TVRadyo
Ali Tezel
Ali Tezel

Devlet artık taksi ve dolmuşlara el atmalı

Bir yanda sigortası yapılmayan düşük ücretle çalışan taksi minibüs şoförleri motokuryeler diğer yanda
kayıt altında olmadıkları için vergi alamayan devlet... Bu sorun AB ve ABD'de olduğu gibi şirketleşmeyle çözülebilir. Üstelik farklı şirketlerin rekabetleri hizmet kalitesi de getirir

Dün Nakliyat-İş Sendikası’nın Şişli Kültür Merkezi’nde taksiminibüs şoförleri, motokuryeler ve PTT Kargo ile Telekom’da gerek araçlarıyla gerek kendileri çalışan şoförlere sosyal güvenlik ve iş hukuku hakları konusunda bilgilendirme semineri verdim. Dertleri o kadar çok ki... Sosyal güvencesizler, gerek özel gerek kasko sigortasızlar, gelecekten güvensizler ve en kötüsü de 50 kadar taksi plakası toplayıcısının ellerinde kalmışlar. (Bülent Ersoy, Küçük Emrah, Gülben Ergen gibi)
Ülke çapında 2682 taksi durağı ve 67050 taksi plakası var. Sadece İstanbul'da 18 bin taksi plakası var, sahtelerini ise saymak mümkün değil. Avrupa ve ABD bu işi taksi şirketleri ile çözmüş durumda. Şirketleşecekler, daha doğrusu devlet zorla şirketleştirecek başka çaresi yok. Zamanında üç otuz paraya hatta parasız alınan taksi plakaları şimdi milyon liralar değerinde, ama ülkeye katkısı yok, şoföre katkısı yok.

ŞİKÂYET EDENLER
■ Halk şikâyetçi; yakın mesafe almıyorlar, turistik bölgelerde Türk olanlar almıyorlar...
■ Plaka sahibi şikâyetçi; kaskomuz pahalı yaptıramıyoruz, trafik sigortamız pahalı yaptıramıyoruz, şoförün sigortası pahalı, ücreti yüksek ödeyemiyoruz...
■ Şoförler şikâyetçi, sigortamızı kendimize ödettiriyorlar, sendikalı olamıyoruz, ücretlerimiz düşük
geçinemiyoruz...
■ Devlet şikâyetçi kayıt altında değiller ve vergi alamıyoruz, trilyonun döndüğü piyasadan elde edilen gelirden doğru dürüst vergi geliri yok.

MEMNUN OLANLAR
"Çok param var nereye yatırayım diye düşünürken en kârlı işi buldum, taksi plakası sahibi olmak" diyerek yüzlerce taksi plakası sahibi olup bu taksi plakalarını aylık 5 bin liraya kiraya verenler memnun. Avrupa ve ABD'de bireysel taksi plakası sahibi yok, plakalar şirketlere ait ve siz o şirketlerde şoför olarak çalışıyorsunuz. Taksinin trafik, kasko sigortası da var. Çalışan şoförün sosyal güvencesi var, gelirler kayıt altında olduğu için SGK'nın prim geliri, Maliye'nin vergi geliri var. Bizde ise bunların hiçbiri ya yok ya da çok düşük.
Şimdi yapılacak yasal düzenlemeyle; her plakaya devlet değer biçmeli ve kurulacak şirkete o değer üzerinde her plaka sahibini ortak yapmalı. Şirket sayısı İstanbul için en az 4 olmalı ve Anadolu yakasında iki, Avrupa yakasında iki şirkete bölge tayin etmeli ve durakları da sadece o bölge içinde kalmalı ki...
■ Aralarında rekabet olsun, halk dilerse mavi şapkalı, dilerse kırmızı şapkalı şirketin taksilerini tercih etsin.
■ Bir şirketten atılan veya şirket politikalarını beğenmeyen şoför işsiz kalmasın, diğer şirkette işe girebilsin.
Plaka sahibi de ister ortak olduğu şirketin taksisinde çalışsın hem günlük yevmiyesini alsın üstüne de yıl sonunda kâr payını alsın geçinsin... Taksi şoförü de çalışsın ücretini alsın, sosyal güvencesi olsun, kıdem-ihbar tazminatı da olsun... Eğitimi de olsun ki taksi şoförlüğü meslek haline gelsin.

HALKA AÇIK OLMALI
Kurulacak taksi şirketlerinin en az yüzde 15'i halka açılmalı ki SPK ve Borsa denetimi olsun. Devlet de vergisini ve sigorta primini alsın. Taksiler müşteri kapma yarışında sık sık kazalara ve kavgalara sebep oluyor. Şirketleşirlerse bu durum da sona erer. Ayrıca, her taksinin dolu mu boş mu ve hangi adreste olduğunu gösteren GPRS cihazları olmalı ki, telefon veya internetten taksi isteyen vatandaşa en yakın taksi, müşteriye yönlendirilebilsin. Böylece boş boş caddelerde müşteri avına çıkan taksiler sebebiyle oluşan trafik de rahatlamış olur.

Yukarı