TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Kara talihimiz değişiyor mu?

Keyifler yerinde. Yıllardır canımızı yakan petrol fiyatları düşüyor. Düşmek ne kelime “çakılıyor”. Brent petrol sadece 1 ay içinde % 8, yılbaşından beri ise % 24 düştü. Düşüş hafta içinde öyle hızlandı ki, bir ara Brent petrol 76.5 dolar ile son 4 yılın en düşük seviyesine kadar geriledi. Tabii söz konusu düşen emtia petrol olunca yıllarca “yüksek enerji” faturasından canı yanan Türkiye için “güneşli günler” başladı. Ekonomistler ellerinde makineler hesaplara başladı. Herkes bir anda aynı sonuca ulaşıp sevinçle haykırmaya başladı “Petrolde 10 dolarlık düşüş cari açığı 4 milyar dolar azaltır, diğer yandan enflasyonu 0.3 puan düşürür”. Bir de bu hesapların üzerine eylül ayı cari açık rakamı beklenenin 400 milyon dolar altında 2.2 milyar dolar gelince ekonomistler iyice heyecanlandı ve bu sefer “Önümüzdeki 6 ayda TCMB faizleri indirir hatta derecelendirme kurumları Türkiye’nin görünümünü yükseltir” yorumları gelmeye başladı.

ENERJİ İLE İLGİLİ AÇIK

Bu seneyi JP Morgan’ın tahminlerine göre 46.7 milyar dolar cari açık vererek bitireceğiz. Bu yaklaşık GSMH’nin % 5.8’i demek. Enerji ile ilgili açık ise 49 milyar dolar. Enerji dışı kalemler 3 milyar dolara yakın fazla veriyor. Daha önce 2012’nin son aylarında ve 2009 boyunca Türkiye enerji dışı cari fazla verebilmiş. Özellikle 2009’da enerji dışı cari fazlamız 20 milyar dolara kadar çıkmış, cari açık ise 20 milyar doların altına inmiş. Peki ne olmuş 2009’da? Ekonomik krizin en yoğun hissedildiği ve Türkiye’nin ortalama % 5 civarında daraldığı bir yıl olmuş. Benzer şekilde 2012’nin son yarısı da yine büyümesinin çeyrekler bazında % 2’lerin altına düştüğü dönemler. Kısaca, geçmişte ekonomi yavaşlayınca enerji dışı cari açık fazla vermiş.

BU SEFER FARKLI MI?

2009 yılında petrol fiyatı ortalama 65 dolar seviyesindeymiş. 2012’de ise ortalama 110 dolar, yani 2009’un nerede ise 2 katı. 2014 yılında şu ana kadar olan ortalama son düşüşe rağmen hâlâ 103 dolarda. Ama önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının 75-80 dolar bandında kalacağını düşünüyorsak 2015 bütçesinde Türkiye için enerji dışı fazlanın 10 milyar dolara kadar çıkacağını öngörebiliriz.

Ancak..
Petrol fiyatlarındaki düşüş maalesef yanında “hediyesi” ile yani ekonomik soğuma ile geliyor. Türkiye’nin 2009 ve 2012’nin 2. yarısında hissettiği daralma kendine has bir durum değil. Küresel ekonomilerin de soğumayı en yoğun yaşadıkları dönemler aynı seneler. Dolayısıyla petrol fiyatlarındaki sert düşüş, cari açığın azalıyor olması ve hatta olursa enflasyonun bir miktar azalacak olması aslında yakın zamanda kapımızı çalacak olan ekonomide daha büyük tehlikenin “resesyon”un ipuçlarını veriyor. Belki teknik anlamda “2 çeyrek art arda negatif büyüme” değil kastedilen. Ancak uzun soluklu düşük büyümenin kabullenildiği bir ekonomik durgunluğun ayak sesleri yakın zamanda daha sert duyulmaya başlanacaktır.

SONUÇ?

Konjonktürel değişimler sonucu ekonomide oluşacak gelişmeler önemlidir. Bunlar bazen bizi (petrol fiyatlarının 140 dolara çıktığı zamanlarda olduğu gibi) negatif etkileyip GSMH’nin % 10’u kadar cari açık vermemize sebep olabilir. Bazen de (bugün yaşandığı gibi) enerji dışı cari fazla vermemize sebep olabilir. Ancak biz, petrole bağımlı ekonomik modelimizi, enerji yoğun düşük katma değerli üretimimizi değiştirmediğimiz sürece bunların çok büyük önemi yok.

Dolayısıyla petrol düştü ve çok mutluyuz havasından çıkıp, yaklaşan resesyon tehlikesine karşı ne yapabiliriz? Ona bakmakta fayda var diye düşünüyorum.

Yukarı