TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Yeni bir hikâyeye ihtiyacımız var

Bu hafta içinde derecelendirme kurumları Türkiye ile fazla mesai yaptılar. Fitch, S&P ve sonunda da Moody’s’in Türkiye ile ilgili açıklamaları haftaya tam anlamı ile damgalarını vurdu. Kim ne dedi? Aslında bunu mu ifade etti? Tartışmalarına aşağıda gireriz. Ancak sonda söyleyeceğimi başta ifade edeyim; özellikle yabancı yatırımcıyı ve derecelendirme kurumlarını heyecanlandıracak, bizimle ilgili yeniden pozitif düşünmelerini sağlayacak bir pakete, hikâyeye ihtiyacımız var.

SEÇİMLERİN GERİDE KALMASI RİSKLERİ AZALTMIYOR

Cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanmasının ardından derecelendirme kurumları Türkiye ile ilgili notlarını revize ettiler. Normal şartlarda, piyasa için “belirsizlik” unsuru yaratabilecek bir konunun geride kalmış olması ve daha önemlisi seçimden piyasanın büyük ölçüde beklediği gibi bir sonuç ortaya çıkmasına rağmen ne piyasa ne de derecelendirme kurumları rahatlamış gözüküyor.

İsterseniz daha açıklayıcı olması açısından bu hafta 3 ayrı derecelendirme kuruluşundan bu konu ile ilgili gelen açıklamalara göz atalım.

Önce Fitch. Türkiye olarak ülke notumuz BBB-. Yani yatırım yapılabilir ülke notunun en altında. Fitch bu hafta yaptığı açıklamada “Erdoğan’ın seçimi kazanmasının ardından riskler hâlâ yüksek seviyede” dedi.

Şimdi S&P. Ülke notumuz yok. Çünkü Türkiye Aralık 2013’te S&P ile çalışmayacağını söyledi. Ancak S&P’de en son yatırım yapılabilir ülke notunun altında notumuz vardı. Bu hafta S&P de bir açıklama yaptı, “Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının kredi notu değerlendirmesine ani bir etkisi yok” dedi.

Son olarak da Moody’s. Ülke notumuz Baa3. Yani yatırım yapılabilir ülke. Moody’s geçen cuma Türkiye dahil 5 ülke için toplanmış ancak hiçbir açıklama yapmadan toplantı dağılmıştı. Moody’s’in web sitesindeki resmi açıklama ise “Bazı durumlarda ülkeler hakkında açıklama yapmaya gerek olmadan da toplantılar yapılabilir” şeklindeydi. Aynı Moody’s bu olayın üzerinden 1 hafta geçtikten sonra bu sefer kayda değer bulmuş olmalı ki Türkiye ile ilgili notunu açıkladı. Moody’s notunda “Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucu Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözmez” dedi.

Görüldüğü üzere 2014 yılında ikinci büyük seçimi geride bırakıyoruz ancak “seçimler ve riskler” hâlâ aynı cümle içinde geçebiliyor.

Asıl mesele bundan sonra ekonomide direksiyonda kimin olacağı?

27 Ağustos’ta AK Parti Genel Başkanı’nı ve dolayısı ile Başbakanı da seçmiş olacak. Peki yol haritası bu kadar belli ise nedir bu piyasaların endişesi?

Yine Moody’s’in son notu üzeriden gidelim. Moody’s cuma günü açıkladığı notta yeni seçilecek Başbakan’ın ve kabinenin kimlerden oluşacağının, Türkiye’de 2015 seçimlerine kadar politik tansiyonun ve belirsizliğin devamı açısından önemli olacağını belirtiyor. Ayrıca politik istikrar oluşmadan da ülkenin yapısal reformlar konusunda durağan kalacağı ve ekonomik kırılganlıkların artacağı belirtiliyor.

Ufak bir ekleme de Fitch’den. Fitch’in hafta içinde açıkladığı notta Başbakan Erdoğan’ın Merkez Bankası’na faiz indirimleri konusunda baskı uyguladığı ve bunun da TCMB’nin kredibilitesini azalttığını belirtiyor.

KORUMA KALKANINA İHTİYACIMIZ VAR

Başlıkta bahsettiğimiz gibi. Küresel piyasalarda artan gerginliğe, ülkemizin hemen yanı başında sürekli artan jeopolitik gerginliklere, yılın ikinci çeyreği itibarıyla yavaşlayan ekonomiye, iki haneye yaklaşan enflasyona karşı kalkana ihtiyacımız var, derdimizi doğru anlatmaya ihtiyacımız var.

Neye ihtiyacımız yok? Deneysel çalışmalara.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
18 Ağustos 2014 Pazartesi, 09:53 Misafir türkiye için bir hikaye yaklaşıyor tükiyenin yazdığı değil türkiyeye yazılan ağustos böceği ve yaz geçti mevsim sonbahar türünde.
Yukarı