TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Piyasalar paket bekliyor paket cambazlık istiyor

Küresel piyasalar ağustos ve eylül aylarında arka arkaya iki derin sarsıntı yaşadılar. Borsa endekslerinden emtia fiyatlarına, paritelerden ABD 10 yıllıklarına kadar bütün veriler son sarsıntının dip noktasını 4 Ekim diye gösteriyor. Bu tarihten sonra bütün piyasalarda toparlanma başladı.
■ Dünya borsalarının yansıtıcısı olarak MSCI Dünya Endeksi 2 Mayıs'tan 4 Ekim'e kadar yüzde 26 değer yitirdi. 14 Ekim'e kadar da yüzde 14 artış kaydetti.
■ Gelişmekte olan piyasaları yansıtan MSCI EM Endeksi 27 Nisan'dan 4 Ekim'e yüzde 32 düştü. 4-14 Ekim arasında yüzde 14 prim yaptı.
■ Avrupa bankalarını temsil eden Eurostoxx Banka Endeksi bf yılın 17Şubat'ında tepe noktası yaptıktan sonra düşüyor. 4 Ekim e kadar yüzde 52 değer yitirmiş. Son 10 günde ise yüzde 13 primli.

İKİ HAFTALIK ZAMAN:
Piyasalar, 2008 sonbaharındaki dört dörtlük fırtınanın benzerini yaşarken bir anda kış ortası güneşi açtı. Özellikle de fırtınanın asıl nedeni olan Avrupa bankalarının 4 Ekim'de dibe vurduktan sonra prim yapması, bu sorunun çözüleceğine yönelik beklentiyi gündeme getiriyor. Piyasalar dip yaptığında AB nin siyasi ve ekonomik lideri iki ülke liderinin yaptığı görüşme, özellikle de Merkel'in açıklamaları, küresel piyasalarda "Bu kez tamam, ikna oldular, önlem paketi geliyor" beklentisi doğurdu. Bu paket 17 Ekim'de AB'nin yapacağı "Kriz zirvesi"nde açıklanacaktı. Zirve bir hafta ertelendi. Şimdi gözler 23-24 Ekim'de. Olmadı bir hafta sonra 3-4 Kasım'da yapılacak G-20 Zirvesi'ne çevrildi. Her ne kadar sorun Avrupa' nın sorunu olsa da, piyasalar çözümü G-20 den bile bekleyebiliyor.
Ortada ise atılan tek somut adım Avrupa Finansal İstikrar Fonu'nun ülkeler tarafından onaylanması. Paket ise daha hazırlanıyor. Ertelemeyi paketin üzerinde anlaşma sağlanamadığına da, zaman kazanmaya da yorumlamak mümkün. Ancak buradaki en son tarihin de 3 Kasım G-20 Zirvesi olduğu belli.

SERMAYEYİ KİM KOYAR: Çünkü Yunanistan şu veya bu şekilde resmen yolun sonuna geldi. İki yıllık tahvilleri yüzde 90 faizi bile gördü. Yunanistan ın iflası artık daha fazla geciktirilemez. İflasından etkilenecek Avrupalı bankaların yeniden nasıl sermayelendirileceğinin planlanması, bu planın gerçekçi ve inandırıcı olması gerekir. Aksi takdirde iflas, bir büyük bankacılık krizini de beraberinde getirecek.

ZORLUK NEREDE: Zorluk ise bankalara kimin sermaye koyacağında. IMF kaynaklarının kullanılmasına ABD karşı. Özel sektör koymazsa Avrupa devletleri koyar demek de kolay. Çünkü bu devletler de aşırı borçlu. Bankalara sermaye koyarak kamu borcunu daha büyütmek, aslında sorunu daha büyütmek anlamına geliyor. Bu açıdan bankalara konulacak sermayenin büyüklüğü de önemli. Hem bankaları sağlamlaştıracak hem de kamuya fazla yük bindirmeyecek. Ama piyasayı da gerekenin yapıldığına ikna edecek. Yani bir yerde cambazlık gerektiren bir şey.
Borç sorununu çözmek her zaman ve her ülke için zor ve zahmetli oluyor.
Eğer paketten beklenen çıkmazsa da, o zaman yandı gülüm keten helva.

SONUÇ: "Yük iyi taşındı mı hafifler." Latin atasözü

 

Yukarı