TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Domino etkisi yaratır mı?

Avrupa'nın kamu borç ve banka sorunu çözmede dün bir eşik aşıldı. Alman Parlamentosu Avrupa Finansal İstikrar Fonu'na onay verdi. Sorunun çözümünde bu aşamanın sözü bile edilmeyebilir. Çünkü yapılacakların belki de binde biri. Ancak Avrupalı hükümetler çözüm yolunda adım atmadıkları için önemli hale geldi. Üstelik böyle bir adımı attırmak için bir yığın çaba gerekti. Her aşama böyle geçecekse vay dünyanın haline. Krizi aşmak da çok zaman alacak.
Bu konuda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan IMF-Dünya Bankası toplantıları sırasında bir değerlendirmede bulundu. 2001'de hem banka hem kamu borç hem de cari açık gibi üçlü krizi bir arada yaşayan bir ülkenin bakanı olarak tecrübe sahibi. Ama değerlendirmeden Türkiye'ye de önemli ev ödevleri çıkıyor. Babacan şöyle konuştu:
"Avrupa'nın bu ekonomik sorunlarını kolay kolay aşabileceğini ben çok düşünmüyorum. Birden de bir çöküş, kötüye gidiş beklemiyorum. Ama bundan sonraki dönemde büyüme zor görünüyor. Avrupalılar bu sıkıntıları üzerinden yıllarca atamayabilirler. Bu ağır borç yükünün altından kalkmak kolay olmayacak. Muhtemelen vergileri yükseltecekler. Onun için bizim başka yerlere ağırlık vermemiz, ekonomik ilişkilerimizi başka bölgelerde de güçlendirmemiz lazım. Avrupa dışındaki pazarlara çok fazla ağırlık vermemiz lazım.
Yunanistan'ın temerrüdünün etkisi sadece kendisine olmaz. Sadece Yunanistan'a borç verenlerin işte o borcu zarar yazmalarıyla tamamlanmaz. Başka ülkelere bunun sıçrama olasılığı, Avrupa'nın finansal sisteminin tümüne doğru yayılması olasılığı büyük. Domino etkisi ihtimali var."
Yapılan hazırlıklar Yunanistan'ın iflasının resmileştirilmesi ve yayılma etkisiyle ortaya çıkacak zararın karşılanmasına yönelik fon oluşturmak için. Yani mekanizmalar oluşturuluyor. Temerrüd de, yayılma da, bundan Türkiye'nin etkilenmesi de kesin.

***

Avrupa'nın kayıp 10 yılı

Avrupa hem ihracatımızın yarısına yakınını yaptığımız hem de dış finansmanın yarısından fazlasının sağlandığı bir bölge. Buradaki bir yangından hasar almamızın iki yolu da böylece ortaya çıkıyor. Ticaret kanalı ve finansman kanalı. Zaten piyasalar ve beklentiler yoluyla bir etki yapıyor. Bundan sonra da en azından bu bölgeye ihracatımızı büyütemeyeceğiz. Bu durum otomotiv, beyaz ve kahverengi eşya, tekstil ve konfeksiyon sektörlerini etkileyecek. Avrupa'dan doğacak pazar kaybını başka bölgeler ve ülkelerle telafi edene kadar da bu etkilenme devam edecek.
Çünkü bizzat ekonomiden sorumlu bakanımız bu bölgenin 10 yıllarca belini doğrultamayacağı beklentisi içinde. Verdiği süreye aynen katılıyor. Kamu borç sorunu ve buna bağlı olarak bankacılık sorunu yaşayan başka ülke deneyimleri de, bizim 2001 krizi de, normalleşmek için 10 yılı gösteriyor. Toplum kemer sıkacak. Bütçe açıkları ortadan kalkacak. Hatta yıllarca bütçeler fazla verecek. Verecek ki, kamu borcu artmasın. Bu arada ekonomik büyüme de sağlanması lazım ki, kamu borcunun milli gelire oranı gerilesin. Tıkanma çözülsün. Uzun yıllar fedakârlığa, verimlilik artışına, tasarruf artışına dayanan, zor ve zahmetli bir süreç borcun sürdürülebilir kılınması.

TÜRKİYE'YE ETKİSİ: İhracatımızın yarısına yakınını yaptığımız, dış finansmanın yarıdan fazlasını gerçekleştirdiğimiz bölgedeki sorun, bizi dış açığı kontrol altına almaya zorluyor. Bu konuda temmuz ayından itibaren kayda değer bir gelişme başladı. Ama yetmez. İthalatın daha fazla hız kesmesi, ihracatla uyumlu hale gelmesi lazım. Çünkü ihracatımızda Avrupa'dan dolayı belli bir ivme kaybı olacak. Tam bu sırada Arap Baharı da, bu ülkelere yönelik dış satımda da duraklamalar devam ediyor.
■ Bütün bu etkiler, gelip ekonomik büyümemizi düşürecek.
■ İstihdamdaki iyileşmeyi durduracak. Belki de tersine çevirecek.
■ İhracat için rekabet gücümüzün artması gerekecek.
■ Kurların artışı zaten herkesin gelir ve servetini azaltıyor.
■ Ayrıca ücretler üzerinde de bir baskı oluşacak.
Kurunun yanında yaşın da yanması deyimi işte bu. Avrupa yanarken, en iyi ihtimalle biz fena halde terleyeceğiz.

SONUÇ: "Bir talihsizlik her zaman sırtında başka bir talihsizlik getirir." Hollanda atasözü

Yukarı