TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Gelecek yılın programından ilk ipuçları

Uluslararası risk sermayesi fonu TPG yakın zamana kadar Tekel'in özelleştirilen içki bölümü Mey İçki'nin sahibiydi. Cüneyd Zapsu'nun kıdemli başdanışmanlığını yaptığı risk sermayesi fonu ''Türkiye'ye Yatırım, TPG Perspektifi Konferansı" adıyla İstanbul da bir toplantı düzenledi.
Burada konuşan TPG Capital ortağı Vincenzo Morelli Türkiye'de yeni şirketlere ortak olmak istediklerini belirtirken ''Türkiye'deki en zor şey neydi?'' sorusuna, Morelli, ''Türkiye'de vergi zor. Çünkü öngörebilmek çok kolay değil. Yani siz en iyi vergi avukatlarını, danışmanlarını tutabilirsiniz. Vergi idaresi bazen bizi şaşırtıyor. Türkiye'ye yatırım yaparken beni endişelendirecek tek konu bu. Bunu da 5 yıl içerisinde 6 milyar liranın üzerinde vergi ödeyen bir kurumun yöneticisi olarak söylüyorum'' dedi.
Yine aynı toplantıda konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Türkiye'de bir vergi reformuna ihtiyaç olduğunu, kanun yeniden yazılırken de mevzuatın basitleştirileceğini ve belirsizliklerin minimize edileceğini" söyledi. Bakan Şimşek bir iki gün içinde açıklanacağını belirttiği Orta Vadeli Programın bazı ipuçlarını da verdi.
■ "Kamu açığının milli gelire oranı 2010'da yüzde 2.2 iken bu yıl yüzde 1'e doğru çekildi. Hem bütçe açığını hem kamu borcunu aşağıya doğru çekiyoruz. Bizim için en önemli çıpa mali disiplindir.
■ Cari açık bu yıl ulaşacağı milli gelirin yüzde 9.5'i seviyesinden aşağı doğru inmeye başlayacak. Yıl sonunu muhtemelen bugünkünden daha düşük bir düzeyde kapatacağız. Ama gelecek yıl da bu düzeltme devam edecek.
■ 2012 büyümesi muhtemelen yavaşlayacak. Ama yine de Avrupa'nın 2-3 katı büyüyeceğiz.
■ Enflasyon geçici olarak kur artışından etkilenecek, sonra yeniden normalleşecek. Gelecek yılki hedefimiz de yüzde 5.
■ İstihdam artışı aynı hızda olmasa da, 2012'de devam edecek."

***

Kriz sonrası istihdam 3 milyon arttı

TPG'nin toplantısında Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da konuştu. Türkiye'yi özellikle Avrupa'daki kaos ortamından ayrıştıran en önemli farklardan birinin güçlü bir hükümetin iş başında bulunması olduğunu vurgulayan Ali Babacan şunları söyledi:
''Biz kendimize dikkat edeceğiz, kendi hesabımıza, kitabımıza dikkat edeceğiz ve mali disiplinden asla taviz vermeyeceğiz. Merkez bankamız para politikalarını, fiyat istikrarı ve finansal istikrar odaklı aynen devam ettirecek. Sıkı duruşu, sağlam duruşu devam ettirmek zorundayız. 2008-2009'da pek çok hükümet kamu açığını artırarak sorunlara çözüm ararken biz kamu açığını daralttık. Daha çok harcayan hükümetlerin şimdi başı dertte. Türkiye'de biz güveni esas aldık. Kamu açığını düşürdüğümüz halde ekonomi yüzde 10'un üzerinde büyüdü. Kriz sonrasında 3 milyon istihdam artışı oldu. OECD ülkelerinin tümünde istihdam 13 milyon kişi düştü. ABD'de bile 400-500 bin istihdam artışı büyük başarı diye niteleniyor. Biz her adımımızı güveni güçlendirecek yönde attık. Olumlu sonuçlarını da aldık.''
Babacan dışarıda yaşanmakta olan türbülanstan ekonominin açıklığı nedeniyle Türkiye'nin etkileneceğini belirtirken "Şu ana kadar bize hiçbir şey sürpriz gelmedi. Her senaryoya karşı hazırlıklarımız, planımız var. Böyle bir ortamda ekonomi yönetiminde otomatik pilot kesinlikle söz konusu olamaz. Aylık, günlük hatta saatlik kararlar gerekiyor" dedi.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
13 Ekim 2011 Perşembe, 17:06 Misafir hem dış borçla ekonomiyi döndürüyorsunuz , hem de dışardaki kriz bizi etkilemez diyorsunuz .. kriz milletin ciğerini sökecek...
Yukarı