TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Brezilya seçimleri kapitalizm adına ciddi bir yenilgi

Piyasaların uzun süredir beklediği Brezilya seçimleri tamamlandı; Hindistan’ın aksine Brezilya’da piyasa aradığını bulamadı. 2002’den beri iktidarda olan İşçi Partisi, bir zafer daha kazandı. Bu sonuca göre Dilma Rousseff, 2. başkanlık koltuğuna oturacak ve ülkeyi 2018’e kadar yönetecek. Brezilya seçimleri, piyasaların da gündemindeydi. Birçok piyasa oyuncusu, İşçi Partisi’nin seçimleri kazanması durumunda partinin ekonomi politikalarının yatırımcıları memnun etmeyeceği beklentisiyle hem para birimi realde hem de Bovespa Borsası’nda satış bekliyordu. Nitekim seçim sonrası ilk işlem gününde Brezilya’da satışlar yağmur gibi geldi.

Ekim 2002’de dönemin İşçi Partisi Başkanı Lula da Silva, seçimleri % 61 ile kazanıp başkanlık koltuğuna oturduğunda da Wall Street başta olmak üzere bütün piyasa şoke olmuştu. Lula’nın ekonomide sosyalist ve popülist politikalar uygulayacağından endişelenen yabancı yatırımcı, hızla ülkeyi terk ediyordu. Sadece 2002 yılında rezervler 42 milyar $’dan 35 milyar $’a düşmüş, Brezilya Reali, dolar karşısında 1 yıl içinde % 60 değer kaybetmişti. En büyük problem, Brezilya’nın üçte biri dolar cinsinden olan 205 milyar $’lık tahvil stokunun nasıl çevrileceği konusuydu. Ancak korkulan olmadı. 2002 yılında IMF ile yapılan 30 milyar $’lık standby anlaşmasının da yardımıyla Brezilya ayaklarının üzerinde durmayı başardı. Özellikle IMF’nin çok ısrarcı olduğu, bütçe fazlası konusunda hassas olan Lula’nın ekonomi ekibi, Brezilya’nın 2000’de % 3.6 olan faiz dışı fazla rakamını 2005’te % 4.8’e kadar taşıdı. Kamu borcunda ise 2000 yılında % 55’in üzerinde olan stok 2005’te % 51’e kadar düşürüldü.

KAZANAN ORTA SINIF

2002 yılında Brezilya’da başa gelen İşçi Partili hükümetin en başarılı olduğu nokta, orta gelirli Brezilyalıların hayatına yaptığı net katkı oldu. 2002 yılında gelir dağılımı açısından orta gelirli grubun toplam nüfustaki payı % 38 iken, bugün 104 milyona çıkan nüfusun % 55’i bu seviyeye gelmiş vaziyette.

Olay bununla da sınırlı değil. 2002 yılında Brezilya’da ortalama asgari ücret 250 real yani 90 dolar seviyesindeymiş. 2014 yılına geldiğimizde ise asgari ücret 750 real, yani 300 dolara kadar yükselmiş. Gelir dağılımında nispi de olsa düzelme yaşanmış. Asgari ücreti dolar bazında 3 katına çıkarmayı başaran Lula ve Rousseff ikilisi, Brezilya’nın en ciddi sorunlarından biri olan gelir dağılımı adaletsizliğinde de pozitif gelişme göstermişler.

Gini Katsayısı olarak bilinen ve ülkedeki milli gelir dağılımının eşit olup olmadığını ölçen bu katsayıya göre, Brezilya’da son 10 yılda bir düzelme söz konusu. 1’e yaklaştıkça “gelir dağılımının adaletsiz” olduğunu gösteren bu katsayı, 2002 yılında 0.57 seviyesindeyken bugün 0.51’e kadar gerilemiş vaziyette. Bu rakam hâlâ gelişen ülkeler arasında yüksek. Ancak trend açısından son 10 yılda gelir dağılımı adaletsizliği açısından Brezilya’da ciddi bir toparlanma var.

PİYASA ROUSSEFF’İ NİYE SEVMİYOR?

2002 yılında % 12’ler seviyesinde olan işsizliği, 2014’te % 5’in altına indirmeyi başarmış, gelir dağılımı eşitsizliğini azaltmış, asgari ücreti 12 yılda 2.5 katına çıkarmış olan İşçi Partisi ve Başkanı Rousseff’i piyasalar neden sevmiyor? Çünkü kendisi de orta gelirli bir aileden gelen, cuntaya karşı savaştığı için hapse atılan, 2 sene hapiste yatıp işkenceye maruz kalan Dilma Rousseff, ekonomide atılan her adımda “fakir ve orta gelirli halkı” koruma prensibiyle hareket ediyor. Bu “koruma misyonu” sebebiyle Brezilya hükümeti son dönemlerde başta enerji sektörü olmak üzere kamunun bütün uygulamalarında, piyasanın hoşuna gitmeyen, kârlılığı düşüren kararlar alıyor. Örnek, Latin Amerika’nın en büyük enerji şirketi Petrobras, kamu zoruyla düşük fiyattan petrol satıyor ve zarar ediyor.

Bu sebeple Brezilya’daki sonuçlar, liberal ekonomi modelinin, çokuluslu şirketlerin küresel gücünün mağlubiyeti, orta gelirli Brezilyalıların ise galibiyetidir.

Şimdi soru şu: Brezilya’da sahada kaybeden kapitalizm, masada maçı geri alabilir mi? İzleyeceğiz ve göreceğiz.

Bu arada Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
31 Ekim 2014 Cuma, 16:09 Misafir artık neyi neyle kıyaslıycaz insanlar tamamen teknik analizle alıp satıyor, içi boş endexler daha ne kadar yükselirki ,böyle mantık dışı yükselen endeksler düşmek isteyince suni müddahale ediliyor,hemen biri çıkıp konuşuyor adama bakıyorsun dün nr söylemiş şimdi ne söylüyor,balonu şişirirsen patlar tabii,ben günlük yüzde 10 düşüşler bekliyorum.dow hedefim nisan için 10500
Yukarı