TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Londra Notları

Bir iş gezisi için Londra’dayım. Bir yandan yaklaşan Noel öncesi başta Oxford, Regenti Bond gibi Londra’nın önemli caddelerinde artan alışveriş hareketliliğini gözlemliyorum, diğer yandan da Londra’nın finans merkezlerinde, City’de, Canary Wharf’da trader’ler, fon yöneticileri ile bitmekte olan senenin muhasebesini yapıyoruz.

LONDRA ÜZERİNDEKİ ÖLÜ TOPRAĞINI ATMIŞ

Birazdan ayrıntılarına değineceğim ama baştan söylemek gerekirse Londra üzerindeki ölü toprağını atmış. Bu sene % 3 civarında büyümesi beklenen İngiltere, belki önümüzdeki sene düşen enflasyon, hızlı gevşeyen ev fiyatları gibi sorunlarla yeniden baş başa kalabilir.

Ancak 2014 itibarıyla gördüğüm resim, % 6’nın altına gerileyen işsizlik, küçük de olsa (%3) 2008’den beri ilk kez artan minimum saat başı çalışma ücretleri ortalama Londralıyı Noel öncesi sokaklara dökmüş. 2008 krizinden sonra bu sene ilk kez Londra’da Noel alışverişlerinde 1 milyar sterlinlik cironun aşılması bekleniyor. Sadece yukarıda ismini saydığım 3 caddede kasım - aralık ayları arasında 40 milyon kişinin alışveriş yapması bekleniyormuş. Tabii bu rakam sadece İngilizlerden oluşmuyor. Londra’nın 1 numaralı alışveriş tutkunu olan Ruslar malum sebeplerden dolayı bu sene ortalıkta pek görünmüyor. Ancak İngiliz Sterlini’nin ABD Doları’na karşı sadece 3 ayda % 10 düşmesi caddelerin Amerikalılarla dolmasına yol açmış. Ayrıca Çinlilerin de yine alışveriş merkezlerini doldurduklarını görebiliyorum.

FİNANS CAMİASI AĞLIYOR

Tabii “ağlıyor” ifadesi işin esprisi. Ama şehrin finans merkezlerinde hangi trader, fon yöneticisi ile konuşsam ilk aldığım tepki şu oldu: “Bu işlerin artık tadı tuzu kalmadı!” İşin biraz detayına girince Londra merkezli büyük yatırım kuruluşlarının özellikle EM Desk denilen ‘Gelişmekte Olan Ülke Masaları’nı ya kapattıkları ya da burada çalışan trader sayısını azalttıkları anlaşılıyor. Bankaların artan maliyetler, trader’ların yaptıkları usulsüzlükler sonrası ödemek zorunda kaldıkları cezalar ve artan regülasyonlar sonrası özellikle trading denilen “ikincil piyasada banka adına alım satım yapılan” pozisyonları azalttıkları görülüyor. Londra’da geçen seneye göre bankacılık sektöründe yeni açılan pozisyon sayısında % 13’lük bir düşüş gerçekleşmiş. Artık Londra’da bankacıysan ve işini kaybettiysen geri gelmen zor.

Londra’da finans sektöründekilerin “ağlamalarının” bir sebebi de onların dilinde “bonus, jestiyon” bizim anlayacağımız dilde ise ikramiyelerin düşmüş olması. Bilindiği üzere Lehman sonrası krizin faturalarından biri de, bankalar adına risk alan ve daha yüksek ikramiye kazanmak için aşırı risk aldıkları iddia edilen trader’lara kesilmişti. Bu sebeple bir daha böyle bir sistemik risk oluşmasın amacı ile Avrupa’da, dağıtılan ikramiyeler üzerinde ciddi sınırlamalar getirildi. 2013’de alınan kararla, Avrupa’da bir trader’a maksimum 1 yıllık maaş kadar ikramiye dağıtılabiliyor. Daha önce bu rakam yıllık maaşın birkaç misli olabiliyordu. Ayrıca hem ikramiyenin nakit kısmı sınırlanıyor hem de ödemesi bir sonraki yılın tamamına yayılıyor. Yani trader’la için “nakit, toplu bonus dönemi” bitiyor.

İşte Avrupa’da geçen sene alınan bu karar şimdi Londra’da uygulamaya konuluyor. Yetişirse 2014 bonuslarına, olmazsa 2015 bonusları için Avrupa’daki kurallar geçerli olacak. İşte bu sebeple Londra’da bankacılık sektörü hem azalan işler hem de eski “tadı tuzu” (!) kalmayan ikramiyelerin yasını tutuyor.

Kısa vadede bir çoğumuza yok. Ancak orta ve uzun vadede olabilir. Nasıl?

Kriz sonrası en iyi dönüş yapan ülkelerin başında ABD sonra da İngiltere geliyor. Yukarıda verdiğim örneklerden de yola çıkarak, kriz herkes için değil ama bazıları için bitiyor. Bitiyor ama hayat eskisi gibi devam etmeyecek gibi. Paradan para kazanma mutlaka önemli kalmaya devam edecek ama Londra bile işlerin sadece “finans merkezi” iddiası ile olamayacağını hatta eğer öyle devam ederse yeni krizler doğabileceğini görmüş.

“İstanbul’u finans merkezi yapalım, arsa ev fiyatları uçsun” diyenler için güzel bir “deneyim” olmuş Londra.

Yukarı