TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Bir cisim hızla yaklaşmaya devam ediyor

Çarşamba günkü yazımın başlığı “Bir Cisim Yaklaşıyor”du. Yazı boyunca örneklerle küresel ekonomilerin kaptan köşklerinde oturanların ekranlarında kendilerine doğru yaklaşan cismin ne olabileceği konusunu irdelemiştik. Dün öğle saatlerinde Bloomberg ekranlarına “Çin 2012’den beri ilk kez faizlerini düşürdü” haberi son dakika olarak düşünce, benim için bu hafta sonu yazısının başlığı belli oldu: “Çarpmaya Hazırlık Olun.”

SON 6 YILDA ÇİN’İN FAİZ KARARLARI

Birçok ülke gibi Çin de 2008 krizi sonrası faizleri hızla aşağıya çekti. Çin Merkez Bankası’nın referans faiz olarak kullandığı 1 yıl vadeli borç verme faizi 2008 krizi öncesi % 7.5’lerde dolaşırken, “Lehman’ın batışı” arkasından finansal piyasalarda yaşanan büyük kargaşa, 2008’in son 5 ayı içinde bu oranın 220 baz puan düşerek % 5.3’e inmesine sebep oldu. Önlem alındı, ancak bu arada Çin’in büyümesi % 10’lardan bir ara % 6.3’e kadar geriledi.

Çin Merkez Bankası yaklaşık 2 sene % 5.3’lük referans faizi sabit tutarak büyümenin % 10’lara kadar yükselmesini sağladı. Ancak bu arada başta konut piyasasında olmak üzere, aşırı verilen kredilerle şişen varlıklar Çinli yetkilileri korkutmaya başladı. Büyümenin de toparlamış olmasına güvenilerek, 2010 yılın sonunda faizler artırılmaya başlandı. 7 ay içinde Çin Merkez Bankası 120 baz puan faiz artırdı ve referans faiz 2011’in Haziran’ında yeniden % 6.5 oldu.

2012 yılında Avrupa’da yaşanan kriz, Yunanistan’ın kurtarılma süreci ve küresel ekonomilerin yeniden durgunluk yaşayabileceği endişeleri bir kez daha ülkeleri vurunca Çin yeniden faizleri düşürdü. Bu arada Çin’in büyümesi de negatif etkilenmiş ve % 7.7’ye kadar gerilemişti. Ancak bu sefer Çin Merkez Bankası sadece 2 hamle yaptı ve faizi 50 baz puan düşürerek % 6’ya bağladı.

İşte son 2 yıldan beri dokunmadığı referans faizini Çin Merkez Bankası, cuma günü sürpriz bir hamleyle 40 baz puan düşürerek % 5.6’ya indirdi.

Neden?
Çünkü Çin’i yeniden büyüme korkusu sardı. Sadece son dönemde gelen verileri sıralıyorum. Sanayi üretimi % 7.7 geldi ki bu oran, 2007’den beri görülen en kötü 2. rakam. Öncü gösterge olarak HSBC satın alma endeksi 50 geldi. Bu rakamın altı “daralma” ifade ediyor.

Bu örnekleri artırabilirim ama sanırım derdimi anlatabildim. Son çeyrekte % 7.3 büyüyen, 2015 büyüme beklentisini % 7’ye düşüren dünyanın en büyük 2. ekonomisi Çin, küresel durgunlukla baş edebilmek için çareyi yeniden faiz indiriminde arıyor.

FAİZ İNDİRİMİ BİR KEZ DAHA ÇİN’İ KURTARIR MI?

Çin ihracatla büyümeye alışmış bir ülke. 2000’li yılların başında, ucuz işgücü, devasa üretim imkânının yanına devlet teşviki ve yabancı yatırımcı ilgisini koyarak ihracat üzerinden büyüyen ülke, 2008 krizi sonrası küresel ekonomiler stop edince bu sefer içeriye döndü. Ancak iç tüketimle büyümek Çin için zor bir deneyim. İpin ucunu kaçırınca “varlık balonları” oluşuyor. Biraz sıkılaştırınca da “ekonomi hızla soğuyor”. Bu yüzden faiz indirimleri içeride bir miktar momentum oluşturabilir. Ancak iç tüketim kaynaklı olası bir toparlanma, ihracat desteği olmadan Çin’i yeniden % 8-9 büyümeye taşımaz. Zaten Çin’in derdi de % 7 büyümenin altına düşmemek.

Sonuç?
Yatırım bankası Standard Chartered’a göre, borç/GSMH oranı % 250 olan Çin, iç tüketime oynayarak tehlikeli bir oyuna gidiyor. Hatırlatalım bu oran 2008’de sadece % 160’mış.

Ekonomide en büyük aktörler bile “sineğin yağını” hesap etmeye başladıysa, Allah herkese kolaylık versin.

Yukarı