TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Draghi’nin Almanya açmazı

Haftanın en önemli konusu, perşembe günü Draghi’nin yapacağı konuşma olacak sanırım. 10 gün önce ABD’de Jackson Hole’de yaptığı açıklamaların ardından piyasa, Draghi’nin bundan tam 4 sene önce FED Başkanı Bernanke’nin yaptığı gibi bir parasal genişleme yapmasını bekliyor. Hatırlatmak açısından önceki başkan Ben Bernanke, FED bilançosunu 6 sene içinde 1 trilyon $’dan 4 trilyon $’a çıkararak ABD ekonomisinin yeniden toplanması için uygun ortam yaratmıştı. Hâlâ tartışılan bu uygulamanın birçok yan etkisi olsa da, ABD ekonomisinde görülen toparlanma ve istihdamdaki artış, Bernanke’nin politikasının “işe yaradığı” söylüyor. 

DRAGHI’NİN ELİNİ TUTAN KİM?

Eğer FED’in uyguladığı ve başarılı sonuç verdiği bilinen bir politika varsa, hatta İngiltere ve Japon Merkez Bankaları hâlâ “benzer” bir politikayla ekonomilerini yürür hale getirmeye çalışıyorlar ise Draghi’nin elini tutan kim?
Cevap: Almanya. Avrupa’nın 1 numaralı, dünyanın 4. büyük ekonomisi, toplam yıllık 270 milyar $ ile dünyanın en fazla ticaret fazlası veren ülke: ALMANYA.

1999 yılında ortak para birimi EURO devreye girdiğinde 1 EURO 1.1790 ABD Doları olarak belirlenmişti. EURO tedavüle girdikten sonraki 3 yıl boyunca ABD Doları’na karşı geriledi. Haziran 2001’de EURO/USD paritesi 0.86’ya kadar gerilemişti. Ancak o tarihten bugüne kadar zaman zaman dalgalansa da genel olarak piyasada ABD Doları’na karşı fiyatlanan hep “güçlü Euro” oldu. Şimdi gelelim güçlü Euro ile Almanya’nın başardıklarına, 2001 yılında 0.86 Euro/USD paritesi ile % 2 civarında cari açık veren Almanya 2014’te % 1.30’larda iken % 7.5 cari fazla verir oldu.

Yine 2001 yılında 2 trilyon $ seviyesinde olan GSMH’sini 14 sene içinde 3.6 trilyon $’a kadar artırırken aynı dönem içinde güçlü Euro’ya rağmen 1.5 trilyon $’lık ihracatıyla Çin ve ABD’nin ardından dünyanın 3 büyük ihracatçısı haline geldi. Son istatistik de istihdamdan gelsin. 2001 yılında ortalama işsizlik Almanya’da % 9.5’ler seviyesindeyken şu an gelinen seviye % 6.7. Karşılaştırmak açısından Euro Bölgesi için bu ortalama % 11’lerde. Görüldüğü üzere verimliliği ve teknolojik üstünlüğüyle Almanya, Euro’nun seviyesinden bağımsız olarak her şeklide ekonomisini büyütmeyi başarmış ve refahı da tüm ülkeye yaymış. Bu sebeple Almanya’nın EURO’nun değerinin suni olarak düşürülerek yaratılacak bir ekonomik modele ne ihtiyacı ne de izni olabilir. Sonuç: Draghi büyük ihtimalle “boyunu aşan” sözler söyledi ve piyasalarda gereksiz bir beklenti yarattı. Şurası bir gerçek ki; içinde Almanya’nın olmadığı bir EURO’yu ne kimse alır, ne de kimse rezerv para olarak kullanır. Dolayısıyla EURO için son sözü Draghi değil Merkel söyler.

 

Yukarı