TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Fabrika ayarları

Bilirsiniz, özellikle akıllı telefonların her geçen gün daha fazla artan ve komplike hale gelen bir mönüsü var. Örnek olarak paketini açıp kullanmaya başladığınız telefonunuzun, zaman içinde zevkinize ve tercihlerinize göre ayarlarını değiştirebiliyorsunuz. Bir süre sonra, aynı fabrikadan çıkmış aynı marka iki telefonun birbirinden tamamen farklı görünüm ve kullanma tercihlerine büründüğünü görebilirsiniz. Buna teknoloji dilinde yabancılar “customized” diyor. Bizim anladığımız dilde karşılığı ise “kişiselleştirme”.

Kişiselleştirme iyi bir şey mi?

Sanırım çoğumuzun cevabı buna “Evet” olacaktır. Elimizden düşürmediğimiz bir telefonun bizim tercihlerimize göre yeniden düzenlenmesi, olsa olsa kullanım kolaylığı sağlar. Peki bu kişiselleştirme sırasında işler karışırsa? Telefonun aklı karışır da, servis veremez hale gelirse? İşte o zaman da hayat kurtarıcı bir başka servis var: Fabrika ayarlarına dön!

Bu fonksiyonu kullanırsanız, kullanmakta olduğunuz alet, sizin yaptığınız her türlü denemeyi, değiştirmeyi kaldırır ve telefonu fabrikadan yeni çıkmış gibi yapar.

KEŞKE HER ŞEY İÇİN ‘DÖN’ TUŞU OLSA

Tabii ki bu bir teknoloji yazısı değil. O zaman haklı olarak bu kadar uzun bir teknik girizgâhı niye yaptığımı düşünüyor olabilirsiniz.

Çünkü hem gündeme maruz kalan bir vatandaş olarak, hem de işi gereği piyasaları takip eden bir gazeteci olarak bugünlerde, “Keşke imkân olsa da fabrika ayarlarına dön tuşuna basabilsek” diye düşünüyorum. Neden? Buna birkaç örnekle açıklamaya çalışayım...

Örnek 1: 90 yıllık Cumhuriyet tarihimizde defalarca seçim yaşamış bir ülke olmamıza rağmen önce yerel seçimlerde, şimdi de Cumhurbaşkanlığı seçiminde ülke olarak yaşadığımız inanılmaz kutuplaşma.

Ülke politikacılar marifetiyle keskin görüş farklılıkları olan insanların yaşadığı bir hale döndü. Siyasiler yukarıdaki tanıma uygun olarak seçmenlerini “kişiselleştirdiler”. Özellikle tanımı gereği 75 milyon vatandaşa hizmet vermesi ve eşit mesafede olması gereken hükümet, kendi seçmenini “kişiselleştirme” fonksiyonunu kullanırcasına yeniden formatladı. Buna karşılık muhalefet de geriye kalan seçmenin ayarlarını yeniden düzenledi.

Sonuç? Şimdi aynı resme bakıp siyaha siyah, beyaza beyaz diyemeyen ama aynı dili konuşan, aynı dine mensup ve benzer bir ortak kültüre sahip bir toplum olduk.

Örnek 2: Dünya ekonomi literatürüne aday deneysel çalışmalarla Türk ekonomisinin ve piyasa kurallarının yeniden formatlanması, namı diğer kişiselleştirilmesi.

Faiz, enflasyonun sebebidir tartışmasıyla TCMB’nin para politikası fonksiyonu yeniden tanzim ediliyor. Diğer yandan iç tüketimle büyüdüğü her durumda, aşırı enerji ihtiyacı ve düşük tasarruf gerçeği sebebiyle cari açık veren bir ülkeye yeniden tüketin çağrısı yapılıyor.

Sonuç? “Dışarıda işler iyi gitmiyor, ayağımızı yorgan göre uzatalım. Tasarruf durumumuz bir parça düzeltmeden büyük altyapı projelerine şu ortamda girmeyelim” diyenler için; Türkiye’nin önünü kapatmak isteyenler, faiz lobisi ve hatta vatan haini denilebiliyor.

Yazının başında bahsettiğim gibi, “fabrika ayarları” diye bir tuş maalesef hayatta yok. Bu sebeple rica ediyorum: Makineyi daha fazla zorlamayalım!

Teşekkürler SPK

Sermaye piyasalarında bir süredir en önemli tartışma konularından biri Borsa Istanbul’da, şirketlerin borsa kotundan çıkma mevzuu ve çıkış fiyatının nasıl belirleneceği formülüydü. Özellikle bireysel yatırımcıların, şirketlerin kottan çıkış fiyatı belirlenirken haksızlığa uğradıkları yönünde Yayın Koordinatörü olduğum BloombergHT’yi mail ve twit yağmuruna tuttuklarını belirtmeliyim. Biz de HaberTürk Gazetesi Ekonomi Servisi’nin konuyla ilgili haberlerini de referans alarak BloombergHT olarak konuyu enine boyuna 1 hafta boyunca tartıştık. Yatırımcıların şikâyetlerini ekrana getirdik, diğer ülkelerdeki uygulamaları araştırdık ve nihayet SPK Başkanı Sayın Vahdettin Ertaş’a sorularımızı ilettik.

Bugün mutlulukla gördük ki, SPK çağrı fiyatında hesaplama değişikliğine gideceğini açıkladı. İnanıyoruz ki yeni yöntem hem bireysel yatırımcı için hem de şirketler için daha şeffaf ve adil olacaktır.

Sayın Ertaş’a mevzuat değişikliği için BloombergHT olarak bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Ve bir kez daha “ Kazananlar BloombergHT izler “diyoruz.

 

Yukarı