TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Tehlikeli dönemeçte üç ay

YATIRIM FONLARINDA HESAP KESİM DÖNEMİNE GİRİLMESİ KÜRESEL PİYASALARDA SATIŞLARI KASIM SONUNA KADAR UZATABİLİR

Küresel ekonomi durgunluğun eşiğinde. Avrupa kamu borç sorunu ile banka sorununu birlikte yaşıyor. Para korku içinde merkez ülke olarak Amerika'ya kaçıyor. Hükümetler önlem alamıyor. Küresel fonlar ise hesap kesim dönemine girdi. 2008'de eylül-kasım döneminde fırtınalı üç ay yaşamıştık. Geçen hafta yeniden başlayan satış dalgasının etkili önlem alınmazsa kasım sonuna kadar sürmesi ihtimali var. IMF Başkanı'nın deyişiyle "tehlikeli bir dönemece girdik."

2007'de uç veren küresel krizin çözümü yeni krizin nedeni oldu. Kurtarmalar, bütçe harcamalarının genişletilmesi, parasallaşma kamu borç sorununa dönüştü. Yunanistan'ın öncülük ettiği ve arkasından diğer Euro üyesi ülkelerin geldiği aşırı kamu borçları, Avrupa ekonomilerini küresel ekonominin en zayıf halkası haline getirdi. Küresel piyasaları mayıs ayı başında durduran faktörlerden biri Avrupa borç sorunu diğeri de ABD'nin ikinci parasal genişlemesinin haziranda son bulacak ve yerine yenisinin gelmeyecek olmasıydı. Bol ve ucuz para bağımlısı haline gelen piyasalar Mart 2009'dan beri sürdürdükleri pozitif trendi bu iki gelişmenin etkisiyle mayıs başında sona erdirdiler. Kamu desteklerinin azalmasıyla başta ABD ekonomisi olmak üzere bir de canlanmanın duraklamaya dönmesi, hatta resesyon riski ağustos ayında küresel piyasalarda ciddi bozulmalara yol açtı. Bu anlamda küresel krizin ikinci ayağı fiilen ağustosta başladı.

CEHENNEM HAFTASI: Ancak geçen hafta piyasalar son yılların en kötü haftasını yaşadılar.
■ Dünyanın hemen her tarafından likidite çekildi ve merkez ülke olarak ABD'ye yöneldi. Bunun sonucu olarak dolar hızla değer kazandı. Birçok gelişmekte olan ülke parası ve Euro, dolara karşı ciddi değer kayıplarına uğradı. Dolar endeksi ay başına göre yüzde 7 değerlendi.
■ Risk iştahı hızla azaldı. Korku endeksi VIX 44 ile küresel krizde en yüksek değerlerinden birine çıktı. Küresel krizin birinci ayağında bu endeksin aldığı en yüksek değer 89 idi. Onun yarısı büyüklüğüne ulaştı.
■ Risk iştahı azalınca ve merkez ülkeye yönelim artınca sığınılacak güvenli liman da ABD ve Almanya hazine kâğıtları oldu. Bu nedenle her iki ülkenin 10 yıllık tahvilleri son 50-60 yılın en düşük faizinden işlem gördüler.
■ Riskten kaçış borsaların hızla değer kaybına yol açtı. Gelişmiş ülke borsalarını yansıtan MSCI Dünya Endeksi geçen hafta yüzde 9.2 değer yitirdi. Temmuz sonuna göre değer kaybı yüzde 20.6'yı, mayıs başına göre de yüzde 23.7 ' yi buldu. Gelişmekte olan ülke borsalarının kaybı da geçen hafta yüzde 11.7'yi, temmuz sonuna göre yüzde 26.3' ü ve nisan sonuna göre yüzde 29.5' i buldu. Büyüme oranlarının gelişmiş ülkelerin iki katını bulmasına karşılık gelişen borsaların daha fazla değer kaybetmesi, deprem anında güvenli liman olarak merkez ülkere sığınmaktan kaynaklanıyor.
■ Emtia fiyatları dünya büyümesinin duraklamaya dönme ihtimali karşısında hızla geriledi. CRB Emtia Endeksi geçen hafta yüzde 9.3 değer yitirdi. Endeksin mayıs başına göre kaybı yüzde 18.6 ' yı buldu. Bu düşüşe altın ve petrol dahil.

Harlık yapmak korur mu?

Ekonomi yönetimi de, hanehalkı da, tasarrufsahipleri de, özel sektör şirketleri de küresel dalgalanmaya hazırlıklı.
Hazırlıklı olmamız yaşanmakta olan küresel depremden etkilenmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Hemen her ülke gibi dalgalanmanın ilk aşamalarında Türkiye de etkilenecek.

ETKİNİN KANALLARI:
■ Piyasalar ve beklentiler yoluyla etkilenecek. Tüketim, yatırım ve üretimde belli hız kesmeler olacak.
■ Kur yükseliyor. Bundan döviz borçlusu özel sektör şirketleri ile enflasyon olumsuz etkilenecek.
■ Faiz yükselişi de çift haneyi geçmesi ve orada kalıcı olması halinde, bilançolara ve bankalara zarar verecek.
■ Piyasalar dışında daha uzun vadeli olarak küresel durgunluk veya Avrupa nın kriz yaşaması ticaret kanalıyla da bizi elbette etkileyecek. Dış pazarlarımız daralacak.
■ Avrupa dan finansman da azalacak. Türkiye de ekonominin çarklarının aynı hızda dönmesi için aylık 5 milyar dolar taze kaynağa ihtiyaç var. Değil paranın çıkması bu paranın gelmemesi bile ekonomiyi ciddi biçimde yavaşlatıcı etki gösterecek.
Hazırlık yapmak korur ama bir ölçüde.

 

2008 sonbaharının tekrarı mı?

Hafta sonu yapılan IMF-Dünya Bankası toplantılarında IMF Başkanı Lagarde "Küresel ekonomi tehlikeli bir dönemece girdi" demiş. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Trichet de "İnkâr etmiyoruz, krizin merkezindeyiz" diye konuşmuş.
Bugün yaşanmakta olanlar, zaten küresel krizin ikinci ayağı olarak tanımlanıyor ve zamanlama olarak 2008'in sonbaharına çok benziyor. 2008'de Lehman Brothers 'ın batışıyla eylülde başlayan sert fırtına kasım sonuna kadar sürmüştü. Hem varlık fiyatlarının düşmesi, hem de uluslararası fonların hesap kapatma döneminin kasımda bitmesiyle satışlar belli ölçüde durulmuştu.
Bu kez de kusursuz fırtına için üç ana neden var: Küresel durgunluk, kamu borç sorunu, Avrupa banka sorunu. Üçüne de, şimdilik çözüm yok. Hükümetler karar alamıyor. Bütün bunların yanında paranın Amerika'ya doğru yollanmasını, risk iştahının kapanmasını ve fonların hesap kapatma dönemine girmesini dikkate alırsak sanki satışların hızlanabileceği, varlık fiyatlarının daha da gerileyebileceği ve fırtınanın şiddetlenebileceği üç aylık döneme girdik gibi. Böyle bir ortamın içinde olduğumuzu da en yetkili kişiler ifade ediyor. Eğer önlemler gelmeyecekse üç yıl aradan sonra 2008 deki benzer ve aynı dönemde yaşanacak bir fırtınayla karşı karşıya kalabiliriz. Tarih yine tekerrür mü edecek ne?

SONUÇ: "Geçmişi hatırlamayanlar onu tekrarlamaya mahkûmdurlar." Santayana


Yukarı