp reel ekonomiden gelecek tepkilere bakacak ve buna göre yeni bir fiyatlama daha yapacak. Asıl gelecek ve
sonraki hafta açıklanacak veriler belirleyici olacak gibi. Ama ondan önce 21 Eylül'ü göreceğiz.

***

21 Eylül'den ne çıkar?
Son küresel krizde en önemli rolü oynamış kişi ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke. 26 Ağustosta kendinden piyasaların beklediği üçüncü parasal genişlemeye ilişkin müjdeyi
vermedi. Ama şapkasından 20-21 Eylül randevusunu çıkardı. FED'in eylüldeki tek günlük toplantısını iki güne çıkacağını, son küresel dalgalanmaları detayıyla değerlendireceğini açıkladı. Piyasaların önüne bir beklenti koydu. Şimdi beklentinin gerçekleşeceği güne geldik. Çarşamba akşamı açıklama yapılacak. Piyasaların beklentilerinden biri de bu.
Diyelim ki, piyasalar istediğini aldı. Bu da, ABD Merkez Bankası'nın portföyündeki kâğıtların vadesinin uzatılması olabilir. Bu da, geniş para politikasının vadesini uzatmak anlamına
gelecek. Yeni parasal genişlemeden ziyade yarım parasal genişleme diye kabul edilen bir durum.
Etkileri olur mu? Olur, ancak geçmiş iki parasal genişlemenin etkisi nasıl ki sadece finansal piyasalara oldu, reel ekonomiyi canlandırmaya yetmedi, bunda da benzeri olabilir. Piyasalarda varlık fiyatlarının düşmesini geciktirir, belli bir zaman kazandırır. Ekonominin yönünü yukarı çeviremez. Belki resesyona gidiş varsa bunu bir süre geciktirebilir. Yani parasal genişlemenin daha uzun süreyle devam etmesi, ekonomik sorunları çözmeyecek.
Çözseydi geçmişteki parasal genişlemeler çözerdi zaten.
Öyle maliyetsiz sorun çözmek yok. Özellikle Avrupa, banka krizinin maliyetini ödemedi. Şimdi Yunanistan'dan başlayarak borç yeniden yapılandırmasına gidecek, zarar görecek bankaları sermayelendirecek. Sıradaki kim beklentisiyle boğuşacak. Su sırada AB belki yapısal olarak da değişecek.
Maliyetler ödenirken piyasalarda yeni fiyatlamalar yapılacak. Bu sırada olanlar veya yapılanlar, fiyatların yavaş mı yoksa sert mi düşeceğini belirleyecek.

SONUÇ: "Hayatı değiştirelim ama hemen yapalım bunu." Jack Lang

Yukarı