TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

TL artık daha az dalgalanacak

Türk Lirası yılın dokuz aylık kısmında dünyada dolara karşı en çok değer yitiren üçüncü para. Yukarıda yer alan tablodan izlenebileceği gibi, ilk sırada yüzde 25 kayıpla Kenya Şilingi, yüzde 22 kayıpla Güney Afrika Randı var. TL'nin kaybı ise yüzde 21. Dünya paralarının dolara karşı kaybı özellikle eylül ayında gerçekleşirken TL'nin kaybı daha önceki aylarda gerçekleşti.
Burada Türkiye'nin bilinçli bir şekilde izlediği bir politika olduğunu söylemek gerekiyor. Ama özellikle de küresel piyasalarda sert fırtınaların esmeye başladığı ağustos ayı ortasından itibaren Türkiye'nin döviz kuru politikasında daha aktif ve müdahaleci bir tutuma doğru yöneldiğini gözlemliyoruz.

BAŞKAN'IN AÇIKLAMALARI: Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı döviz kurunun sepet bazında ilk kez 2 değerini geçtiği ağustos ayı ortasında CNN Türk'e yaptığı açıklamada şöyle demişti: "Şu gün gelinen noktada diyoruz ki, döviz sepeti yüzde 5-10 arasında olması gerekenin üzerinde. Dolar ve Euro'nun ortalamasını alıyorsunuz, o hesaba baktığınızda bugünkü sepetin yüzde 5-10 arasında daha düşük olması gerekir. TL'nin daha fazla değer kaybetmesini istemiyoruz."
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı 1.5 ay sonra Türk Lirası'nın değeri ve kur üzerine geçen hafta önemli açıklamalarda bulundu. Önce Edirne'de konuştu: "Türk Lirası'nda kasım ayından sonra gözlenen değer kayıpları, küresel parasal genişlemenin TL üzerindeki ilave değerlenme baskısını ortadan kaldırdı. Son dönemde gerçekleşen değer kaybı ise benzer para birimlerine göre sınırlı kaldı. Bu da TL'deki değer kaybının daha erken gerçekleşmesinden kaynaklandı.
Türk Lirası için bugün kimse aşırı değerli diyemez. Bu da yumuşak inişin önemli bir parçasını oluşturuyor. TL'de şimdiye kadar gerçekleşen değer kaybını faydalı ve yeterli görüyoruz. Bundan sonraki değer kayıplarını politika yapıcılar olarak olumlu karşılamayacağız."

ŞARTLARI OLUŞTU: Hafta sonu yapılan TÜSİAD CEO Forumu'nda da Erdem Başçı şunları söyledi: "Türk Lirası'ndaki şu ana kadar gözlenen değer kaybı hem gerekli, aynı zamanda şu an itibariyle yeterlidir. Bundan sonra ilave değer kayıpları Merkez Bankası tarafından arzu edilen bir durum olmaz. Küresel bir rahatsızlık olduğu sürece, güvenli liman arayışı nedeniyle dolara dönem dönem rağbet olabiliyor. Türk Lirası'nda oynaklık ve değer kaybı diğer ülkelere göre son derece düşük. Türk Lirası, son bir aylık dönemde nispeten daha az değer kaybetti.
Bundan sonra da hem inişlerde hem çıkışlarda daha az dalgalı Türk Lirası izlememiz için her türlü yapısal şartlar yerinde. Aynı zamanda da para politikası açısından da şartlar yerinde. Bu demek değildir ki, 'Türk Lirası daha fazla değer kaybetmez veya daha fazla değer kazanmaz.' Her ikisi de olabilir. Ama şu an temelleri itibarıyla baktığımızda, Türk Lirası'nda daha fazla değer kaybı olursa, bunun geçici olacağını ve önümüzdeki bir yıllık çerçevede tekrar Türk Lirası'nın nispi olarak değer kazanmaya devam edeceğini gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Şu an o açıdan rahatız.''

YÖNETİLEN KUR: Bu sözlerde çıkan sonuç şudur: Kur artık eskisi kadar oynak olmayacak. TL'nin değeri daha istikrarlı seyredecek. Merkez Bankası bu konuda yönlendirici ve müdahale edici olacak. Bizzat Başkanı bunu açıklıyor. Kurun bugün itibariyle geldiği seviyeyi de Merkez Bankası kabul etmiş durumda, rahatsız değil. Bu açıklamalar bize gösteriyor ki, 2001 krizi ile yürürlüğe giren serbest dalgalı kurun yerine artık yönetilen dalgalı kur rejimi almış. Yöneten ve ağabeylik eden Merkez Bankası. Yurt içi piyasalar ve iş çevreleri de bunu bekliyor ve istiyordu. Aman dikkat, rejimin adı sabit kur rejimi değil, hala dalgalı kur rejiminin içindeyiz. Giden "serbes" tarafı. Dalgayı belli bir bant içinde yöneten var. Üstelik bu durum resmen açıklanmış da değil. Değiştirilebilir ve geri dönülebilir de.

SONUÇ: "Koşullar insana egemen olur, insan koşullara değil." Euripides

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
04 Ekim 2011 Salı, 15:35 Misafir insanların ne söylediğine değil ne yaptığına bakmak lazım.daha dün başbakan değerli tl itibarımızdır dedi sonra faiz indirimine giderek doları yükselttiler sonrada bu bizim değil dişarinin krizi diye pazarladilar.sanki dolara karşi en yüksek değer kaybeden para birimi bizim ki değil
Yukarı