TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Beş dakikada değişir bütün işler

Bu köşede piyasalarda olan biteni anlatmak için zaman zaman bazı şarkı sözlerine referans yaptığımı beni takip edenler bilir. Daha önce piyasalarda keyiflerin kaçmaya başladığı eylül ayının başlarında “Nedir derdi bu sonbaharın?” diye sormuştuk. Gerçekten piyasaların sonbaharı çok dertliymiş, şimdi daha net anlıyoruz.

Bu hafta sonu için seçtiğim parça ise, Mazhar Alanson’un NY sokaklarında söylediği efsanevi şarkı: 5 dakikada değişir bütün işler.

Alanson’un NY maceraları sırasında her şey yolunda gidiyor zannederken birden aldığı “Burası NY, 5 dakikada değişir burada her şey!” cevabıyla irkilmesi gibi, sanırım son 1 aydır bütün piyasa oyuncuları ekranlara uzun uzun bakıp irkiliyorlar.

“Kur savaşları çıkacak, herkes parasını değersizleştiriyor.”

Çok değil, 2010 yılında dönemin Brezilya Maliye Bakanı Mantega özellikle gelişmiş ülkelerin paralarını ekstra para basmak suretiyle bilinçli olarak değersizleştirdiklerini söylüyordu. Öyle ki Mantega, “Uluslararası bir kur savaşının ortasındayız ve bu savaş bizi tehdit ediyor; çünkü rekabetçiliğimizi öldürüyor” diye isyan ediyordu.

Gerçekten Mantega’nın dediği gibi başta ABD olmak üzere Japonlar, İngilizler ve nihayet Euro Bölgesi aynı yolu izleyerek para bastılar. Kur savaşları ithamları yapıldığı 2010 yılında FED henüz bilançosunu 2 katına, yani 2 trilyon $ seviyesine çıkarmıştı. Japonlar “Abenomics” dedikleri parasal genişleme işine başlamamış, İngilizler tahvil alım programını hâlâ tartışıyordu. Yani şikâyet edilebilecek tek kurum FED’di.

O tarihin üzerinden 4 yıl geçti. FED bir o kadar daha bastı ve bilançosunu 4.4 trilyon $’a çıkardı. Japonlar, İngilizler ve hatta son tahlilde Draghi’nin önderliğinde Avrupa Merkez Bankası bile para basmaya başladı. Gökten para yağıyordu. Bernanke’nin adı “Helikopter Ben” olmuş, Avrupa’da sıkı para politikası uygulayan Trichet gitmiş, yerine “Euro’nun mutlaka zayıflaması lazım” diyen Draghi gelmişti.

SENE 2014, EYLÜL 27, YER SAO PAULO

2010 yılında “Kur çok değerli, ihracat yapamıyoruz” diyen Brezilya’nın da paritesi o günler 1.65’lerdeydi. Kur o tarihten sonra sürekli değer kaybetti. 2011 yılından 2014 başına kadar 3 senede % 36 değer kaybeden Real için 2014 de çok kötü geçiyor. Sadece eylül ayında ABD Doları’na karşı % 5 değer kaybeden kurun yıl başından beri kayıpları % 8’i aştı. Toplam 330 milyar $ rezervi olmasına rağmen son 2 çeyrek arka arkaya daralan, % 4 seviyesinde cari açık veren Brezilya’ya yatırımcı artık şüpheyle balkıyor. Fonlama faizini % 11’lere çekmesine rağmen Real’deki değer kaybı durmuyor.

TÜRK LİRASI’NDA SON DURUM

Hikâyenin buraya kadar kısmı Brezilya ile ilgili ama Türk Lirası için de durum farklı değil. İşler iyi giderken, likidite bolken, gelişmiş ülkeler kendi dertlerine düşmüşken kimse cari açığı, açık pozisyonları ya da sosyal huzursuzlukları sorgulamıyordu. Şimdi ise ilk sorulan bunlar.

Bundan sonra balayı bitti. Maalesef bizim ligimizdeki ülkeler için hayat zor olacak.

Yapabileceğimiz en akıllıca şey, “Kırılgan 5’li”den çıkabilmeye çalışmak olmalı. Ancak ekonomide ve siyasette olup bitene bakınca maalesef çok umutlu olamıyorum.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
27 Eylül 2014 Cumartesi, 13:43 Misafir Tc 2008 den beri 10000$ civarlarina takildi kaldi isler tc de cok iyiye gitmiyor anlasisilan boyle giderse 2023 te en fazla 15000$ sevilerine anca gelir kisi basina dusen gelir
Yukarı